Mug Shots: Portraits of Evil, Robert Gniewek, Bernarducci Meisel Gallery, (December 4, 2014 – January 31, 2015)
Capri Trend, Salt Beyoğlu, (20 Aralık 014 – 20 Ocak 2015)
Özel bir İtalyan vakfı olan Fondazione Capri, Mart 2014’ten bu yana
Yılın animesi !f İstanbul’da!
İş Bankası Maximum Kart partnerliğinde düzenlenecek 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, anime tutkunlarını mutlu edecek iki filmle geliyor. Anime ustası Isao Takahata’nın 14 yıl aradan sonra çektiği ilk film “The Tale Princess of Kaguya/Prenses Kaguya Masalı” ve Miyazaki’nin hayatının yanı sıra Ghibli Stüdyoları’nın kapanması haberinin gerisinde yatanları anlatan “The Kingdom of Dreams and Madness/Düşlerin
Tesadüf Eseri, Handan Figen, Sanatorium, (15 Ocak – 14 Şubat 2015)
HANDAN FİGEN “TESADÜF ESERİ”
15 OCAK – 14 ŞUBAT 2015
Çalışmalarını Lyon’da sürdüren sanatçı Handan Figen, Türkiye’deki ikinci kişisel sergisini SANATORIUM‘da açıyor. Önceki sergisinde gördüğümüz, karakalem ve suluboya tekniklerini bir arada kullanarak yaptığı çizimlerin yanı sıra, sanatçı yeni sergisinde video ve yerleştirme tekniklerine de yer vererek sanat severlerin ilgisini çizimin oluşum aşamasına
Sanal Manzaralar, Ali Alışır, Bozlu Art Project, (19 Aralık 2014 – 17 Ocak 2015)
Bozlu Art Project, 19 Aralık – 17 Ocak tarihleri arasında Ali Alışır’ın Sanal Manzaralar isimli sergisine ev sahipliği yapıyor.
Ali Alışır; modern insanın gerçek ve sanallık arasında sıkışmasını, giderek doğadan uzaklaşmasını ve bunun yerine kendine ait sanal dünyalar inşa etmesini ele aldığı ‘’Sanal Manzaralar’’ ismini taşıyan kişisel sergisinde, ağaç imgesinden yola çıkarak ürettiği yapıtlarını Özlem İnay Erten’in küratörlüğünde
Yüzey/Altı, Zeynep Erdinç, Galeri Ark, (20 Aralık 2014 – 11 Ocak 2015)
Monokrom renk kullanımının hakim olduğu bu çalışmalarda, bize görünür olan dokular, çizgiler ve çeşitli formlar, hiçbir bildik anlamın işareti olmamaları sebebiyle ne sembolik ne de figüratif bir dilin parçalarını oluşturuyorlar. Aslında Zeynep Erdinç doğanın dili ile anlatıyor. Görüyoruz ama bilmiyoruz. Bilmek için Erdinç, bizi, çeşitli izlerin götürdüğü o yüzeyin altına yöneltiyor; ve o yüzeyin bizzat izleyenin kendi yüzey altı olduğunu duyumsatmaya





