Bunun gerçekleştiğini görmek, belki sanatın hayal gücünün sanrı fenomenine bir darbe gibi geliyor ama bir gerçek. Nasa’nın ayın çevresinde gezinen Lunar (LRO) uydusunun 12 Ekim’de çok uç bir fotoğraf tekniği ile çektiği Ay’dan Dünya’nın görünümü. Bu mavi “lapis lazuli”, toprakta bulunabilen en gizemsi bir taş. Bu olağanüstü varoluşu, gözümüzün ayırt edebileceği mavilerin içindeki ayrıcalığı onun, ilk çağlardan
Kategori: SANAT
Ekrem Kahraman: Batı Sanatının Kültürel Hezeyanları
Marcel Duchamp – Yves Klein – Piero Manzoni – Tracey Emin
Marcel Duchamp
Marcel Duchamp elbette bir Fransız vatandaşı ama aslında tam bir “Amerikan” sanatçısı. Birinci Dünya Savaşı sırasında sözüm ona kızıp terk ettiği vatanı Fransa ise bir tür onun taşına toprağına havasına tutkun olduğu taşradaki eskimiş köyü. Aynı köyünü, obasını eski kafalı bulup da artık orada yaşanmaz düşüncesine kapılmıştı. Bu yüzden de kendini ancak Amerika’da var edebileceğine inandı ve oraya gitti. Oysa onun gittiği
Bedri Baykam: Türk Müzeleri Picasso’yu Nasıl Kaçırdı?
ÖLÜRKEN KALBİMDEN VE AKLIMDAN ÇIKMAYACAK OLAN KAÇAN GOL…
Sizi günlük konularımızın dışına çıkarıp sanat dünyasına götüreceğim: Uluslararası sanat dünyasına… Ve orada Türkiye’nin, Picasso ile ilgili koca bir fırsatı, uluslararası büyük ikramiyeyi nasıl kaçırdığını, nasıl dünyanın tüm dikkatini üzerine çekme fırsatını yok ettiğini yine içim parçalanarak sizlere anlatacağım. Bu lafı espri olsun veya lafın gelişi diye söylemiyorum.
Lütfiye Bozdağ: Deniz Sağdıç’ın Resimlerinde “TİN” Üzerine
18 Aralık 2015 tarihinden itibaren Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi sergi salonunda izleyiciyle buluşan Deniz Sağdıç’ın “tin” başlıklı sergisi, TİN” serisinin üçüncü sergisi.
“tin” kavramı ile ilgilenmeye 2013 yılının sonlarında başlayan sanatçı, antik dönemden bugüne sürekli gizemini koruyan, hakkında hep tartışılan ama üzerinde bir türlü fikir birliğine varılamayan, soyut bir kavram olan “tin” kavramını
Hülya Küpçüoğlu: Jacob de Baan ‘Tasarımın toplum üzerinde büyük etkisi var’
Jacob de Baan’ın Dönüşüm(ler) başlıklı sergisi Pasajist’te 12 Aralık’a kadar izlenebilir. Küratörlüğünü Giorgio Caione’nin yaptığı sergi tasarım ve sanat birlikteliğine farklı bir yaklaşım sunuyor. Sürekli dönüşümün yaşandığı İstanbul ve serginin içeriğindeki dönüşüm temaları kesişiyor. Sergideki çalışmalarını İstanbul’da gerçekleştiren Baan ve Caione ile görüştük.
Hülya Küpçüoğlu: Öncelikle serginin oluşum aşamalarını
Hulya Kupcuoglu: Jacob de Baan ‘Design has a huge impact on society’
Hülya Küpçüoğlu: Primarily, I would like to ask the stages of the creation of the exhibition?
Giorgio Caione:As PASAJ we invited Jacob de Baan to think of a possible exhibition in our space. Our practice is marked by “social engaged art”, with a strong connection to our neighbourhood (Tarlabaşı). So we tried to connect Jacob’s design with our experience and we found this interesting concept of “Transition(s)”…
Jacob de Baan: The name of Pasaj means passenger.
Ekrem Kahraman: Batı Sanatının Kültürel Hezeyanları
Marcel Duchamp – Yves Klein – Piero Manzoni – Tracey Emin
Marcel Duchamp
Marcel Duchamp elbette bir Fransız vatandaşı ama aslında tam bir “Amerikan” sanatçısı. Birinci Dünya Savaşı sırasında sözüm ona kızıp terk ettiği vatanı Fransa ise bir tür onun taşına toprağına havasına tutkun olduğu taşradaki eskimiş köyü. Aynı köyünü, obasını eski kafalı bulup da artık orada yaşanmaz düşüncesine kapılmıştı. Bu yüzden de kendini ancak Amerika’da var edebileceğine inandı ve oraya gitti. Oysa onun gittiği
Bedri Baykam: Türk Müzeleri Picasso’yu Nasıl Kaçırdı?
ÖLÜRKEN KALBİMDEN VE AKLIMDAN ÇIKMAYACAK OLAN KAÇAN GOL…
Sizi günlük konularımızın dışına çıkarıp sanat dünyasına götüreceğim: Uluslararası sanat dünyasına… Ve orada Türkiye’nin, Picasso ile ilgili koca bir fırsatı, uluslararası büyük ikramiyeyi nasıl kaçırdığını, nasıl dünyanın tüm dikkatini üzerine çekme fırsatını yok ettiğini yine içim parçalanarak sizlere anlatacağım. Bu lafı espri olsun veya lafın gelişi diye söylemiyorum.
Lütfiye Bozdağ: Deniz Sağdıç’ın Resimlerinde “TİN” Üzerine
18 Aralık 2015 tarihinden itibaren Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi sergi salonunda izleyiciyle buluşan Deniz Sağdıç’ın “tin” başlıklı sergisi, TİN” serisinin üçüncü sergisi.
“tin” kavramı ile ilgilenmeye 2013 yılının sonlarında başlayan sanatçı, antik dönemden bugüne sürekli gizemini koruyan, hakkında hep tartışılan ama üzerinde bir türlü fikir birliğine varılamayan, soyut bir kavram olan “tin” kavramını
Hülya Küpçüoğlu: Jacob de Baan ‘Tasarımın toplum üzerinde büyük etkisi var’
Jacob de Baan’ın Dönüşüm(ler) başlıklı sergisi Pasajist’te 12 Aralık’a kadar izlenebilir. Küratörlüğünü Giorgio Caione’nin yaptığı sergi tasarım ve sanat birlikteliğine farklı bir yaklaşım sunuyor. Sürekli dönüşümün yaşandığı İstanbul ve serginin içeriğindeki dönüşüm temaları kesişiyor. Sergideki çalışmalarını İstanbul’da gerçekleştiren Baan ve Caione ile görüştük.
Hülya Küpçüoğlu: Öncelikle serginin oluşum aşamalarını
Hulya Kupcuoglu: Jacob de Baan ‘Design has a huge impact on society’
Hülya Küpçüoğlu: Primarily, I would like to ask the stages of the creation of the exhibition?
Giorgio Caione:As PASAJ we invited Jacob de Baan to think of a possible exhibition in our space. Our practice is marked by “social engaged art”, with a strong connection to our neighbourhood (Tarlabaşı). So we tried to connect Jacob’s design with our experience and we found this interesting concept of “Transition(s)”…
Jacob de Baan: The name of Pasaj means passenger.





