Şeref Akşit: …Zaten Yoktular / They were already not exist (Deniz Gökduman)

Share Button

??????????????????????

Çev./Trans.: Göksu Şimşek

Deniz Gökduman’ın “…Zaten Yoktular” adlı altıncı kişisel sergisini 03 – 21 Haziran 2014 arası Ren Art Gallery’de izleyebilirsiniz.

Deniz Gökduman, tuval üzerine akrilik çalıştığı resimlerinin figür konturlarında yarattığı zengin etkiyle yer yer dijitale, yer yer illüstrasyona selam gönderirken çoklu renk armonisiyle de kadınların çok renkliliğini, değişkenliğini yansıtır. Ayrıca şehvetli, şuh, bir var olup bir yok olan afet kadınlara bakarken izleyiciyi metinlerarası heyecanlı bir aşk bilmecesini çözmeye yönlendirir. Ressamın güncel işleri, arzu nesnesi olan, kiminin bakışına, kiminin duruşuna aşık olduğumuz narsist tanrıçalar bizi hipnotize ettiğinde ve o ana kilitlendiğimiz bilinç uyuşmasını ölümsüzleştirmek için enstantane fotoğraf duyarlığıyla resmedilmiş gibi görünürler. Dadaistlerin seçtikleri rastlantısal kelimelerle şiir yazmaları gibi bilinçakışı anlam derinliğiyle Deniz Gökduman izleyiciyi, önce Attila İlhan’ındizelerini, daha sonra belki izlerken kendi yazacakları şiirle görsel ve zihinsel bir yolculuğa davet etmektedir. Üstadın da dediği gibi “Gerçek değildiler birer umuttular, eski bir şarkı belki bir şiir, ne kadınlar sevdim zaten yoktular.” Hayatın merkezinden merkez dışılığa evrilen kadınlar, nirvanaya, katharsise ulaşıldığında aşırı duyarlığın, üstbilincin, duyusal zenginliğin sonrası hiçliğe ulaşılması gibi ait oldukları yere, yokluğa karışırlar. Geride yalnızca etkiler, hafızaya kazınmış imgeler, silüetler yani resimler kalır. Ya da ters okumalar da mümkün; aslolan resimdir, gerisi hikaye!

2013.39. Teninle Zevkten Titrediğim Sen, 120 x 80 cn. T.ü.akr.b.

You can see Deniz Gökduman’s sixth personal exhibition called “…They were already not exist” between 03 – 21 June, 2014 t Ren Art Gallery.

Deniz Gökduman, with his multi colored harmony, reflects the colorfulness, the changefulness of women while he salutes sometimes digital sometimes illustration with the rich influence that he creates in his acrylic on canvas paintings’ figure contours. Likewise he leads the spectator to solve an inter textual exciting love riddle, looking at lustful, seductive, drop-dead gorgeous women that exist and then not in a split second. The painter’s current works look like they are painted with the precision of snapshots to immortalize our conscience numbness caused by the mesmerism created by objects of desire, narcissistic goddesses which we fell in love with their regard or their attitude. Deniz Gökduman invites the spectator to a visual and mental journey in verses of Attilâ İlhan and then maybe in their own verses with the stream-of-consciousness like the poem writing of dadaists with random words. As the master said “They weren’t real they were hope, an old song maybe a poem, loved such women they already don’t exist”. Women who evolve from the center of life to off-center disappear in nothingness which they belong in, like in the reaching to nothingness after hyper sensitiveness and sensual richness while reaching to Nirvana or catharsis. Only influences, images jogged in memory, silhouettes i.e. pictures remain. Or reverse reading is also possible; what matters is the painting, forget the rest!

Share Button

Yorumlara kapalıdır