“Winter Collective I” , Hugo Galerie, (4 January–14 February 2021)
“Winter Collective I” 2021
Introducing Diego Benéitez and Christa Kirova
And featuring Joseph Adolphe, François Anton, Guillaume Chansarel, Jesús Curiá, Laurent Dauptain, Michel Delacroix, Philippe H. Dequesne, Philippe Charles Jacquet, Sandrine Paumelle, Joseph Paxton, Patrick Pietropoli, Xavier Rodés, and Benoît Trimborn
4 January–14 February 2021
Vecdi Uzun: Sanatçı ve Eserinin Karşılıklı ve Sınırsız Sorumlulukları Var mıdır?
Zaman zaman çeşitli topluma mal olmuş sanatçıların adı çeşitli sansasyonlara karışmakta ve bu sansasyonlar üzerinden sanatçıya karşı doğan karşıtlıktan ve nefretten o sanatçı tarafından o zamana kadar ortaya konulan sanat eseri de değersizleştirilmeye çalışılmaktadır. Sanat ve sanat üzerine yapılan tanımlarda kantarın topuzunun kaçtığı, sanatçıyı bir ilah modeline yükseltildiği ve sanat eserinin de bu ilah kişilik tarafından ortaya koyduğu
DERVİŞ ERGÜN, KAMUSAL ALANDA SANAT
Sanatın kendini ifade etme biçimini etkileyen ve onu daha algılanır kılan bir diğer önemli bileşen mekân olgusudur. Bu mekân dört duvarla yalıtılmış özel bir mimari boşlukta olabilir veya açık hava dediğimiz bir ucu yerde diğer ucu gökte olan sonsuz bir boşlukta olabilir. Boşluk kavramının biçimlediği değer olgusu, sanatın varlığına olumlu katkı sağlayabilir olumsuz da. Sanatçı bu gerçekten hareketle sanat biçemini boşluk kavramıyla birlikte düşünmek
Işıl Savaşer: Arte Povera
Arte Povera İtalya’da 1967’den itibaren gelişmeye başlayan ve uluslararası bir çizgi taşıyan modern sanat tarzı olup, İtalyanca ‘yoksullaştırılmış sanat’ ya da ‘yoksul sanat’ anlamına gelmektedir. Arte Povera klasik estetiği yıkmayı amaçlayan Amerikan akımları ile aynı bakış açısını paylaşan bir akımdır. Diğer Neo avangart sanatsal yaklaşımlarında olduğu gibi sanat piyasasının ticari şartlarına başkaldırı özelliği
Işıl Savaşer, Postmodernizm ve Kavramsal Sanat
Sanat çevrelerinde, 1960’lardan sonra ortaya çıkmaya başlayan postmodernizmin, kültürel, düşünsel ve politik eleştirinin parametrelerini belirleyen yeni düşüncelerin ve duyguların birleşimi olduğu düşünülmektedir. İletişim teknolojilerindeki yeni gelişmeler, Soğuk Savaş sonrasında ABD öncülüğünde şekillenen yeni dünya düzeni ve kültürel-ekonomik küreselleşmenin etkilerinden de soyutlanamamaktadır. Sanatsal modernizmin sonuna işaret etmektedir. Modernizmin
UTKU VARLIK, SAHNEDEN ÇIKMAK
Uzun süredir izlediğim, sanatta “kökleşme” onun getirdiği “hırslaşma” giderek “yapışma” daha ötesinde “bunama”nın akıntısında, insana dair “egosantrik” – benmerkezci “ tüm dışavuruş, gerektiği gibi yargılanmıyor! İnsan yaşadığı sürece, onun gölgesi gibi sürdürülmek istenen “sanat tavrı” çok önce başını alıp gitmişse, bunun farkına varamayıp hala 80. sanat jübilesi için müzelerin kapılarını aşındıran sanatçılar,





