Şeref Akşit: Atölye Günlükleri 6: Tülin Onat

Share Button

Şeref Akşit: Merhaba hocam, sizi tanıyoruz ama yine de Kolaj Art okurları için biraz kendinizden çocukluk yıllarınızda resme nasıl ilgi duyduğunuzdan biraz bahsedebilir misiniz?

Tülin Onat: Çocukluğum Heybeli Ada’da ve Laleli’de geçti. Beş yaşlarındayken, Laleli’deki evimizde bakımsız bir havuz vardı, havuzun etrafına çamurlardan kurbağa heykelleri yapmaya başladım. Şimdi düşündüğümde, enstalasyonlar  daha orada oluşuyor.. Sonra aklıma gelen, balkonun

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Bedri Baykam: Yaşar Kemal Yanardağı Sönmez

Share Button

Bu satırları okurken, elinize aldığınız her gazete, baktığınız her televizyon size “Yaşar Kemal’in toprağa verildiğini” aktarıyor olacak. Yani bu hesaba göre herbiri size yalan söylüyor. Kim kalkıp Yaşar Kemal’i gömebilir ki? Alay mı ediyorsunuz dünyayla? O dünyanın her yerinde düşüncesi, görüntüsü, sesi ile her renkten insandayolculuğuna devam eder… Bugün de, yarın da, 1000 yıl sonra da!

Türkiye’nin üç gündür yaşadıklarını, belki ancak

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Nilgün Yüksel: Art Brut’ten Çağdaş Sanat’a 2

Share Button

Art Brut sanatçılarının çalışmaları geleneksel sanatın estetik kriterleriyle çelişmektedir. Geleneksel sanatın yansıttığı tipik çizgiler bu sanatçıların yaratıcılıklarında farklılaşır. Kaldı ki bu sanatçıların yaratıcı olma ya da sanatsal alanda ilerleme gibi kaygıları yoktur. Hatta çoğu zaman yapıtlarının sorumluluğunu da üstlerine almazlar.

Prinzhorn psikoterapist olmadan önce sanat tarihi konusunda eğitim almıştı. Çalışmalarında psikiyatrik

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Sabahattin Şen: Resimde Eleştiri

Share Button

Bu resmin eleştirilmesi konusunda açık bir kapı bırakmıştım. İstedim ki eleştiri konusunda da doğru bir anlatımı yakalayarak sanattaki değerlerin yerine oturtulmasında hepimizin katkıları olsun, sanatın içine biraz daha birlikte girilsin. Bugüne dek hiç kimseden eleştiri içeren bir yazı veya açıklama gelmedi. Gelmesini gerçekten çok isterdim; çünkü ülkemizin doğru eleştiri yapanlara çok ama çok gereksinimi var. Gelmeyince de bunun kınanacak ve başkalarını

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Derviş Ergün: Besleme Sanat

Share Button

Sanatı besleyen gerilimlerin savaşla birlikte değiştiği ya da etkisini yitirdiği, 1950-1960 yılları; başta Avrupa ve Amerika’da hatta ülkemizde devrimci bir uyanışın başladığı, birçok devletin bağımsızlığa kavuştuğu döneme rastlar. İki kutuplu dünyanın kapitalist kanadın liderliğine oturan Amerika, Sovyet bloğuna karşı üçüncü ülkeleri etkilemeye eskisinden daha istekli daha agresifdir. Dünya pazarlarını ele geçirme arzusu ve pazar ekonomisini hayatın

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Sabahattin Şen: Sanat mı Öldü?

Share Button

Tüketim toplumu aptal bir toplumdur. Tüketime yönlendirilenlerse aptallaştırılan bir toplumdur. Üretimden, buluştan, yaratıcılıktan uzaklaşan toplumlar geri kalmaya da mahkumdurlar. Beyinler ilkelleşir, insana ilişkin tüm değerler yerini insanlık dışı davranış ve yapılanmaya bırakır. Tembelleşmiş bir ilkelliğin içine düşünce de boşu boşuna böbürlenmeler, yalancı kahramanlıklar, boş bir gurur yaşamın parçalarını oluşturur. Beceriksizliklerini kurnazlıklarla

DEVAMINI OKUYUN
Share Button