İçine doğduğun dil, yetiştiğin coğrafya ve kültür, her biri seni sarmalayarak edindiğin kimliğin birer parçasını oluşturur. Önce çevrenle kurduğun karşılıklı bağ sonrasında kendine yönelmenle birlikte kimlik algısının da gelişmesiyle, ait olma ve güvende olma duygusunu pekiştirir. Bireysel kimlik kazanma,toplumsal süreçte Durkheim’ın kolektif bilinç olarak nitelendirdiği durumda ortak inanç ve değerler ile duyguları kapsamaktadır. Modern anlayışın
Kategori: SANAT
Sosyolog&Sanat Yazarı
ozgenyil@gmail.com
Nilgün Yüksel: Hıfzı Topuz’un Kara Afrika’sı
Baoule! Çocuk Öldü…
İzmir FolkArt’ta 14 Şubat’a kadar sürecek Hıfzı Topuz’un “Afrika Sanatı” koleksiyon sergisi için kendisinin kaleme aldığı kitapta geçiyor bu kelime. Fildişi Kıyısı’nda yaşayan topluluğun adı Baoule. Daha çok insanın hayatta kalması için çocuğunu nehre kurban eden annenin haykırışı topluluğun ismine dönüşüyor.
Bugün Afrika’dan bize geçen imge yok edici bir yoksulluk. Biraz daha geriye gittiğimizde; köle demeye dilim varmıyor;
Bedri Baykam: Yeri Doldurulamaz İnsanlar Gidince…
Foklarla vezir, penguenlerle rezil olanlar… / Ahmet Hakan, Mustafa Koç hakkında nerede yanılıyor? / Kamer Genç’in “feneri” yolumuzu nasıl aydınlatıyor? / Tahsin Yücel isimli sessiz efsane…
Kimin ne zaman ayrılacağını bilmiyoruz bu tiyatro sahnesinden… Bazen “danks!” diye bir baş aktör oyunun en beklenilmedik yerinde koyup gidince, bir şok dalgası yaşayıp sudan çıkmış balığa dönüyoruz. Sevgili Mustafa Koç’un kaybı, Türkiye sahnesinde
Utku Varlık: Oxymore / Making-Of
utkuvarlik@gmail.com
http://utkuvarlik.blogspot.com/
http://www.utkuvarlik.eu
Bir dostumla konuşuyoruz: “…dün akşam Banksy’nin sergisinin açılışındaydık..! ” İstanbul, kim, nerde, nasıl demek olanağı olmadı. Konuyu derinleştirmeden, Banksy’yi sergileyenin kim olduğunu araştırınca karşıma sürpriz, hiç duymadığım bir şirket ismi çıktı: “Global Yatırım Holding”, oysa malum güncel sanata soyunan; Salt, Borusan vs. değil. Evet şaşırtıcı, sırtı çok sağlam gözüken bu holding, sergi duyurusunun
Nilgün Yüksel: Eleştiriyi Görüyor musunuz?
Baudrillard, çağdaş sanatın hükümsüzlüğünden söz ettikten sonra, “Sanatla işbirliği içindeki paranoya şu anlama geliyor: Artık eleştirel bir yargı mümkün değildir, sadece hükümsüzlüğün dostane biçimde, zoraki bir güleryüzlülükle paylaşılması mümkündür”,[1] der.
İşte bu noktada eleştirmenin kafa karışıklığına ve duruşuna yeniden dönebiliriz. Böylesi bir yapı içinde, gerçekten tüm bu sistemden sıyrılarak söz söyleyebilecek bir eleştirmene
Utku Varlık: Fikret Mualla
utkuvarlik@gmail.com
http://utkuvarlik.blogspot.com/
http://www.utkuvarlik.eu
Niçin bu yazı? Bir dostumun isteği üstüne, tarihi bir mekânın; Pera’da bir otelin mezanininde açılan ve de epey ilgi çeken Abidin Dino sergisi için yazdığım yazıdan sonra, düşünülen ama gerçekleşmeyen ikinci sergi; Fikret Mualla’nın sergisi için yazmıştım. Müzeler, galeriler, mekân sahipleri, koleksiyonerler, alan-satanlar, küratörler vs; biliyorum sanat aslında bir “kaos”, kendi başına devinen. İşte bunun hem içinde hem
Nilgün Yüksel: Hıfzı Topuz’un Kara Afrika’sı
Baoule! Çocuk Öldü…
İzmir FolkArt’ta 14 Şubat’a kadar sürecek Hıfzı Topuz’un “Afrika Sanatı” koleksiyon sergisi için kendisinin kaleme aldığı kitapta geçiyor bu kelime. Fildişi Kıyısı’nda yaşayan topluluğun adı Baoule. Daha çok insanın hayatta kalması için çocuğunu nehre kurban eden annenin haykırışı topluluğun ismine dönüşüyor.
Bugün Afrika’dan bize geçen imge yok edici bir yoksulluk. Biraz daha geriye gittiğimizde; köle demeye dilim varmıyor;
Bedri Baykam: Yeri Doldurulamaz İnsanlar Gidince…
Foklarla vezir, penguenlerle rezil olanlar… / Ahmet Hakan, Mustafa Koç hakkında nerede yanılıyor? / Kamer Genç’in “feneri” yolumuzu nasıl aydınlatıyor? / Tahsin Yücel isimli sessiz efsane…
Kimin ne zaman ayrılacağını bilmiyoruz bu tiyatro sahnesinden… Bazen “danks!” diye bir baş aktör oyunun en beklenilmedik yerinde koyup gidince, bir şok dalgası yaşayıp sudan çıkmış balığa dönüyoruz. Sevgili Mustafa Koç’un kaybı, Türkiye sahnesinde
Utku Varlık: Oxymore / Making-Of
Bir dostumla konuşuyoruz: “…dün akşam Banksy’nin sergisinin açılışındaydık..! ” İstanbul, kim, nerde, nasıl demek olanağı olmadı. Konuyu derinleştirmeden, Banksy’yi sergileyenin kim olduğunu araştırınca karşıma sürpriz, hiç duymadığım bir şirket ismi çıktı: “Global Yatırım Holding”, oysa malum güncel sanata soyunan; Salt, Borusan vs. değil. Evet şaşırtıcı, sırtı çok sağlam gözüken bu holding, sergi duyurusunun
Nilgün Yüksel: Eleştiriyi Görüyor musunuz?
Baudrillard, çağdaş sanatın hükümsüzlüğünden söz ettikten sonra, “Sanatla işbirliği içindeki paranoya şu anlama geliyor: Artık eleştirel bir yargı mümkün değildir, sadece hükümsüzlüğün dostane biçimde, zoraki bir güleryüzlülükle paylaşılması mümkündür”,[1] der.
İşte bu noktada eleştirmenin kafa karışıklığına ve duruşuna yeniden dönebiliriz. Böylesi bir yapı içinde, gerçekten tüm bu sistemden sıyrılarak söz söyleyebilecek bir eleştirmene
Utku Varlık: Fikret Mualla
Niçin bu yazı? Bir dostumun isteği üstüne, tarihi bir mekânın; Pera’da bir otelin mezanininde açılan ve de epey ilgi çeken Abidin Dino sergisi için yazdığım yazıdan sonra, düşünülen ama gerçekleşmeyen ikinci sergi; Fikret Mualla’nın sergisi için yazmıştım. Müzeler, galeriler, mekân sahipleri, koleksiyonerler, alan-satanlar, küratörler vs; biliyorum sanat aslında bir “kaos”, kendi başına devinen. İşte bunun hem içinde hem






