IV/I0, Balat Kültür Evi (14-20 Eylül 2019)

Share Button

 

Balat Kültür Evi 14-20 Eylül 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek 4/10 isimli karma sergi on sanatçıyı biraraya getiriyor. Resim yapmanın yanı sıra akademik kültürü ve kendi birikimlerini gelecek kuşaklara aktarmaya çalışan, eserlerin düşünsel boyutu ile ilgilenen ressamlar, sanatta izlenebilecek özgün yolların örneklerini, dayanışma içinde karışan renklerin enerjisini sunuyorlar. Ayrıca farklı duruş ve sanat pratiklerinden doğan eserlerin yanında tüm katılımcı

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ 2019 – 2020 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÖZEL YETENEK SINAVLARI İLANI

Share Button

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NDEN

 

2019-2020 Eğitim Öğretim yılında Özel Yetenek Sınavları ile Üniversitemiz Güzel Sanatlar Fakültesine öğrenci alınacaktır. Bölüm kontenjanları tabloda gösterilmiştir.

 

Bölüm Adı

Kontenjan

Engelli Öğrenci Kontenjanı

Toplam

Grafik Tasarımı

27

3

30

Heykel

13

2

15

Resim

27

3

30

 

Adaylar sınav başvurularını =&0=& tarihleri arasında http://adayogrenci.trakya.edu.tradresinden online olarak yapacaklardır.

 

=&1=&

=&2=&Türkiye Cumhuriyeti veya K.K.T.C. vatandaşı olmak,

=&3=&En az Ortaöğretim diplomasına sahip olmak,

=&4=&Ön kayıt yaptırabilmek için ÖSYM tarafından yapılan TYT sınavından aşağıda tabloda belirtilen taban puanı ve üzerinde puan almış olmak,

=&5=& 2018 TYT Puanı 200 ve üzeri olanlar 2019 YKS’ye başvuru yapmak şartı ile 2018 TYT Puanıyla başvuru yapabilecektir.

=&6=&Engelli adaylar durumlarını “engelli sağlık kurulu raporu” ile belgelemeleri kaydıyla ilgili yıldaki TYT sınavından veya 2018 TYT sınavından 100 ve üzerinde puanı olanlar özel yetenek sınavlarına kabul edileceklerdir.

 

Bölüm

TYT Puanı

Engelli Adaylar TYT veya 2018 TYT Puanı

Grafik Tasarımı

150

100

Resim

150

100

Heykel

150

100

 

=&7=&

=&8=&

=&9=&Ön kayıt formu (Online başvuru sonrası alınacak Başvuru Formu)

=&10=&Nüfus cüzdanı aslı (Sürücü belgesi, pasaport)

=&11=&TYT sınav sonuç belgesi,

=&12=&Engelli adaylar için TYT veya 2018 TYT sınav sonuç belgesi

=&7=&

=&14=&Sınavlarda başarılı olan adaylar, kesin kayıt için Ortaöğretim kurumundan alınan diplomanın aslını getirmek zorundadırlar.

 

=&15=&

=&16=& DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Matthew Larson reviewed by Joyce Beckenstein in Surface Design Journal

Share Button

Matthew Larson weaves his own ambiguities with fiber works that loop in and out of two and three-dimensional space while challenging essential premises of twentieth-century Minimal and Op Art movements. Minimal painters favored unemotional works on canvas: hard edges, limited palettes and geometric shapes stripped to their essentials. Op artists explored the nature of perception by creating optical illusions with striking black/white and color contrasts. Larson confounds their scripts with a unique process that he discovered quite accidentally.

One unassuming day, Larson noticed pocket lint adhered to his Velcro keychain and wondered, Can you make art from lint and Velcro? He began by cutting clothing patterns from Velcro sheets and “painting” them with lint salvaged from the dryer. He then began to replicate, without the fluidity of pigment, the visual color effects that Josef Albers achieved in his iconic Homage to the Square, a 25 year long painting series. The astonishing tapestries Larson exhibited in his 2018 solo exhibition, Vice Versa at Massey Klein Gallery in New York, replaced loom, warp and weft with strips of store-bought yarn inserted within Velcro sheets stretched over board.

Stack, consisting of two isosceles triangles connected to form an asymmetrical hourglass-like shape, optically shifts before the viewer’s eyes. It began with a geometric drawing on Velcro and the soaking of half a section of blue yarn in bleach. Larson painstakingly manipulated continuous strands of this bleached and unbleached yarn to “paint” in the light-colored triangles afloat on a soft heather-blue ground. Mesh combines solid-color and marled yarn (different colored strings twisted together to form a single strand) to create the illusion of lines moving up, down, and across the surface simultaneously. A sharp diagonal cuts across these multiple trajectories, keeping the viewer’s eyes jumping to pulsing rhythms that vary according to light and the angle from which one views the work.

Larson’s illusionist effects break rank with art-historical models. He replaces loomed warp and weft with Velcro’s single plane; Minimalism’s flat spare forms with sensuous, tactile, sculptural surfaces; Op Art’s bold contrasts with ethereal variegated hues. And, where Minimalism disdained the artist’s hand, Larson’s tapestries—their fringes functioning as frames—nurture and restore today’s craving for the hand-made object.

https://static1.squarespace.com/static/5a255b28d0e628744ab6d440/t/5d27887a1c057b00019ea2e7/1562871942620/Three+Dimensions_Beckenstein.pdf DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Gereksizler Kutusu ve Provalar, halka sanat projesi (26.06 – 04.08.2019)

Share Button

 

Filtre Platform’un, iki uçtaki yaratım süreçlerini sorgulayan projeleri “Gereksizler Kutusu: [S]atsan [S]atılmazın Envanteri” ve “Provalar”, Halka Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği’nin katkılarıyla, 26 Temmuz – 04 Ağustos 2019 tarihleri arasında halka sanat projesi’nde gerçekleşiyor.

 

“Gereksizler Kutusu: [S]atsan [S]atılmazın Envanteri” ile kitle için seri üretimin sonuçları ortaya konuyor. Evlerde bulunan eşyalar üzerinden kitsch, seri üretim, eşyalar ile kurulan psikolojik bağ ve gereksizlerin üzerimizde yarattığı etkiler tartışılıyor.

halka sanat projesi’nde 2 ay boyunca yürütülen “Provalar” atölyesinde ortaya çıkmış çalışmalardan oluşan sergide ise, özgün yaratım yöntemlerini “gramer” ve “bozunum” temaları zemininde araştıran katılımcıların farklı disiplinlerdeki özgün tasarım araştırmaları sergileniyor.

 

Sanatçılar: Alican Karakaya, Burçin Midilli, Emre Yorgancıgil, Merve Midilli, Naz Çetin, Nursel Akhan, Tolgay Keskin

 

Gereksizler Kutusu: [S]atsan [S]atılmazın Envanteri

Sanatçılar: Nursel Akhan, Tolgay Keskin

Sergide görecekleriniz, yabancı diyarlarda bulunmadı; evlerimizden çıktı! Bu yabancılaşmış sızıntı nesneler evimize -mahremimizin mabedine- kendimize yabancılaştığımız bir dönemde veya sahte bir “gaza geliş” anında yerleşmişler. Bizi temsil etmiyorlar ama bir nedenle çöpe de gidemiyorlar veya satılamıyorlar.

İşte Nursel ve Tolgay, evlerinden atamadıkları gereksiz nesneleri kutulara koyarak belirli zamanlarda bir törenle takas ettiler. Nesnelerin çoğu kitsch, bazıları kaybolmuş bir bütünün parçası, bazıları da kullanımdan kalkmış eşyalar idi. Ancak tüm nesnelerin ortak değer teşkil edeceği yer belliydi: bir sergi!

Serginin ana bölümü sürekli sergilenecek nesnelerden oluşuyor. Bir bölüm ise ziyaretçilere ayrıldı!* Eğer evinizde Gereksizler Kutusu’na layık nesneleriniz varsa, onları da sergideki haklı yerlerine yerleştirebilirsiniz. Bir şekilde hayatınızda olmasını istediğiniz bu bölümdeki bir nesneyi de alabilirsiniz.

*Geliştirdikleri fikirlerin, bu serginin etkileşimli kısmına verdiği cesaret için Bahar Ahu Sağın ve Emre Seymenoğlu’na teşekkür ederiz.

 

Provalar: Gramer ve Bozunum

Sanatçılar: Alican Karakaya, Burçin Midilli, Emre Yorgancıgil*, Merve Midilli, Naz Çetin, Tolgay Keskin

halka sanat projesi’nde aylık olarak düzenlenen iki atölyenin katılımcıları, özgün yaratım yöntemlerini “gramer” ve “bozunum” temaları zemininde istedikleri tekniği kullanarak araştırdılar.

 

Tolgay Keskin’in yürütücülüğünde, yaratıcılığın kişinin iç dünyasından seyirciye kadar uzanan aşamalarındaki özellikleri hakkında bilgilendiler ve atölye temaları üzerine sohbet ettiler. Sanat yazarı/küratör Sinan Eren Erk, Dramaturg Can Özdemir ve Sanat Yönetmeni/Küratör Bahar Güneş’in konuşmacı olarak katılımlarıyla tıkanma, taklit, mimesis, abartı, aşırı tasarım, sansür, sunum ve sergi düzeni üzerine konuştular.

Farklı disiplinlerden gelen katılımcılar; resim, heykel, edebiyat, mimarlık ve dans gibi çok farklı alanlarda çalıştılar.

*Emre Yorgancıgil’e atölyenin teknik yapısının düzenlenmesindeki desteği için teşekkür ederiz.  

 

Filtre Platform:

Yaratıcı potansiyeli keşfetmeyi amaçlayarak alternatif ve yenilikçi yöntemler ile sanat/tasarım etkinliği organizasyonu, kürasyon ve danışmanlık hizmeti veren mobil bir yaratıcı platformdur.

Instagram / Facebook: filtreplatform

www.filtreplatform.com

 

Sergi Açılış:

26.07.2019 Cuma, 18.00 – 21.00

 

26.06 – 04.08.2019

Pazartesi hariç her gün, 12.00 – 19.00

 

halka sanat projesi

Caferağa Mh. Dr. Esat Işık Cd. Ruşenağa Sk. No:8 Moda

Kadıköy 34710 İstanbul

www.halkaartproject.net DEVAMINI OKUYUN

Share Button

BRIAN KEITH STEPHENS, POOL PARTY, HUGO GALERIE, 27 July

Share Button

BRIAN KEITH STEPHENS 

 

HUGO GALERIE is pleased to present Pool Party, a solo exhibition featuring the ebullient imagination ofBrian Keith Stephens. With this exhibition, the artist takes his audience to “a place where it’s always holiday.” So grab your sunglasses and join us on this midsummer sojourn!

Sunbathers and beach cruisers mingle with elephants, tigers, and zebras. Penguins are easily mistaken for pool floats and alligators are offered ice cream. Laundry wafts on the line while sharks and pigs alike shimmer in the summer sun. Welcome to Stephens’ exhilarating world. Of course lions enjoy pineapple.

He muses, “through these works I want you to experience my sunny summertime affair, the romance of time, where we can enjoy free spirited wonders, time to play and dream with no distractions from dull reality.” And he succeeds. The artist’s unrepentant glee is a welcome respite from the usual, gritty grind. His canvases effervesce with a contagious joy. Stephens taps into emotions that might be described as childlike if they weren’t so perceptively aware of what taking yourself too seriously ultimately sacrifices: happiness. A short vacation to Stephens’ world, a glimpse through his rose-tinted sunglasses, is an exuberant reminder to delight in our own.

HUGO GALERIE is a fine art gallery in New York City specializing in contemporary figurative painting and sculpture. The gallery represents an international roster of artists working in a variety of media and range of genres. Please direct inquiries to info@hugogalerie.com.

  DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Işıl Savaşer: AVANGARD SANAT HAREKETLERİ VE DADAİZM…

Share Button

Avangard sanat hareketleri üzerine geniş araştırmaları ile bilinen Peter Bürger, ünlü kitabı ‘Avangard Kuram’ da açıkladığı üzere, avangard askeri bir terim olup, ordunun öncü kolu anlamına gelmektedir. 1830-1840’ların ütopyalar döneminde siyaset diline girmiştir ve köklü dönüşümlerin önderleri anlamında kullanılmaya başlanmıştır. Avangard sanatçılar da öncü olmalı ve gelişmeyi teşvik etmeliydiler. Dolayısıyla avangard nosyonu, modern sanat tarihinin önemli bir parçası olup daima ileriye yönelik hareket olmuştur.

‘Avangard’ terimi sanata verilen öncü rolü ifade etmek için ilk defa Saint-Simon tarafından kullanılmıştır. Peter Bürger’e göre avangard sanatın kurumlaşmasına karşı bir tavırdır.

Yirminci yüzyıla girerken Batı Avrupa’daki genç sanatçı ve yazarlar yeni yüzyılın gelişini büyük heyecanla karşılamışlardır. Teknolojide ve demokraside ilerlemenin insan hayatında ekonomik ve sosyal gelişmenin de kaynağı olacağı yeni bir çağ başlamıştır (modernizm).

Birbiri ardı sıra gelen yeni üslupların ve teknik icatların zenginliği sanatı ve sanat ortamını kökten değiştirmiş ve ifade özgürlüğü sağlamıştır. Avangard, 1848 öncesinde romantizmin isyanı ile başlamıştır. Sanat, sanat erbabı tarafından yüceltilerek bir kült haline dönüşmüştür. Bu durum 1848’de Paris’teki şiddet olaylarının ardından sona ermiştir ki bu kırılmanın ardından yükselen sanatın özerkleşmesine koşut olarak modernist bir içerik almıştır.

Avangard, modernizm ile ortak bir evrime girmiş ve onunla özdeşleşmiştir. Avangard ve modernizm, sanatçının kendine ve topluma yabancılaşmasıyla burjuva zihniyeti karşısında tavır almışlardır, aynı ruhu ve bilinci taşıdıklarından dolayı aralarında temel olarak bir ayrım bulunmamaktadır. Modernizm gelişerek avangard’a evrilir ve avangard modernizmin en son, en aykırı ifadesi, tarzı olarak anlaşılagelmiştir.

Peter Bürger, ‘avangard’ kuramda modernizm ile avangardın birliğini bozmuştur, dolayısıyla bu terimlere ilişkin muğlaklığa son vermiştir. Bürger’in düşüncesine göre, avangard, modernizmin öngördüğü özerkleşmeye, kurumlaşma çizgisine karşı çıkmaktadır. Avangardın ömrü, iki dünya savaşı arası dönemle sınırlanmıştır.

Sonunda avangard hedeflerini gerçekleştirmeyi başaramamıştır, mücadele ettiği kurumlara yenik düşmüştür. Avangard sanatçıların çalışmaları müzelerde, sergilerde onların istemedikleri bir şekilde piyasaya sürülmüştür.  Özgürlük peşindeki çalışmalar sanat yönetimlerinin emrine girmiştir. Bürger’in Dada ve Sürrealizm ile sınırladığı ‘tarihsel avangard’, çok daha etkin olarak 1940’lı yılların sonunda Amerikan sanatında ele alınmıştır. New York, 1940’lardan itibaren sadece modernizmi değil, Hitler ve Stalin’in Avrupa’dan kovmuş olduğu avangardı da tarihine almıştır. Amerikan soyut ekspresyonizmi, Greenberg modernizmi, 1960’larda ortaya çıkan Pop-Art ve Post-Modernizm avangard işlevi görmüştür.

DADAİZM:

DEVAMINI OKUYUN

Share Button