Özet
Bu çalışma, çağdaş Türk sanat ortamının son yıllarda içine düştüğü felsefi, sosyolojik ve biçimsel tıkanıklığı, literatüre yeni bir kavramsal araç olarak sunduğumuz “Retorik Estetik” teorisi üzerinden derinlemesine incelemektedir. Kavramsal sanatın ve kurumsal eleştirinin kuramsal özünün boşaltılmasıyla ortaya çıkan bu olgu; yapıttaki plastik dil yetersizliğinin, Batı merkezli teorik ithalatla ve içi boşaltılmış sergi

