Sinem Pehlivan: TÜSAK: Muhafazakâr Sanat

Share Button

ANTALYA-DA-TUSAK-PROTESTOSU-23320141654465

Sanatçılar, Türkiye Sanat Kurumu’nun (TÜSAK) kurulması ile ilgili hazırlanan yasa tasarısını protesto ediyorlar. Peki sanatçılar neden TÜSAK’ı protesto ediyorlar?

Türkiye’de özellikle sanatın her dalının desteklenmesi zaten gereklidir, fakat devletin bu desteği, sanatın özgürce ve siyasetin vesayetinden uzak şekilde gelişebilmesini sağlamamaktadır. Yani idarî özerkliğe sahip bir yapıda olmayan yasa tasarısı sanata zarar, insana zarar, topluma zarardır.

Türkiye Sanat Kurumu’nun karar organı olan TÜSAK üyeleri on bir kişiden oluşuyor. Kurulun başkanı ve ikinci başkanı da bakanlar kurulunca belirlenecektir. Bu kişiler ise öncelikli olarak her memur gibi devletin menfaatini gözetirken, sanatın varlığının temel koşulu olan özgürlüğü kısıtlama yoluna gidecek buda Türkiye’nin sanat hayatında çok önemli bir etki yaratacaktır. Neden? Her şey Devlet-i Aliye’nin bekası için.

sanatcilardan-tusak-protestosu-31243

Bu kanunun kabul edilmesi ile kültür sanata yapılacak desteğin artacağını söyleseler de -belki maddî kaynaklar zenginleştirilecek-, yapılan harcamalar hükümetin kendi ideolojisine uygun projeleri çoğaltacaktır. Özellikle son zamanlarda çok sık dile getirilen “muhafazakâr sanat”ı zannederiz ki çok iyi şekilde besleyecektir.

Peki, hükümetin bu desteği neden samimi gelmiyor? Mesela, neden kültür ve sanat alanındaki STK’ları bu kurula dâhil etmiyor, plastik sanatlardaki KDV oranlarını düşürmüyor, sanatçıya sosyal güvenlik hakları sağlanmıyor? En basit şekliyle,  hepimiz biliriz ki Türkiye’de sanatçıların vize alabilmek için sanatçı belgesi alması imkânsız derecede zordur. Bu belgenin geleneksel olarak çalışan zanaatkârlara verildiğini de çok iyi biliyoruz.

Dünya çapında bir sanat politikası geliştirebilmek için dünyadaki başarılı örnekleri olan sanat konseylerinin özerk yapısından hiç örnek alınmamış bu anlayış, sanatı kendisine düşman gibi görüyor ve sanatı da sanatçıyı da hizaya getiriyor. Çünkü onlar için toplumu aydınlatan, statükocu anlayışa başkaldıran sanat tehlikelidir ve kafalarındaki muhafazakâr ve itaatkâr toplum modeli için TÜSAK çok gereklidir.

Bu yasa, tüm ülkenin özgürlüğünün kısıtlanması, aydınlıktan karanlığa yönlendirilmesi yolunda çok tehlikeli bir adımdır. Çağdaş toplumlarda sanatçılar her zaman özgürce düşüncelerini ifade eden, yaratıcılıkları ile dünyaya ışık tutanlardır. Daha amiyane bir söylemle sanat devrimlere yön verecek kadar güçlü bir organdır. İfade özgürlüğümüzün devamı için bu muhafazakâr zihniyete karşı bütün sanat çevresi direnmelidir.

Share Button

Yorumlara kapalıdır