• Translate

Şeref Akşit: Ben Düşünürken, Sen Yaparken

Share Button
2016-10-andy-oldu-yasasin-pop-140-x-100-cm-t-u-akr-b

Deniz Gökduman’ın, Piramid Sanat’ta gerçekleşen FOCUS/OUT OF FOCUS sergisi kapsamında bizlerle buluşan son serisi Ben Düşünürken, Sen Yaparken’de tuval üzerine akrilik çalıştığı resimlerinin figür konturlarında yarattığı zengin etkiyle izleyicide dijital illüzyonu buluşturmaya ve diğer yandan belirgin hatlarıyla hacimlendirdiği figürlerinde kiçleşmekten kaçınan bir ironiyle, Pop Art’tan dem vurmaya devam ediyor

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Atölye Günlükleri 9: Kerem Ağralı

Share Button
GÖRSEL 5

Atölye Günlükleri için Kerem Ağralı’nın Atölyesine konuk olduk. Marmara Üniversitesi Heykel Bölümü çıkışlı ressamla resim, sanat, politika, hayat… üzerine lafladık. Son derece gerçekçi, alışılmadık özeleştiriye ve samimiyete sahip sanatçıyla geniş geniş söyleştik.

Şeref Akşit: Sanat hayatına nasıl başladın, ilkokulda herkes resim yapar, sonraki yıllarda bir şekilde hayatının olmazsa olmazları arasına girip seni tetikleyen şey ne oldu?

Kerem Ağralı:

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Atölye Günlükleri 8: Ali Elmacı

Share Button
A.E.GÖRSEL 2

Temmuz ayı için genç ve başarılı ressam Ali Elmacı’nın atölyesine konuk olduk. Humor duygusu ve çok renkli figürleriyle dikkat çeken ressam, kara mizahı ve ters köşe şaşırtıcı karakterlerine “can” vermeye, izleyicileri rahatsız etmeye ve şaşırtmaya devam ediyor. Hoş ve samimi sohbetiyle ve akıllı kedileriyle güzel bir söyleşi gerçekleştirdik.

Şeref Akşit: Biraz standart, didaktik sorularla başlayacağım, Kolaj Art okurlarına çocukluğundan, resme nasıl

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Atölye Günlükleri 7: Rasim Aksan

Share Button
G1

Şeref Akşit: Resme ilk ne zaman, ne şekilde başladın?

Rasim Aksan: “Resim yapmak” tabirini öğrendiğimde, yanlış hatırlamıyorsam beş yaşlarındaydım. Benden yedi-sekiz yaş büyük kuzenim var. Onun çalışmalarına özenip onun gibi yapabiliyor muyum, diye portreler çalışıyordum, çiziyordum sürekli. Hatırladığım ilk resim -89 yılıydı sanırım, o dönem Rambo çok popülerdi, filmini izlerken onu çizdim- Rambo’ydu. Kuzenim de yanımdaydı ve çok beğendi

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Galeri Ziyaretleri 5: Sevil Binat ile C.A.M. Galeri Üzerine…

Share Button
Görsel 3

Şeref Akşit: Merhaba, biraz galeri geçmişinden, tarihçesinden bahseder misiniz?

Sevil Binat: İlk olarak Urart Sanat Galerisi’nde başladım aslında. 84-91 arası oradaydım, yöneticilik yaptım. 92’de C.A.M. Gallery’yi kurduk. Nilüfer Sülüner’le Nişantaşı’nda Abdi İpekçi’de ilk olarak eşimin iki katlı dükkânının alt katında açtık. İsmi de oradan geldi zaten, art marketinge o zaman başladık. Malum, isim dolayısıyla talihsizliğimiz de o oldu. “Cam

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Atölye Günlükleri 6: Tülin Onat

Share Button
GÖRSEL 6

Şeref Akşit: Merhaba hocam, sizi tanıyoruz ama yine de Kolaj Art okurları için biraz kendinizden çocukluk yıllarınızda resme nasıl ilgi duyduğunuzdan biraz bahsedebilir misiniz?

Tülin Onat: Çocukluğum Heybeli Ada’da ve Laleli’de geçti. Beş yaşlarındayken, Laleli’deki evimizde bakımsız bir havuz vardı, havuzun etrafına çamurlardan kurbağa heykelleri yapmaya başladım. Şimdi düşündüğümde, enstalasyonlar  daha orada oluşuyor.. Sonra aklıma gelen, balkonun

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Atölye Günlükleri 5: Zafer Erkan

Share Button
SAM_2756s

Şeref Akşit: Öncelikle kısaca kendinizden bahseder misiniz, çocukluk yılları, sanata ilgi, eğitim nasıl gelişti, dönüştü?

Zafer Erkan: 1968 yılında Çorum’da doğdum. İlkokulu, Cumhuriyet İlkokulu’nda okudum. Severek resim yapmaya bu dönemde başladım. Ben beşinci sınıfa giderken ağabeyim Cemal lise sonlardaydı ve sürekli guaj boya, yağlıboya resimler çalışıyordu. Ben de sürekli onun yanında oturup yaptığı resimleri izlerdim. Bir gün ona, ben de

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Galeri Ziyaretleri 4: Sabiha Kurtulmuş ile Merkür Galeri Üzerine…

Share Button
SAM_2467

Merkür Galeri, 2010’da Sabiha Kurtulmuş tarafından kurulmuştur. Türkiye’nin en önemli sanatçıları ile çalışan Sabiha Kurtulmuş’un yılların birikimine dayanan deneyimiyle kurduğu Merkür Galeri öncelikle genç sanatçıları sanatseverlerle buluşturmayı hedeflemektedir.

Kolajart okurları için Sabiha Kurtulmuş’la keyifli bir sanat sohbeti gerçekleştirdik.

Şeref Akşit: Merhaba, biraz galerinin geçmişinden, tarihçesinden bahseder misiniz?

Sabiha Kurtulmuş:

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Atölye Günlükleri 4: Hakan Kamışoğlu

Share Button
10. Hakan Kamışoğlu

Şeref Akşit: Öncelikle kendinden bahseder misin, çocukluk yılları, sanata ilgi, eğitim nasıl gelişti, dönüştü?

Hakan Kamışoğlu: İstanbul doğumluyum, burada doğup büyüdüm ama babam subaydı, emekli olduğunda Sapanca’ya taşındık, liseyi orada bitirdim. Sonra çok severek, Mimar Sinan’a geçtim.  Yani aslında küçük yaşlardan beri resim yapardım. Marmara Güzel Sanatları da kazandım ama Mimar Sinan sınavı da aynı zamandaydı, onu da kazandım ve Mimar

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Su Çok Güzel Gelsene!

Share Button
dogan paksoy

Sermaye yöneticilerinin dünya ekonomisini, çalışanların mesai saatlerini, tatil günlerini, dolayısıyla diğer geri kalan zamanları, hatta emeklilik yaşını da belirlediği bir dünyada yaşıyoruz. Tek bir merkezden kontrol edilen yaşam alanlarımızın ekolojik ve organik olmayan yeni bir kentsel düzlemde dayatılmasına seyirci kalıyoruz. Yapaylaştırılan, insansızlaştırılan, beton yığınına dönüştürülen mimari monarşiyle kent hayatımızın sistemleşmesine engel

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Galeri Ziyaretleri 3: Doğan Paksoy ile Teşvikiye Sanat Galerisi Üzerine

Share Button
Doğan Paksoy & Şeref Akşit

1984 yılında Şahin Paksoy ve Doğan Paksoy tarafından İstanbul Abdi İpekçi Caddesi’nde kurulan Teşvikiye Sanat Galerisi, Türkiye’nin en önemli galerilerinden biridir. Kuruluş aşamasından bu yana sergilemelerinde Türk resim tarihinden örneklerle klasik sanatçılara, yaşayan ustalara, genç ve yabancı sanatçılara yer vererek izleyicisine olabildiğince geniş bir seçki olanağı sunan Teşvikiye Sanat Galerisi, çalışmaların daha geniş alanlara yayılabilmesi ve sanatçıların

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Atölye Günlükleri 3: Sabahat Çıkıntaş

Share Button
s3

 

Eskişehirli sanatçı Sabahat Çıkıntaş’ın, sanat hayatı 1991’de Yusuf Taktak Atölyesi’nde başladı. On iki yıl Yusuf Taktak Atölyesi’ne devam eden sanatçı, 2003’te Tünel’de kendi atölyesini açtı. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli koleksiyonlarda işleri bulunan Sabahat Çıkıntaş, UPSD ve Resim ve Heykel Müzeleri Derneği üyesidir ve çalışmalarına Beyoğlu’ndaki atölyesinde devam etmektedir. Sabahat Çıkıntaş’la Kolajart okurları için söyleştik

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Galeri Ziyaretleri 2: Aşkın Önder ile Galeri Eksen Üzerine

Share Button
ge2

Şeref Akşit: Merhaba, biraz galerinin geçmişinden bahseder misin?

Aşkın Önder: Daha önce resimlerin ticari alım satımı varken 2002’den itibaren mekânın adı Kadıköy Sanat Galerisi’ydi ve işletme beş yıl kadar orada devam etti. Sonra Beylerbeyi ve Teşvikiye’de galeri açtım, butik galeri tarzındaydı. Zamanla iki ayrı galeri zor olmaya başladı, 2011’de Galeri Eksen olarak, Galeri Nevin’in ayrılmasından sonra buraya geldik ve 3 yıldır buradayız.

<p style="text-align

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Atölye Günlüğü 2: Nezihe Bilen Ateş

Share Button
n.7

 

Şeref Akşit: Öncelikle kısaca kendinizden bahseder misiniz, çocukluk yılları, sanata ilgi, eğitim nasıl gelişti, dönüştü?

Nezihe Bilen Ateş: 1970 Adana doğumluyum. Ailemde sanatla ilgilenen kimse yoktu ama  resim yapma duygusu  bende hep vardı. Sanırım her şeyi kendi içinde yaşayan bir insan olmamdan dolayı sezgisel olarak resim yapmayı kendim için bir çıkış yolu, bir ifade biçimi olarak benimsedim. Benim için başka bir yol da yoktu. 70’li yılarda  önümde

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit, Galeri Ziyaretleri 1: Mine Gülener’le Mine Sanat Galerisi Üzerine

Share Button
Şeref 5

Sanat faaliyetlerine 1985 yılında Altıyol, Kuşdili caddesindeki ilk mekânında başlamış olan Mine Sanat Galerisi, ilk sergisini galerinin kurulmasına fikirleriyle destek vermiş olan Adnan Çoker, Mustafa Ata, Zekai Ormancı, Serhat Kiraz, Yusuf Taktak ve Nur Koçak’ın çalışmalarıyla açmıştır.

İstanbul ve İstanbul dışında katılım sağladığı fuar ve organizasyonlar, düzenlediği dia gösterimleri, sanat sohbetleri ve performans sanatı çalışmalarıyla ve yaklaşık

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Atölye Günlüğü 1: Kadir Ablak

Share Button
5c73f048b49457b31dfbee037e45eb7d

1974’te Erzurum’da doğan Kadir Ablak, 2002’de Erzurum Atatürk Üniversitesi GSF. Resim Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl Erzincan’da “Rönesans Art House Sanatevi”ni hizmete açtı. 2005 yılında İstanbul’a İstanbul’a yerleşen sanatçı çalışmalarına Taksim’deki atölyesinde devam etmektedir.

14 kişisel sergisi bulunan ve çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası 10 bienal ve fuarda yer alan, 100’ün üzerinde karma sergiye katılan ve resim alanında 8 sergileme

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Küratöryal Sergiyi Düşlemek: Gözüm Üzerinde

Share Button
big_brother_is_watching_you_by_carbalhax

Dikizlemek, herkes hakkında her şeyi bilme ve öğrenme arzusudur. Bu arzuyu tatmin karşılığında herkesin sizin hakkınızdaki her şeyi öğrenmesine de izin vermiş olursunuz. Herkes, her şey hakkında hepsini bilmek istiyor, herkesin de her şeyi görmesini, bilmesini istiyor. İlk başta twitter ve facebook olmak üzere, instagram, pinterest, bloglar… bunun birer parçası, herkes dikizlemeye/dikizlenmeye hizmet ediyor.“Dikizleme Kültürü” yaşamlarımızın dijitalleştiği

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Türkiye’de Modern Sanat’tan Güncel Sanata Bir Önizleme

Share Button
8 - Ahmet Öğüt

Fahr El Nissa Zeid

Resim sanatımız modern sanattan çağdaş sanata evrilirken Ferruh Başağa, Nurullah Berk, Sabri Berkel, Adnan Çoker, Nejad Melih Devrim, Selim Turan, Adnan Turani, Abidin Elderoğlu, Mübin Orhon gibi bir kısım sanatçılar soyut sanata yönelmiş; Abidin Dino, Hamit Görele, Nuri İyem, Fikret Mualla gibi bir kısmı figüratif tavrı sürdürmüş; Fahr El Nissa Zeid, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Zeki Faik İzer gibi bazı sanatçılarımız da soyut sanata 1950’lerin

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: …Zaten Yoktular / They were already not exist (Deniz Gökduman)

Share Button
??????????????????????

Çev./Trans.: Göksu Şimşek

Deniz Gökduman’ın “…Zaten Yoktular” adlı altıncı kişisel sergisini 03 – 21 Haziran 2014 arası Ren Art Gallery’de izleyebilirsiniz.

Deniz Gökduman, tuval üzerine akrilik çalıştığı resimlerinin figür konturlarında yarattığı zengin etkiyle yer yer dijitale, yer yer illüstrasyona selam gönderirken çoklu renk armonisiyle de kadınların çok renkliliğini, değişkenliğini yansıtır. Ayrıca şehvetli, şuh, bir var olup bir yok olan

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Schoenberg ve Kandinsky’de Sanatlararasılık: Sineztezi

Share Button
Kandinsky_schoenberg

Ekspresyonizmi Meydana Getiren Fikirsel Yapı

20. yüzyılın ilk yıllarında başlayan, etkinlik yılları 1910-1925 olan ekspresyonizm akımını oluşturan zemin çok önceden hazırlanmıştır. 19. yüzyılın son çeyreğinde özellikle bilim, felsefe ve edebiyat alanında başlayan geleneksel düşünceye, inanışa, mutlak gerçeklere olan güvenin sarsılmasıyla yeni düşünsel akımlar ortaya çıkmıştır.

“Eskiden beri kabul gören tezler çürütülür, onun yerini bilim adamlarının

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Empresyonizmde Müzik ve Resmin İlişkisi: Besteci Debussy’nin Monet’yle ve Diğer Ressamlarla Etkileşimi

Share Button
debussy2 1902 (1)

Claude Debussy, 1886’da yurt dışı konserleri ve eğitimlerinden sonra Paris’e döndüğünde, yeni ortaya çıkan empresyonist akımı kendi içseliğine, kendiliğindenliğine ve sanat görüşlerine yakın bulmuştu. Çoğunluğu, dönemin yeni akımı empresyonist sanatçısı olan dostları cumartesi günleri Debussy’nin evinde toplanmayı adet edinmeye başlamışlardı. Verlaine, Renoir, Mallarme, Pissarro gibi çeşitli alanlardaki sanatçılar bir araya gelerek eski metotları

DEVAMINI OKUYUN

Share Button

Şeref Akşit: Ölüm Korkusu, Requem ve Mozart

Share Button
007-amadeus-theredlist

Korku, insanoğlunu ve diğer yandan bütün canlıları ayakta, hatta hayatta tutan en önemli içgüdülerden biridir. Kendisinden büyük ve güçlü mamutlarla veya abartacak olursak, dinazorlarla karşılaştığında korkup mağaraya saklanan atalarımız, ilk uygarlıklarının ve hatta ilk şarkı/türkülerinin, ilk duvar resimlerinin yani, sanatın da temellerini orada atmışlardır. Bir varlık için en temel şey, önce kendi canını ve daha sonra sevdiklerinin canını korumayı

DEVAMINI OKUYUN

Share Button