Doksanlı yılların başından bugüne kadar çok yönlü bir çalışma disiplini içerisinde ve farklı tekniklerden faydalanarak ürettiği işleriyle çağdaş sanatımızın önemli isimlerinden biri olan Devabil Kara’nın, arkeolojiye olan ilgisi daha ilk serilerinde somut anlamlar kazanmaya başladı. Devabil Kara, bu ilgisi çerçevesinde sistemli bir biçimde ürettiği çalışmalarında, hiçbir zaman arkeoloji bilimine ve bu bilimin çalışma metotları aracılığı ile ortaya
Kategori: SANAT
Barış Kurt: Kültürün Bakanlığı Olur mu?
Bu soru cümlesi ilk okuyanlar için nasıl bir anlam ifade edebilir, ya da herkes benzer anlamı çıkarır mı bilinmez ama hemen “diğer ülkelerde özellikle Avrupa’da ve Amerika’da durum nedir?” gibi bir başka soru cümlesiyle çözüm aramak sanki esas soruyu basite almak gibi olacak.
O zaman ne yapacağız? Önce “kültür” ne demektir ona bir bakalım: “İnsana ilişkin bir kavram olarak kültür, tarih içerisinde yaratılan bir anlam ve önem sistemidir. Bir grup insanın
Nilgün Yüksel: Zizek Üzerinden Bir Okuma Denemesi 1 Nesnesini Yitirmiş Arzu
Frank Lentricchia ve Jody Mcauliffe’in birlikte kaleme aldıkları “Katiller, Sanatçılar ve Teröristler” adlı kitabın ilk makalesi 11 Eylül saldırılarından yola çıkar. Besteci Karlheinz Stockhausen Dünya Ticaret Merkezi’nin yıkılışını büyük bir sanat eseri olarak tanımlamış ve bir skandalın kopmasına neden olmuştur. Aslında Karlheinz Stockhausen’in açıklaması hiç de bize yansıyan kadar kötücül duygular içermemektedir. Cümleyi tersine çevirirsek
Lütfiye Bozdağ: Su Perisinin Hikayesi
Ben Nymphe,
Milattan sonra ikinci yüzyılda bugün sizin İzmir olarak bildiğiniz ancak o zamanlar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan bu topraklarda yaşıyordum. Ormanlarda kırlarda bayırlarda nehir kenarlarında dans ederek, şarkı söyleyerek mutlu bir hayat sürüyordum. Her sabah güneşin doğmasıyla doğanın güzelliğine uyanıyor, ormanda gezintiye çıkıyordum. Orman beni büyülüyor, çiçeklerin mis kokuları aklımı başımdan alıyordu. Rengârenk çiçeklerin
Evrim Sekmen Becan: Sanatsal İroninin Direnme Noktaları Üzerine
Édouard Manet – Le Déjeuner sur l’herbe
“Hepimiz ironiyi, kast edilen, kullanılan sözcüklerle ifade edilen anlamın karşıtı olduğu bir söz figürü olarak biliriz. Aslında kelimelerin ötesinde karşıt bir sav geliştirmektir. Gerçeğe olan kayıtsızlığın eğlenceli bir dille anlatımı, somut gerçeğe kurmaca bir yön atfetmektir.
İroni, sanatsal anlamda bir direnme noktası yaratabildiği için bugünkü eleştirel yönden bir çevrime girebilmiştir. İronik
Şeref Akşit: Schoenberg ve Kandinsky’de Sanatlararasılık: Sineztezi
Ekspresyonizmi Meydana Getiren Fikirsel Yapı
20. yüzyılın ilk yıllarında başlayan, etkinlik yılları 1910-1925 olan ekspresyonizm akımını oluşturan zemin çok önceden hazırlanmıştır. 19. yüzyılın son çeyreğinde özellikle bilim, felsefe ve edebiyat alanında başlayan geleneksel düşünceye, inanışa, mutlak gerçeklere olan güvenin sarsılmasıyla yeni düşünsel akımlar ortaya çıkmıştır.
“Eskiden beri kabul gören tezler çürütülür, onun yerini bilim adamlarının,
Barış Kurt: Kültürün Bakanlığı Olur mu?
Bu soru cümlesi ilk okuyanlar için nasıl bir anlam ifade edebilir, ya da herkes benzer anlamı çıkarır mı bilinmez ama hemen “diğer ülkelerde özellikle Avrupa’da ve Amerika’da durum nedir?” gibi bir başka soru cümlesiyle çözüm aramak sanki esas soruyu basite almak gibi olacak.
O zaman ne yapacağız? Önce “kültür” ne demektir ona bir bakalım: “İnsana ilişkin bir kavram olarak kültür, tarih içerisinde yaratılan bir anlam ve önem sistemidir. Bir grup insanın
Nilgün Yüksel: Zizek Üzerinden Bir Okuma Denemesi 1 Nesnesini Yitirmiş Arzu
Frank Lentricchia ve Jody Mcauliffe’in birlikte kaleme aldıkları “Katiller, Sanatçılar ve Teröristler” adlı kitabın ilk makalesi 11 Eylül saldırılarından yola çıkar. Besteci Karlheinz Stockhausen Dünya Ticaret Merkezi’nin yıkılışını büyük bir sanat eseri olarak tanımlamış ve bir skandalın kopmasına neden olmuştur. Aslında Karlheinz Stockhausen’in açıklaması hiç de bize yansıyan kadar kötücül duygular içermemektedir. Cümleyi tersine çevirirsek
Lütfiye Bozdağ: Su Perisinin Hikayesi
Ben Nymphe,
Milattan sonra ikinci yüzyılda bugün sizin İzmir olarak bildiğiniz ancak o zamanlar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan bu topraklarda yaşıyordum. Ormanlarda kırlarda bayırlarda nehir kenarlarında dans ederek, şarkı söyleyerek mutlu bir hayat sürüyordum. Her sabah güneşin doğmasıyla doğanın güzelliğine uyanıyor, ormanda gezintiye çıkıyordum. Orman beni büyülüyor, çiçeklerin mis kokuları aklımı başımdan alıyordu. Rengârenk çiçeklerin
Evrim Sekmen Becan: Sanatsal İroninin Direnme Noktaları Üzerine
Édouard Manet – Le Déjeuner sur l’herbe
“Hepimiz ironiyi, kast edilen, kullanılan sözcüklerle ifade edilen anlamın karşıtı olduğu bir söz figürü olarak biliriz. Aslında kelimelerin ötesinde karşıt bir sav geliştirmektir. Gerçeğe olan kayıtsızlığın eğlenceli bir dille anlatımı, somut gerçeğe kurmaca bir yön atfetmektir.
İroni, sanatsal anlamda bir direnme noktası yaratabildiği için bugünkü eleştirel yönden bir çevrime girebilmiştir. İronik
Şeref Akşit: Schoenberg ve Kandinsky’de Sanatlararasılık: Sineztezi
Ekspresyonizmi Meydana Getiren Fikirsel Yapı
20. yüzyılın ilk yıllarında başlayan, etkinlik yılları 1910-1925 olan ekspresyonizm akımını oluşturan zemin çok önceden hazırlanmıştır. 19. yüzyılın son çeyreğinde özellikle bilim, felsefe ve edebiyat alanında başlayan geleneksel düşünceye, inanışa, mutlak gerçeklere olan güvenin sarsılmasıyla yeni düşünsel akımlar ortaya çıkmıştır.
“Eskiden beri kabul gören tezler çürütülür, onun yerini bilim adamlarının,






