Hülya Küpçüoğlu: Deniz Pireci ile “Kadınlığın Karanlık Tarafları” Üzerine

Share Button

2014 Ben Yarattım Gerçeği-I Created The Reality
2014 Ben Yarattım Gerçeği-I Created The Reality

Deniz Pireci’nin Merhart Galeri’de açtığı ‘Çeyiz’ adlı yeni sergisi, sanatçının 3 yıllık bir süreçte tamamladığı toplam 10 bin seramik parçadan oluşuyor. Pireci, bu sergisinde toplumun en önemli sorunlarından birisi olarak görülen ‘kadın’a çeyiz üzerinden bakıyor ve yorumluyor. Sergi 3-17 Mayıs tarihleri arasında izlenebilir.
****

Hülya Küpçüoğlu: Öncelikle ‘Çeyiz’ sergisinin oluşumundan başlamak istiyorum?

Deniz Pireci: Yaklaşık 5-6 yıl önce ilk eskizleri yapmaya başlamıştım. Fikirlerimi zamanın süzgecinden geçirmeyi severim, bunun için de bir müddet uyumaya bırakırım. Bu sergi için de aynısı oldu. 3 yıl önce kararımı verip birimlerin üretimine başladım ve her birini tek tek elde ürettim. Binlerce porselen parçanın üretimi zaman zaman bir ritüeli andırıyordu. Her gün tekrar eden ve benim gibi aktif birini oldukça zorlayan bir süreç. Ama bu süreç aynı zamanda kendimle ve geçmişimle yüzleşmeme de sebep oldu. Kimi günler bu yapıma ters durum benim için büyük sıkıntılara neden olsa da, yapıcı inadımla tamamlayabildim. Ve 5 yıllık bir proje 3 yıllık emeğin sonunda paylaşıma açıldı.

H.K.: Çeyiz sergisi, nasıl bir bakış sunuyor izleyicilere?

D.P.: Aslında toplumumuzdaki kadınların hemen tümünün kendinden bir parça bulabileceği bir sergi olduğunu düşünüyorum. Şimdiye kadar görenlerden gelen tepkiler de aynı şekilde, ama dışarıdan bakan başkalarının da (örneğin yabancı izleyiciler) çok ilgili olduklarını gördüm. Bu arada erkek izleyicileri dışladığım anlaşılmasın, onlar da çevrelerindeki kadınlardan ötürü bildik bir bakış açısıyla karşılaşmaktalar. Ben de zaten izleyiciyi olaya dâhil etmeyi amaçladım ve sanırım bunu da başardım.

2014 Gizli Oyunlar-Hidden Games-1024
2014 Gizli Oyunlar-Hidden Games

H.K.: Konsept ve kullandığınız malzemeyi düşündüğümüzde, kırılganlığı ön plana çıkardığınızı söyleyebilir miyiz?

D.P.: Zaman zaman başka araçlar kullansam da, porselen benim için vazgeçilmez bir malzeme. Hem kırılganlığı ile benzer kırılgan konuları ele almama izin verdiği için, hem de yıllardır birikimimle hâkim olduğum bir malzeme olduğu için. Dıştan görünüşü sert ama darbelere karşı zayıf, biraz da kendime benzettiğim söylenebilir. Bu kadar yıl çalıştıktan sonra malzemeyle bütünleşmek bu olsa gerek. Sanırım bundan dolayı kendime yakın benzer kırılgan konuları, yine kendime yakın kırılgan bir malzemeyle anlatmayı tercih ediyorum. Bu sergide de kırılgan bir konu ve kırılgan bir malzemenin bir aradalığı doğal olarak kaçınılmazdı.

H.K.: “Bir kızın en değerli çeyizi bekaretidir” sözü ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

D.P.: Bu sözü çocukluğumda hiç duymamıştım, bu nedenle bende bir aile baskısı oluşturduğu söylenemez. Ama ilk duyduğumda hayrete kapıldığımı, hatta dehşete düştüğümü hatırlıyorum.

2014 Kendine Haksızlık Etme-Don't Unfair to Yourself (1)
2014 Kendine Haksızlık Etme-Don’t Unfair to Yourself

H.K.: Türkiye’de kadın sorunlarını düşündüğümüzde serginiz bağlamında ne düşünmeliyiz?

D.P.: Ülkemizin en büyük sorunu kız çocuklarının bu ve benzer baskılarla eğitimsiz kalması. Eğitimden yoksun ve küçük yaşta zorla evlendirilen kadınların yetiştirdiği çocuklarla, sağlıklı bir toplumun oluşmasını beklemek ne kadar doğru?

H.K.: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

D.P.: Öncelikle ilgi ve desteğinize teşekkür ederim. Umarım gelecekte artık bu tür sorunları çözmüş bir toplum oluruz.

Share Button

Yorumlara kapalıdır