Uzun süredir izlediğim, sanatta “kökleşme” onun getirdiği “hırslaşma” giderek “yapışma” daha ötesinde “bunama”nın akıntısında, insana dair “egosantrik” – benmerkezci “ tüm dışavuruş, gerektiği gibi yargılanmıyor! İnsan yaşadığı sürece, onun gölgesi gibi sürdürülmek istenen “sanat tavrı” çok önce başını alıp gitmişse, bunun farkına varamayıp hala 80. sanat jübilesi için müzelerin kapılarını aşındıran sanatçılar,
Kategori: SANAT
NİLGÜN YÜKSEL, GERÇEKTEN KATARSİS
Aristoteles’in tragedyaya dair kullandığı bir kavram “Katarsis”. İzleyicinin oyuncuyla kurduğu özdeşleşme sonunda yaşadığı ruhsal arınmayı tanımlıyor genel anlamda. Hazır tiyatrodan söz açmışken Brecht, bu kavrama karşı çıkar. O, izleyicinin arınmasını değil, izlemesini ister. Bu yüzden sık sık sahnedekinin bir oyun olduğunu hatırlatır.
Küratörlüğünü Bedri Baykam’ın yaptığı, Şevval Başalan’ın Piramid Sanat’ta devam eden “Katarsis”
Lütfiye Bozdağ: Necmettin Yağcı’nın Heykelleri Üzerine Bir Değerlendirme
“İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine….”
Edip Cansever
Necmettin Yağcı, Fallen Diplomats Memorial, Island Park Drive, Ottawa, 2012
Şairin ifade ettiği gibi Necmettin Yağcı doğup büyüdüğü Mardin, daha sonra yaşadığı Ankara ve İstanbul ile birlikte varoluşunu gerçekleştiren bir sanatçı. Mardin’de aile mesleği olan sabun üretimiyle çocukluğunda tanışan sanatçı sabunlara şekil vererek
LÜTFÜ DAĞTAŞ: “YAVAŞ YAVAŞ BİZDEN UZAKLAŞAN BİR MAVİ” UTKU VARLIK’LA KONUŞMA
1965 yılı Haziran ayının sonları. Hiç bu denli şaşırmamıştır Utku Varlık, kendisini Kunsthistorisches Müzesi’nin kapısında bulduğunda. Otostopla, cebinde topu topu 10 dolar, yemeden içmeden gelmiştir Viyana’ya. Bu Avrupa’ya ilk çıkışıdır. Kötü röprodüksiyonlarla dolu kafasını yıkamak, belleğini yenilemek, meraklarına yanıt bulmak adına çıkmıştır onca güçlüğe karşın ve bunun adı, “umut gezisi” dir. Güçlüğün adı ise parasızlık!
Kunsthistorisches
Belgin Balanoğlu Alagöz: Toplumsal Gelişim ve Sanat (Bölüm 8)
Mekteb-i Harbiye Harp Okulu
Mühendishane dışında II. Sultan Mahmut tarafından Mekteb-i Harbiye (1834) kurulmuştur, burada yetişen önemli ressamlardan biri Tevfik Paşa’dır. Desenleri ile tanınır ve heykeltıraş olarak çalışmıştır. Nuri Paşa harbiye mezunudur ve deniz savaşlarını, savaş gemilerini resmetmiştir. Ressam Hayri Usta bir suluboya ressamı olmuştur. Ancak tüm bu ressamların genel bir görüşü vardır ki, doğanın taklidi ile sanat yapılmaz. Tüm bu veriler asker ressam Sami Yetik
Volkan Karabağ: Ekspresyonizm ve Soyut Ekspresyonizm
Ernst Ludwig Kirchner
Alman ekspresyonizmi 20. yüzyılın başlarında dönemin siyasal ve ekonomik sorunlarının olduğu zamanda ortaya çıkmış ve bu sorunların insanlar üzerindeki olumsuz ve aşırı yıkıcı etkileri altında şekillenmiştir. 1905-1925 yılları arasını kapsayan bu süreçte sanatçılar karamsar ve duruma tepkili davranışlar sergilemiş, eserlerini bu sıkıntılı ve aşırı baskıcı yönetim süreci altında ortaya çıkarmışlardır. Her yeni çıkan akım ne kadar bir önceki
NİLGÜN YÜKSEL, GERÇEKTEN KATARSİS
Aristoteles’in tragedyaya dair kullandığı bir kavram “Katarsis”. İzleyicinin oyuncuyla kurduğu özdeşleşme sonunda yaşadığı ruhsal arınmayı tanımlıyor genel anlamda. Hazır tiyatrodan söz açmışken Brecht, bu kavrama karşı çıkar. O, izleyicinin arınmasını değil, izlemesini ister. Bu yüzden sık sık sahnedekinin bir oyun olduğunu hatırlatır.
Küratörlüğünü Bedri Baykam’ın yaptığı, Şevval Başalan’ın Piramid Sanat’ta devam eden “Katarsis”
Lütfiye Bozdağ: Necmettin Yağcı’nın Heykelleri Üzerine Bir Değerlendirme
“İnsan yaşadığı yere benzer
O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer
Suyunda yüzen balığa
Toprağını iten çiçeğe
Dağlarının, tepelerinin dumanlı eğimine….”
Edip Cansever
Necmettin Yağcı, Fallen Diplomats Memorial, Island Park Drive, Ottawa, 2012Şairin ifade ettiği gibi Necmettin Yağcı doğup büyüdüğü Mardin, daha sonra yaşadığı Ankara ve İstanbul ile birlikte varoluşunu gerçekleştiren bir sanatçı. Mardin’de aile mesleği olan sabun üretimiyle çocukluğunda tanışan sanatçı sabunlara şekil vererek
LÜTFÜ DAĞTAŞ: “YAVAŞ YAVAŞ BİZDEN UZAKLAŞAN BİR MAVİ” UTKU VARLIK’LA KONUŞMA
1965 yılı Haziran ayının sonları. Hiç bu denli şaşırmamıştır Utku Varlık, kendisini Kunsthistorisches Müzesi’nin kapısında bulduğunda. Otostopla, cebinde topu topu 10 dolar, yemeden içmeden gelmiştir Viyana’ya. Bu Avrupa’ya ilk çıkışıdır. Kötü röprodüksiyonlarla dolu kafasını yıkamak, belleğini yenilemek, meraklarına yanıt bulmak adına çıkmıştır onca güçlüğe karşın ve bunun adı, “umut gezisi” dir. Güçlüğün adı ise parasızlık!
Kunsthistorisches
Belgin Balanoğlu Alagöz: Toplumsal Gelişim ve Sanat (Bölüm 8)
Mühendishane dışında II. Sultan Mahmut tarafından Mekteb-i Harbiye (1834) kurulmuştur, burada yetişen önemli ressamlardan biri Tevfik Paşa’dır. Desenleri ile tanınır ve heykeltıraş olarak çalışmıştır. Nuri Paşa harbiye mezunudur ve deniz savaşlarını, savaş gemilerini resmetmiştir. Ressam Hayri Usta bir suluboya ressamı olmuştur. Ancak tüm bu ressamların genel bir görüşü vardır ki, doğanın taklidi ile sanat yapılmaz. Tüm bu veriler asker ressam Sami Yetik
Volkan Karabağ: Ekspresyonizm ve Soyut Ekspresyonizm
Alman ekspresyonizmi 20. yüzyılın başlarında dönemin siyasal ve ekonomik sorunlarının olduğu zamanda ortaya çıkmış ve bu sorunların insanlar üzerindeki olumsuz ve aşırı yıkıcı etkileri altında şekillenmiştir. 1905-1925 yılları arasını kapsayan bu süreçte sanatçılar karamsar ve duruma tepkili davranışlar sergilemiş, eserlerini bu sıkıntılı ve aşırı baskıcı yönetim süreci altında ortaya çıkarmışlardır. Her yeni çıkan akım ne kadar bir önceki





