Tarih’te bitmeyen savaşlar, değişen güçler; yıkılan imparatorluklar ama her zaman halklar ve onları yönetenler; krallar, sultanlar, prensler, şehzadeler! Her zaman şaştım; 21 yüzyıldayız ve değişen hiç bir şey yok ama konu tarih değil sanat, resim; geçen gün basında; “Thaddeus Ropac, Londra’nın yeni prensi!” oysa Paris’teki galerisinde Baselitz’in sergisini görmüştüm, bir kaç gün önce. Daha önce yazmıştım; Nobeli almış bir yazar olarak Orhan Pamuk’u
Kategori: SANAT
Vecdi Uzun: Ben Bilinçli Asosyal Bir Ressamım
AĞIT UĞUR ULUDAĞ
“Güncel sanat olarak nitelendirdiğimiz özünde sanatçıların bireyselleşmelerine dayanan durum giderek yeni fikirlerin akımlaşmasına dönüşecektir. Sanatta bir fincan çay kadar sıcak samimiyet rüzgârı esecektir. Yaratıcılık fikri, basitleştirilmiş ve ‘yorumlama’ adı altında özünden uzaklaştırılmış sanata, yeniden hâkim olacaktır.”
Vecdi Uzun: Sanata İlk Adım Atış Sürecinizi anlatır mısınız?
Ağıt Uğur Uludağ:
Hülya Küpçüoğlu: Tomur Atagök ile ‘Doğa’, ‘Kadın’ ve ‘Anılar’ Üzerine
Tomur Atagök, rh+ Art Project’de ‘Doğa’, ‘Kadın’ ve ‘Anılar’ adlı bir sergi gerçekleştirdi. Sergide sanatçının farklı yıllara konumlanmış eserleri yer alıyor. Gerek tuval üzerine yaptığı gerekse malzeme kullanarak gerçekleştirdiği yapıtlar, sanatçının kendi hayatından izler taşıdığı gibi, doğaya ve doğaya karşı verilen mücadeleye, kadına ve kadının ana tanrıça kültü ile baş tacı edilmesinden, günümüze uzanan macerasına
Utku Varlık: Şiir
Rimbaud üstüne bir yazı isteğimi erteledim; önce şiirin varoluşu ve başka dile iletişimi üstüne bir karar vermek gerekiyor. Rimbaud’nun “Sarhoş Gemi” si eski yıllarda Sabahattin Eyüboğlu’nun unutulmaz bir çevirisi olarak belleğimizde kalmıştı ama gerçekten Rimbaud adına ne biliyorduk. Nedense sanatçıların esrik yaşamları, nevrozları, delilikleri vs. bir lokomotif’dir, yapıtlarından daha çok yaşantıları bilinir. Van Gogh’un nevrozuna görsel olarak
Utku Varlık: Ortodoksluklar 1
Blog yazılarımda sürekli değindiğim “Sanatın Manupulation”nu içeriğini, daha da özetleyerek, yeniden yayına başlayan “EDEBİYATİST” dergisinin ocak-şubat sayısında, Ordodoksluklar köşemde yazdım. Giderek tavsamaya başlayan ama ekonomik üçkâğıttan hiç bir taviz vermeyen “Çağdaş Sanat”a yeniden bir bakış.
Sanki Ece Ayhan’ın şiirindeki absürt’ü yaşıyor sanat; ama hangi sanat diye sorarsanız; MODERN sözcüğünün
Utku Varlık: Necati
Eğer bu ismin başına “Kürt” koymazsanız ve de ismini Neco olarak kısaltmazsanız; kimse tanımaz Necati’yi. Akademi’ye girdiğimin hemen ilk yılında tanıştık ve yetmiş yılında, benim bursla Paris’e gidişimle yollarımız ayrıldı. Dostluğumuzun süresi diyelim on yıl ama bu on yılın son üç yılında Neco, yine atölye arkadaşımız ve de onunla aynı kentten; Elazığ’dan Akademi’ye gelen Hale ile evlenmiş ve bir kız çocuk yapmışlardı. Bu evlilikle serseriliğinden
Vecdi Uzun: Ben Bilinçli Asosyal Bir Ressamım
AĞIT UĞUR ULUDAĞ
“Güncel sanat olarak nitelendirdiğimiz özünde sanatçıların bireyselleşmelerine dayanan durum giderek yeni fikirlerin akımlaşmasına dönüşecektir. Sanatta bir fincan çay kadar sıcak samimiyet rüzgârı esecektir. Yaratıcılık fikri, basitleştirilmiş ve ‘yorumlama’ adı altında özünden uzaklaştırılmış sanata, yeniden hâkim olacaktır.”
Vecdi Uzun: Sanata İlk Adım Atış Sürecinizi anlatır mısınız?
Ağıt Uğur Uludağ:
Hülya Küpçüoğlu: Tomur Atagök ile ‘Doğa’, ‘Kadın’ ve ‘Anılar’ Üzerine
Tomur Atagök, rh+ Art Project’de ‘Doğa’, ‘Kadın’ ve ‘Anılar’ adlı bir sergi gerçekleştirdi. Sergide sanatçının farklı yıllara konumlanmış eserleri yer alıyor. Gerek tuval üzerine yaptığı gerekse malzeme kullanarak gerçekleştirdiği yapıtlar, sanatçının kendi hayatından izler taşıdığı gibi, doğaya ve doğaya karşı verilen mücadeleye, kadına ve kadının ana tanrıça kültü ile baş tacı edilmesinden, günümüze uzanan macerasına
Utku Varlık: Şiir
Rimbaud üstüne bir yazı isteğimi erteledim; önce şiirin varoluşu ve başka dile iletişimi üstüne bir karar vermek gerekiyor. Rimbaud’nun “Sarhoş Gemi” si eski yıllarda Sabahattin Eyüboğlu’nun unutulmaz bir çevirisi olarak belleğimizde kalmıştı ama gerçekten Rimbaud adına ne biliyorduk. Nedense sanatçıların esrik yaşamları, nevrozları, delilikleri vs. bir lokomotif’dir, yapıtlarından daha çok yaşantıları bilinir. Van Gogh’un nevrozuna görsel olarak
Utku Varlık: Ortodoksluklar 1
Blog yazılarımda sürekli değindiğim “Sanatın Manupulation”nu içeriğini, daha da özetleyerek, yeniden yayına başlayan “EDEBİYATİST” dergisinin ocak-şubat sayısında, Ordodoksluklar köşemde yazdım. Giderek tavsamaya başlayan ama ekonomik üçkâğıttan hiç bir taviz vermeyen “Çağdaş Sanat”a yeniden bir bakış.
Sanki Ece Ayhan’ın şiirindeki absürt’ü yaşıyor sanat; ama hangi sanat diye sorarsanız; MODERN sözcüğünün
Utku Varlık: Necati
Eğer bu ismin başına “Kürt” koymazsanız ve de ismini Neco olarak kısaltmazsanız; kimse tanımaz Necati’yi. Akademi’ye girdiğimin hemen ilk yılında tanıştık ve yetmiş yılında, benim bursla Paris’e gidişimle yollarımız ayrıldı. Dostluğumuzun süresi diyelim on yıl ama bu on yılın son üç yılında Neco, yine atölye arkadaşımız ve de onunla aynı kentten; Elazığ’dan Akademi’ye gelen Hale ile evlenmiş ve bir kız çocuk yapmışlardı. Bu evlilikle serseriliğinden






