Paris’te Grand Palais’de gördüğüm bu sergi; sanata yolculuk süresinde, yaratışın kaynaklarına, onu sınırlandırmadan, onun ilişiminin duygu alanlarına giderek insanın görünmeyen yüzünün bir anatomisi, bir iç diyalog yani sanatı yapan “içgüdü”.
Bugün sanat, genellikle “paraya dönük” bir yatırım piyasasına, anlamsız, bozuntu tekrarlara dönüşmüşse, zaman “medyatik” şamataya soyunmuş, hava alınıp hava satılıyorsa,





