“Var mı artıran, var mı artıran? Satıyorumm, satıyorum, saaattımmmmmm.” seslerinin yankılandığı müzayedeler de pandemiden olumsuz etkilenince sanal alemde online müzayede adı altında yeniden yapılanarak ortaya çıkan müzayede çılgınlığını detaylandırarak anlatmak istiyorum. Üç yıl önce Türkiye’de sanat eseri müzayedesi yapan, geçmişi, yeri yurdu ve piyasada olumlu ismi olan müzayede evlerinin sayısı iki elin parmağını geçmediği gibi, online müzayede
Kategori: SANAT
Hülya Küpçüoğlu: Gündelik Yaşamın Kıyısında
Burcu Pehlivan, ‘Çılgın Kalabalıktan Uzak- Sonbahar’, 115 x 130 cm. T.ü.y.b. 2019.
Burcu Pehlivan geçtiğimiz hafta Bakraç Sanat Galerisi’nde açtığı ‘Gündelik Yaşamın Kıyısında’ adlı yeni sergisinde bir önceki sergisine referans vererek, salgın sürecinin insan üzerindeki psikolojik etkilerine odaklanıyor. Bu süreçte herkesin hissettiği şehirden doğaya kaçma isteğinin izlerini sürüyor. Bu süreci silmek istercesine maviye, yeşile koşuyor. Siz de ‘çılgın kalabalıktan uzak’ta olmak istiyorsanız ve ‘gündelik yaşamın kıyısına’
Vecdi Uzun: Sanatçı ve Eserinin Karşılıklı ve Sınırsız Sorumlulukları Var mıdır?
Edgar Degas, Interior (The Rape), 1868–69
Zaman zaman çeşitli topluma mal olmuş sanatçıların adı çeşitli sansasyonlara karışmakta ve bu sansasyonlar üzerinden sanatçıya karşı doğan karşıtlıktan ve nefretten o sanatçı tarafından o zamana kadar ortaya konulan sanat eseri de değersizleştirilmeye çalışılmaktadır. Sanat ve sanat üzerine yapılan tanımlarda kantarın topuzunun kaçtığı, sanatçıyı bir ilah modeline yükseltildiği ve sanat eserinin de bu ilah kişilik tarafından ortaya koyduğu
DERVİŞ ERGÜN, KAMUSAL ALANDA SANAT
Sanatın kendini ifade etme biçimini etkileyen ve onu daha algılanır kılan bir diğer önemli bileşen mekân olgusudur. Bu mekân dört duvarla yalıtılmış özel bir mimari boşlukta olabilir veya açık hava dediğimiz bir ucu yerde diğer ucu gökte olan sonsuz bir boşlukta olabilir. Boşluk kavramının biçimlediği değer olgusu, sanatın varlığına olumlu katkı sağlayabilir olumsuz da. Sanatçı bu gerçekten hareketle sanat biçemini boşluk kavramıyla birlikte düşünmek
Işıl Savaşer: Arte Povera
Arte Povera İtalya’da 1967’den itibaren gelişmeye başlayan ve uluslararası bir çizgi taşıyan modern sanat tarzı olup, İtalyanca ‘yoksullaştırılmış sanat’ ya da ‘yoksul sanat’ anlamına gelmektedir. Arte Povera klasik estetiği yıkmayı amaçlayan Amerikan akımları ile aynı bakış açısını paylaşan bir akımdır. Diğer Neo avangart sanatsal yaklaşımlarında olduğu gibi sanat piyasasının ticari şartlarına başkaldırı özelliği
Işıl Savaşer, Postmodernizm ve Kavramsal Sanat
Sanat çevrelerinde, 1960’lardan sonra ortaya çıkmaya başlayan postmodernizmin, kültürel, düşünsel ve politik eleştirinin parametrelerini belirleyen yeni düşüncelerin ve duyguların birleşimi olduğu düşünülmektedir. İletişim teknolojilerindeki yeni gelişmeler, Soğuk Savaş sonrasında ABD öncülüğünde şekillenen yeni dünya düzeni ve kültürel-ekonomik küreselleşmenin etkilerinden de soyutlanamamaktadır. Sanatsal modernizmin sonuna işaret etmektedir. Modernizmin
Hülya Küpçüoğlu: Gündelik Yaşamın Kıyısında
Burcu Pehlivan geçtiğimiz hafta Bakraç Sanat Galerisi’nde açtığı ‘Gündelik Yaşamın Kıyısında’ adlı yeni sergisinde bir önceki sergisine referans vererek, salgın sürecinin insan üzerindeki psikolojik etkilerine odaklanıyor. Bu süreçte herkesin hissettiği şehirden doğaya kaçma isteğinin izlerini sürüyor. Bu süreci silmek istercesine maviye, yeşile koşuyor. Siz de ‘çılgın kalabalıktan uzak’ta olmak istiyorsanız ve ‘gündelik yaşamın kıyısına’
Vecdi Uzun: Sanatçı ve Eserinin Karşılıklı ve Sınırsız Sorumlulukları Var mıdır?
Zaman zaman çeşitli topluma mal olmuş sanatçıların adı çeşitli sansasyonlara karışmakta ve bu sansasyonlar üzerinden sanatçıya karşı doğan karşıtlıktan ve nefretten o sanatçı tarafından o zamana kadar ortaya konulan sanat eseri de değersizleştirilmeye çalışılmaktadır. Sanat ve sanat üzerine yapılan tanımlarda kantarın topuzunun kaçtığı, sanatçıyı bir ilah modeline yükseltildiği ve sanat eserinin de bu ilah kişilik tarafından ortaya koyduğu
DERVİŞ ERGÜN, KAMUSAL ALANDA SANAT
Sanatın kendini ifade etme biçimini etkileyen ve onu daha algılanır kılan bir diğer önemli bileşen mekân olgusudur. Bu mekân dört duvarla yalıtılmış özel bir mimari boşlukta olabilir veya açık hava dediğimiz bir ucu yerde diğer ucu gökte olan sonsuz bir boşlukta olabilir. Boşluk kavramının biçimlediği değer olgusu, sanatın varlığına olumlu katkı sağlayabilir olumsuz da. Sanatçı bu gerçekten hareketle sanat biçemini boşluk kavramıyla birlikte düşünmek
Işıl Savaşer: Arte Povera
Arte Povera İtalya’da 1967’den itibaren gelişmeye başlayan ve uluslararası bir çizgi taşıyan modern sanat tarzı olup, İtalyanca ‘yoksullaştırılmış sanat’ ya da ‘yoksul sanat’ anlamına gelmektedir. Arte Povera klasik estetiği yıkmayı amaçlayan Amerikan akımları ile aynı bakış açısını paylaşan bir akımdır. Diğer Neo avangart sanatsal yaklaşımlarında olduğu gibi sanat piyasasının ticari şartlarına başkaldırı özelliği
Işıl Savaşer, Postmodernizm ve Kavramsal Sanat
Sanat çevrelerinde, 1960’lardan sonra ortaya çıkmaya başlayan postmodernizmin, kültürel, düşünsel ve politik eleştirinin parametrelerini belirleyen yeni düşüncelerin ve duyguların birleşimi olduğu düşünülmektedir. İletişim teknolojilerindeki yeni gelişmeler, Soğuk Savaş sonrasında ABD öncülüğünde şekillenen yeni dünya düzeni ve kültürel-ekonomik küreselleşmenin etkilerinden de soyutlanamamaktadır. Sanatsal modernizmin sonuna işaret etmektedir. Modernizmin





