Nesli Türk’ün RAW-HAM sergisi, bedeni figüratif alanın konformist alanından çıkartan body horror olarak biyofili halini açıyor. Burada beden ne tamamlanmış bir kompozisyonun parçası ne de arzu nesnesine dönüşmüş bir figür. Bunun yerine izleyiciyi, bedenin en çiğ, en az işlenmiş ve en kontrol edilemez haline tanıklık etmeye çağırır. Serginin başlığındaki “RAW” ve “HAM” sözcükleri, pişmemiş, işlenmemiş, tamamlanmamış olanın
Etiket: Lütfiye Bozdağ
Lütfiye Bozdağ: 24. Ders Belgeliği Sergisi Üzerine
Ders belgeliği sergisinin yirmi dördüncü yılı ancak biliyoruz ki 30 yıla yakın bir geçmişi var. Ders belgeliği H. Avni Öztopçu atölyesinde ders sürecinin belgelenmesi, aslında bu sergi bir belgelik, bir belge olarak atölye sürecindeki tasarımı, üretme zamanını ve sonucunda ortaya çıkan ürünlerin yolculuğunu da gösteriyor. Öğrencilerin her yıl olgunlaşan gelişen kavrayışlarını, sanatçı olma yolunda kat ettikleri aşamaları da gösteriyor. Atölye dersinin
Eksanat, Eleştirel Kültür Sanat Seçkisinin 2. Kitabı çıktı.
Eleştiri Şimdi! sloganıyla ekdergi.com (Eleştirel Kültür) bünyesinde yayınlanan bağımsız sanat seçkisi EKSANAT’ın ikinci kitabı yayınlandı. İlk seçkide dünyaca ünlü sanatçımız Taner Ceylan’ı kapağına taşıyan yayınımız, bu kez çağdaş sanatımızın önemli sanatçılarımızdan Ekrem Yalçındağ’ı konuk ediyor. Yalçındağ’ın son “Natures” dizisi ekseninde zengin bir röportaja ünlü fotoğraf sanatçımız Çerkes Karadağ’ın portreleri eşlik ediyor. Kitapta ayrıca Lütfiye Bozdağ’ın Ahmet Güneştekin’in son sergisi üzerine kapsamlı bir eleştirisi de var. Her sayısında bir dosya vermeyi planlayan EKSANAT bu seçkisinde Almanya, Kriz ve Avangart başlığıyla 1920-30’lar Almanya’sına bakıyor. Meral Bostancı fotomontajın öncülerinden John Heartfield’i incelerken, çevirisini Deniz Gökduman’ın yaptığı Charles Waldstein’in, John Ruskin’in üzerine yazdığı inceleme, Işıl Savaşer ise Nazi dönemi Yeni Nesnelcilik akımını yorumluyor.
Seçkide ayrıca Joseph Kılçıksız’ın “Medea Söyleni ve Goya”, Fatih Balcı’nın “Güncel Sanat ve Karikatür” Övünç Demiray’ın “Başkasının Penceresi: Bakış”, Fehmi Gerçeker’in “Nöro Sanat” ve Vecdi Uzun’un Türkiye’de çok bilinmeyen “Metamodern Sanat” makaleleri de yer alıyor.
Eksanat genç sanatçılara ve galericilere yer vermeyi bu seçkisinde de sürdürüyor. Ekröportajın bu seçkideki konuğu ise çalışmalarıyla ilgi çeken Zafer Malkoç.
Lütfiye Bozdağ: Delilik: Sınırların Ötesinde
Işıl Dural ve Saynur Bilginer, Evrim Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilen “Delilik: Sınırların Ötesinde” sergisinde, normal ile anormal arasındaki ince çizgiyi sorgulayan resim ve seramik çalışmalarıyla delilik kavramını görsel bir anlatıya dönüştürüyorlar. Tarihsel olarak toplum tarafından sınırları tam olarak belirlenemeyen delilik kavramı, dışlanma, damgalama ile romantize edilme arasında gidip geliyor. Bugün deliliği özgürlük alanı olarak
Lütfiye Bozdağ: Bir sanatçı: Bir Eser, Oğuz Haşlakoğlu: Çile (Passion)
İsa diyor ki, “ben gökyüzünün kralıyım”. Romalılar “madem kralsın senin tacını takalım” diyorlar dikenli tacı İsa’nın başına takıyorlar. Hristiyan ikonografisinde Çile (Passion) teması hem fiziksel hem de ruhsal acıyı sembolize eden güçlü bir metafordur. Bu olay, Yeni Ahit’te özellikle Matta (27:27–31), Markos (15:16–20), Luka (23:11) ve Yuhanna (19:1–3) bölümlerinde geçer. İsa’nın dikenli taç giymesi, Roma askerlerinin
Lütfiye Bozdağ: BİR SANATÇI BİR ESER / Aleksandr Aleksandroviç Deyneka
Aleksandr Deyneka, 20 Mayıs 1899’da Kursk’ta doğmuştur. Deyneka’nın sanat hayatı bir rastlantı sonucunda şekillenir. Henüz 14 yaşındayken bir sanat stüdyosunu ziyaret etmesiyle adeta büyülenir, babasının izinden giderek demiryolu mühendisliği eğitimi almayı planlamasına rağmen bu planından vazgeçer. Babası onun bu kararını onaylamaz ve onu cezalandırmak için maddi olarak desteklemeyi reddeder. Ancak Deyneka kararlıdır 16 yaşında Kharkiv Sanat Okulu’na
Lütfiye Bozdağ: 24. Ders Belgeliği Sergisi Üzerine
Ders belgeliği sergisinin yirmi dördüncü yılı ancak biliyoruz ki 30 yıla yakın bir geçmişi var. Ders belgeliği H. Avni Öztopçu atölyesinde ders sürecinin belgelenmesi, aslında bu sergi bir belgelik, bir belge olarak atölye sürecindeki tasarımı, üretme zamanını ve sonucunda ortaya çıkan ürünlerin yolculuğunu da gösteriyor. Öğrencilerin her yıl olgunlaşan gelişen kavrayışlarını, sanatçı olma yolunda kat ettikleri aşamaları da gösteriyor. Atölye dersinin
Eksanat, Eleştirel Kültür Sanat Seçkisinin 2. Kitabı çıktı.
Eleştiri Şimdi! sloganıyla ekdergi.com (Eleştirel Kültür) bünyesinde yayınlanan bağımsız sanat seçkisi EKSANAT’ın ikinci kitabı yayınlandı. İlk seçkide dünyaca ünlü sanatçımız Taner Ceylan’ı kapağına taşıyan yayınımız, bu kez çağdaş sanatımızın önemli sanatçılarımızdan Ekrem Yalçındağ’ı konuk ediyor. Yalçındağ’ın son “Natures” dizisi ekseninde zengin bir röportaja ünlü fotoğraf sanatçımız Çerkes Karadağ’ın portreleri eşlik ediyor. Kitapta ayrıca Lütfiye Bozdağ’ın Ahmet Güneştekin’in son sergisi üzerine kapsamlı bir eleştirisi de var. Her sayısında bir dosya vermeyi planlayan EKSANAT bu seçkisinde Almanya, Kriz ve Avangart başlığıyla 1920-30’lar Almanya’sına bakıyor. Meral Bostancı fotomontajın öncülerinden John Heartfield’i incelerken, çevirisini Deniz Gökduman’ın yaptığı Charles Waldstein’in, John Ruskin’in üzerine yazdığı inceleme, Işıl Savaşer ise Nazi dönemi Yeni Nesnelcilik akımını yorumluyor.
Seçkide ayrıca Joseph Kılçıksız’ın “Medea Söyleni ve Goya”, Fatih Balcı’nın “Güncel Sanat ve Karikatür” Övünç Demiray’ın “Başkasının Penceresi: Bakış”, Fehmi Gerçeker’in “Nöro Sanat” ve Vecdi Uzun’un Türkiye’de çok bilinmeyen “Metamodern Sanat” makaleleri de yer alıyor.
Eksanat genç sanatçılara ve galericilere yer vermeyi bu seçkisinde de sürdürüyor. Ekröportajın bu seçkideki konuğu ise çalışmalarıyla ilgi çeken Zafer Malkoç.
Lütfiye Bozdağ: Delilik: Sınırların Ötesinde
Işıl Dural ve Saynur Bilginer, Evrim Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilen “Delilik: Sınırların Ötesinde” sergisinde, normal ile anormal arasındaki ince çizgiyi sorgulayan resim ve seramik çalışmalarıyla delilik kavramını görsel bir anlatıya dönüştürüyorlar. Tarihsel olarak toplum tarafından sınırları tam olarak belirlenemeyen delilik kavramı, dışlanma, damgalama ile romantize edilme arasında gidip geliyor. Bugün deliliği özgürlük alanı olarak
Lütfiye Bozdağ: Bir sanatçı: Bir Eser, Oğuz Haşlakoğlu: Çile (Passion)
İsa diyor ki, “ben gökyüzünün kralıyım”. Romalılar “madem kralsın senin tacını takalım” diyorlar dikenli tacı İsa’nın başına takıyorlar. Hristiyan ikonografisinde Çile (Passion) teması hem fiziksel hem de ruhsal acıyı sembolize eden güçlü bir metafordur. Bu olay, Yeni Ahit’te özellikle Matta (27:27–31), Markos (15:16–20), Luka (23:11) ve Yuhanna (19:1–3) bölümlerinde geçer. İsa’nın dikenli taç giymesi, Roma askerlerinin
Lütfiye Bozdağ: BİR SANATÇI BİR ESER / Aleksandr Aleksandroviç Deyneka
Aleksandr Deyneka, 20 Mayıs 1899’da Kursk’ta doğmuştur. Deyneka’nın sanat hayatı bir rastlantı sonucunda şekillenir. Henüz 14 yaşındayken bir sanat stüdyosunu ziyaret etmesiyle adeta büyülenir, babasının izinden giderek demiryolu mühendisliği eğitimi almayı planlamasına rağmen bu planından vazgeçer. Babası onun bu kararını onaylamaz ve onu cezalandırmak için maddi olarak desteklemeyi reddeder. Ancak Deyneka kararlıdır 16 yaşında Kharkiv Sanat Okulu’na






