Sanatın uğradığı duraklarda imgenin dönüşümünü incelemek hayata ilişkin sanat kavramlarını çoğaltmak üzerinden yeni eğilimler sunar. Konunun dayandığı sanat tarihsel dizge geçmişte yaşanan bağlamla farklılıklar taşır. Kazananların kahramanlık hikâyeleriyle yüceltilmiş eserler topluluğunu deneyimleriz. Bu durum kendince bir kırılmayı da beraberinde getirir. Farklılıklar, karşı çıkışlar sayesinde sanat tarihsel algı oluşmaya ve yaşamdaki politik olayların
Kategori: SANAT
Nilgün Yüksel: Eleştiri Krizi? (1)
İyi de neydi bu eleştiri? Tam olarak ne zaman krize girmişti?
“Bugün neredeyse her şeye “sanat” diyerek işin içinden sıyrılabilirsiniz.”, der Lary Shiner ‘Sanatın İcadı’ adlı kitabının girişinde. “Sanat sayılan şeylerdeki bu patlamanın sebeplerinden biri, bizzat sanat dünyasının “sanat”la “hayat”ın yeniden birleştirilmesi hakkındaki eski temayı gündemine almış olmasıdır.”[1]
Antik dönemde bir heykel yontusuna, Bizans’ta bir ikona ustasına,
Utku Varlık: Yine Münir Göker Kendine Sığınıyor
Yazmak bir “katharsis”dir, belki bir kurtulmadır, ama neyi anlatmak, yazarın-öykünün kurgusunda geçmişle uzlaşmalar;
Zamanla ailenin çöküşü, babanın Alzeimer’le üçüncü boyuta geçişi, kız kardeşler ve de hep 60 yıllarına dönüş, aylaklar ve de bir türlü tarif edemediğimiz şu garip ülke!
Edebiyatın inişli çıkışlı serüveninde yazarın mütevazı kimliği de değişti, ezberden okumak, hava atmak; giderek çok satmak; eğer inanıyorsanız! Kabızlık ve
Emin Çetin Girgin: Not Defteri: Eksile Eksile Öğreniyoruz
4 Ekim 2015
Töz ki, karşıtlıklarının eksiksiz özgürlüğü ve bağımsızlığı içinde ayrımlaşmış, kendileri için varolan özbilinçlerin birliğidir. Ben ki Bizdir; Biz ki, Bendir! (Hegel, Fenomenoloji, s.122, İdea Yay.)
İşbölümü, emeğin üretken gücünü artırırken, işçiyi bir makine durumuna düşürür. Marks’ın tanımıyla işi, herkesin payına düşecek şekilde parçalamadan, hayatı işbölümünün gadrine uğratmadan yaşamak önemlidir. Kolektif
Lütfiye Bozdağ: “Podyumda Dayak Yiyen Asyalılar, Vitrinde Recm: Ortadoğuda Amerikan Futbolu”
“Podyumda Dayak Yiyen Asyalılar, Vitrinde Recm: Ortadoğuda Amerikan Futbolu” başlığı ile tematik sergilerine devam eden Mahmut Öztürk’ün resimleri 16-25 Kasım 2015 tarihlerinde Bolu Ressam Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi’nde sergileniyor.
Resimlerinde mitoloji, din ve toplumsal olayları bir arada ele alan Mahmut Öztürk, gündelik hayat ile evrensel hayat arasındaki bağı plastik dilin olanakları üzerinden kuruyor. Sanatçı, toplumcu eleştirel gerçekçi bir anlayış
Derviş Ergün: Yeni Gerçekçilik
Popüler olan hemen kana karışan şeker gibi enerji veren, coşturan bir tatmin duygusudur. Bu anlayışın temellendiği kavram bütünlüğüne de popülizm adı verilir. Popülizmin özelliğine bakılırsa, geleceğe dair bir kaygı, geçmişte ürettiği bir değer yoktur, her şey gün içinde olup biter, kısa ömürlüdür, ancak yeni bir eğilim hemen devreye girer. Bakteri gibi çoğalma
Nilgün Yüksel: Eleştiri Krizi? (1)
İyi de neydi bu eleştiri? Tam olarak ne zaman krize girmişti?
“Bugün neredeyse her şeye “sanat” diyerek işin içinden sıyrılabilirsiniz.”, der Lary Shiner ‘Sanatın İcadı’ adlı kitabının girişinde. “Sanat sayılan şeylerdeki bu patlamanın sebeplerinden biri, bizzat sanat dünyasının “sanat”la “hayat”ın yeniden birleştirilmesi hakkındaki eski temayı gündemine almış olmasıdır.”[1]
Antik dönemde bir heykel yontusuna, Bizans’ta bir ikona ustasına,
Utku Varlık: Yine Münir Göker Kendine Sığınıyor
Yazmak bir “katharsis”dir, belki bir kurtulmadır, ama neyi anlatmak, yazarın-öykünün kurgusunda geçmişle uzlaşmalar;
Zamanla ailenin çöküşü, babanın Alzeimer’le üçüncü boyuta geçişi, kız kardeşler ve de hep 60 yıllarına dönüş, aylaklar ve de bir türlü tarif edemediğimiz şu garip ülke!
Edebiyatın inişli çıkışlı serüveninde yazarın mütevazı kimliği de değişti, ezberden okumak, hava atmak; giderek çok satmak; eğer inanıyorsanız! Kabızlık ve
Emin Çetin Girgin: Not Defteri: Eksile Eksile Öğreniyoruz
4 Ekim 2015
Töz ki, karşıtlıklarının eksiksiz özgürlüğü ve bağımsızlığı içinde ayrımlaşmış, kendileri için varolan özbilinçlerin birliğidir. Ben ki Bizdir; Biz ki, Bendir! (Hegel, Fenomenoloji, s.122, İdea Yay.)
İşbölümü, emeğin üretken gücünü artırırken, işçiyi bir makine durumuna düşürür. Marks’ın tanımıyla işi, herkesin payına düşecek şekilde parçalamadan, hayatı işbölümünün gadrine uğratmadan yaşamak önemlidir. Kolektif
Lütfiye Bozdağ: “Podyumda Dayak Yiyen Asyalılar, Vitrinde Recm: Ortadoğuda Amerikan Futbolu”
“Podyumda Dayak Yiyen Asyalılar, Vitrinde Recm: Ortadoğuda Amerikan Futbolu” başlığı ile tematik sergilerine devam eden Mahmut Öztürk’ün resimleri 16-25 Kasım 2015 tarihlerinde Bolu Ressam Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi’nde sergileniyor.
Resimlerinde mitoloji, din ve toplumsal olayları bir arada ele alan Mahmut Öztürk, gündelik hayat ile evrensel hayat arasındaki bağı plastik dilin olanakları üzerinden kuruyor. Sanatçı, toplumcu eleştirel gerçekçi bir anlayış
Derviş Ergün: Yeni Gerçekçilik
Popüler olan hemen kana karışan şeker gibi enerji veren, coşturan bir tatmin duygusudur. Bu anlayışın temellendiği kavram bütünlüğüne de popülizm adı verilir. Popülizmin özelliğine bakılırsa, geleceğe dair bir kaygı, geçmişte ürettiği bir değer yoktur, her şey gün içinde olup biter, kısa ömürlüdür, ancak yeni bir eğilim hemen devreye girer. Bakteri gibi çoğalma






