Haluk Öner: Kuşak Çatışmasının Kimyasal Bozulması, Babalar ve Oğullar

Share Button

ivan-sergeyevic-turgenyev_36026

“Çocuklarınız sizin çocuklarınız değil,
Onlar kendi yolunu izleyen Hayat’ın oğulları ve kızları.
Sizin aracılığınızla geldiler ama sizden gelmediler
Ve sizinle birlikte olsalar da sizin değiller.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil.
Çünkü onların da kendi düşünceleri vardır.
Bedenlerini tutabilirsiniz, ruhlarını değil.
Çünkü ruhlar yarındadır,
Siz ise yarını düşlerinizde bile göremezsiniz. ”
Halil Cibran

Kuşak çatışması, zamanın yoğunlaşması, değişmesi ve değişimin hızlanmasıyla ortaya çıkan hatta zamanın değiştiğini anlamamıza yardımcı bireysel ve sosyolojik bir sorunsaldır. Ortaya somut veriler koyar, süreci yansıtır dolayısıyla değişimin çarpıcı bir boyutudur. Kuşak çatışmasının tek nedeni değişim ve değişime verilen tepkiler midir? Kuşak çatışmasını anlama yollarından biri de Freudyen okuma yapmak mıdır? Bu sorunsalı gerçekçiliğin sınırları dışına çıkmadan dile getirmek mümkün müdür?

Kuşak çatışması, yaşamın ve metnin gerçekliğinde çok anlamlılığı yakalayabilmek için kusursuz bir seçimdir. Kuşak çatışmasını anlatan sanatçı, değerler vurgusu yaparken değişimlere ayak uyduran ya da uyduramayan bireylerin panoramasını da vermiş olur. Herkes haklıdır. Kuşak çatışmasını anlatan bir sanatçının metnini okurken sanatçının etki gücü yalnızca üslubuyla sınırlı kalabilir. Bu metinler için esas olan okurun niyetidir. Hangi kuşağın dolayısıyla hangi değerlerin önemli olduğunu vurgulayacak düşünceler okurun baktığı yerden görülebilir. Yazarın dahi hesap edemediği yeni anlam yolları açılabilir. Ancak kuşak çatışmasını odağına yerleştiren kurgusal metinlerde, tartışılması gereken önemli bir sorunun da farkına varmak gerekir: “Kuşak çatışmasını anlatan metinlerdeki insanlar ne kadar gerçektir?”

babalar-ve-ogullar_avatar_orj

Zamanı ve onun yarattığı etkileri anlatmak isteyen yazar, kuşak çatışmasını kurgusunun odağına yerleştir. Ivan Sergeyeviç Turgenyev’in “Babalar ve Oğullar” romanı, kuşak çatışması sorunsalının kült metinlerindendir.

Değişimi ve yaşam tarzının gelişmelerle birlikte farklılaşmasını inceleyen Turgenyev, insanların hayatları boyunca bağlı kaldıkları görünmez zincirleri görünür kılmaya ve kuşak çatışmasını açıklayarak tarihsel süreçteki değişimleri anlaşılabilir kılmaya çalışırken kendisiyle çelişmemek için insan üzerine ciddi bir şekilde eğilmemiştir. Karakterler ve onların ne kadar insan, ne kadar gerçek olduğu tartışması kuşak çatışmasını ele alan bütün metinlerde sorgulanabilir. Bu nedenle oluşturduğu eser her ne kadar kendi içinde ikilemler barındırmasa ve tutarlı görünse de karakterlerin özelliklerinin sadece kendilerinin bulunduğu bir dünyada bağımsız yetişmişlercesine betimlenmesi realist bir yazarın kendi kimliğiyle çelişmesine sebep olmuştur. Yanı sıra bu kaçınmaların sonucu olarak ortaya çıkan metin, kimseye sahip olduğu bilgiden daha fazlasını katabilecek güce sahip değildir. Turgenyev’in “Babalar ve Oğullar” romanında bireyler üzerinden örneklenen ancak toplumsal boyutta bir olgu –belki de kaygı- hâline dönüşen kuşak çatışması işlenir; ancak metindeki karakterlerin gerçekdışılığı, insan karakterini şekillendiren gerçek etkenlerin neler olduğu konusunda bir sonuca varılmasına engeldir.

“Babalar ve Oğullar”da nesiller arasındaki uyuşmazlıklar, birbirlerine akıl erdirememe durumu ustalıkla anlatılmıştır. Bu sorunlar görünürdedir ve görünürdeki gerçekliği tartışılamaz. Bireyler arasında bir etkileşim biçimini örnekler. Düşünceler, yapılar, doğa ne kadar farklı olursa olsun, tartışmaların ve etkileşimlerin boyutları, yapıları bundan bağımsız olabilir. Kuşak çatışması kitapta başlı başına bağımsız bir olgu olarak incelenirken bozulmaya uğramamıştır; ancak bu çatışmayı yaşayan karakterler, gerçekçilikten oldukça uzaktadır ve bu uzaklık kuşak çatışması olgusunun temelinde nelerin yattığının anlaşılmasını imkansız kılar. Kitaptaki karakterlerin her birinin farklı temsiliyetleri vardır. Bu temsiliyetler sembolleşmiştir; ancak mükemmel olmaları gerekmeyebilir. Kurgusal bir metinde bu sorunu çözmenin tek bir yolu vardır: Karakterin ruhunu öldürmek… Yazar karakterini bir kuklaya çevirir, belki de onu tipleştirir. An itibariyle yazar temsiliyeti ile varolan karakterler ne kadar gerçek olabilir, sorusunun cevabını bulmak güçtür.

“Babalar ve Oğullar” romanında karakterler, yazarın manipülasyonlarıyla -olağanüstü tepkiler ve davranışlar sergilemelerinin dışında- duygusuzlaştırılmışlardır. “Arkadi: ‘Saçmaladığımı biliyorum,’ diye yanıtladı, ‘fakat ne önemi var?.. İlk saçmalayışımız bu mu sanki?..'” (Turgenyev, 149). Bu alıntı, Arkadi ile Bazarov’un Odintsova’nın yanına gitmeye karar verdikleri anda sarf edilmiştir. Bu cümlelerde Turgenyev’in de kendisini bağlayan zincirleri hissettiği söylenebilir. Turgenyev, insan doğasına ve davranışına dair her etkiyi hiçe sayarak, Arkadi’ye olağandışı bir tepki verdirir.

Metinde kuşak çatışmasının nedenleri okura anlatılmaya çalışılır ve bu nedenler sıralanırken kullanılan akıcı anlatım, kaçınılmazlığın gözden kaçmasına yol açar; ancak kurgudaki boşluklar ve insan varlığının kendisiyle yaşadığı imkânsız çelişkiler, nedenlerin gerçekten açıklanabilmesini mümkün kılmamıştır. Kuşak çatışmasını yalnızca değişime verilen tepkiler bağlamında açıklayabilmek olası değildir. Kuşak çatışmasının kurgulandığı metinlerdeki sorunsala yaşamsal bir olgunun küçük penceresi olarak bakıldığında insana dair gerçeklerle çelişkili pek çok ayrıntı görülebilir. Burada önemli olan yaşamsal gerçeklikten öte metnin gerçekliğinin anlaşılabilmesidir. Turgenyev’in başarısı da kendi metinin gerçekliğini yaratabilmiş olmasındadır.

Çatışmanın nedenleri için sıralanabilecek daha fazla neden olmalıdır. “Değişim insanları çatışmaya itecek farklılıklar getirmiş olabilir mi?” sorusunun yanıtı da okurun ya da yanıtlayanın niyetine gör değişecektir.

Share Button

Yorumlara kapalıdır