Hülya Küpçüoğlu, Fatih Balcı İle Bienal Performansı Üzerine

Share Button

Hülya Küpçüoğlu: Projenin çıkış noktası neydi ve nasıl oluşturdunuz? Süreci anlatır mısınız?

Fatih Balcı: Performansımızı genel stratejimiz üzerine kurduk. Bu da genel olarak bağımsız bir sanatçı olarak varoluş mücadelesi içinde şekillenmiştir. Bu uzun bir mesele; bizi daha önce takip edenler ne demek istediğimi anlayacaktır. Bu çerçevede açılış günü performansımızı yapmaya karar verdik.

Bienalin teması “Üç Ayaklı Kedi” idi. Bienal metni içinde

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

HÜLYA KÜPÇÜOĞLU, BİENALE BİR EKLEME 3 + 1, ÜÇ AYAKLI KEDİ NEREDE? WHERE İS THE THREE-LEGGED CAT?

Share Button

“Üç Ayaklı Kedi Nerede?” sorusu eksiklik, görünmezlik ve bir o kadar da direncin bir metaforu olarak karşımıza çıkar. Kedi, ortada yoktur. Sadece izleri vardır. Bu izler, varlığın sessiz ama kalıcı tanıklığıdır. Üç ayakla yürümek direncin simgesidir. “Nerede?” sorusu izleyiciyi sürekli bir arayışta bırakır. “Üç ayaklı kedi” her yerde olabilir. Hem burada hem de hiçbir yerde… Soru, bize “üç ayaklı kedi”nin gerçekte var olup olmadığını

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

P. J. Proudhon: Sanatın İlkesi ve Toplumsal Amacı II

Share Button

BÖLÜM II
Sanat ilkesinden ya da insanın estetik yetisinden[1]

Çeviri: Deniz Gökduman

Doğada, fiziksel çekiciliğin ve maddi ihtiyaçların ötesinde, hoş, ilginç, garip, görkemli ya da korkutucu bir şey fark eden; onu sevip ona bağlanan, ondan bir eğlence, süs ya da anı yaratan; bu beğenisini evindekilerle, kardeşiyle ya da sevdiğiyle paylaşarak o nesneyi değerli bir dostluk, sevgi ya da takdir ifadesine dönüştüren kişi, ilk sanatçıdır. Mavi çiçeklerden taç yapan küçük

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Derviş Ergün, Sanatta Yaratıcılık

Share Button

GİRİŞ

Yaratma kavramı; doğada olmayan, insanın kendiliğinden ve isteyerek iç dünyasında oluşturduğu tasar duygusunun; nesnel bir varlık olarak görünür, hissedilir veya kavranabilir bir şekilde cisimleşmesidir. Sanat eseri; yaratma eyleminin maddi bir sonucudur ve varlık dünyasına insan eliyle eklenen öznel bir tavırdır. Doğa ya da varlık dünyası, içinde canlı, cansız tüm varlıkları içinde barındıran bir varoluştur. Ve insan için, aynı zamanda bir mücadele

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

UTKU VARLIK, YAŞANTININ ALT GEÇİŞLERİ, ÇIKMAZ SOKAKLARI

Share Button

Bence Nietzsche haklı, kendine yol soran birine verdiği yanıt: “ …yok öyle bir şey!”; yine biz var olduğuna inanarak yolumuz devam edelim! Gökyüzünü izlerim genellikle, boşluğu; benim hep ilgimi çeken alçaktan uçan kuşlar değil, çok yükseklerde yalnız bir kuş bir yere gidiyor! Peki yol yok orada, hedefini kestirmiş sağa sola bakmıyor, çok yüksekte olduğu için yakın bir yere gitmiyor kanımca: bir orman, bir park,  öteki kuşların da olduğu bir bahçe,

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

Utku Varlık, Şefik Bursalı(Anı)

Share Button

Şefik Bursalı için yapılan bu anıt-heykeli görmeseydim, tekrar “anıların” kapısı açılmayacaktı. Durup dururken belleğimde yaşanmışlık tekrar alt-üst oluyor ve de beraberinde birbirine dokunan ne varsa su yüzeyinde:

Türk dili bir step dili olduğu için, her konuda olduğu gibi sanat ve resimde de yabancı dillerdeki sözcüklerle doludur; örneğin Akademi’de: eskiz, desen, pentür, galeri vs. Küçük bir sözlüğü doldurur!  “Cour de Soir” da Fransızcadan

DEVAMINI OKUYUN
Share Button