Özgen Yıldırım: İsmail Saray’ın Sanat Yapıtlarından Bir Ülkenin Sosyo-Politik Geçmişini Okumak İngiltere’den Sevgilerle

Share Button

                                                                                                                                                            Özgen Yıldırım

Sosyolog&Sanat Yazarı
ozgenyil@gmail.com

1. İsmail Saray_İngiltere'den Sevgilerle

Günü anlama becerimiz ancak geçmişi bilme kapasitemizde yatar. Bu bilme, yalnızca resmi tarihin verileri dahilinde değil, aynı zamanda öznel ilişki ve deneyimlerin birikimiyle anlam kazanır…

 

Sanat yapıtları çoğu zaman yaratıldıkları coğrafyanın izlerini taşır ya da en azından refere eder. Ancak kavramsal sanatta, kavramların zamanlılık ve zamansızlık arasında salınmaları, çizgisel ilerleyen genel geçer tarih anlayışında kara delikler açar. Kara delik, öncelikle bilinmeyeni, yok olmayı, tehlikeyi çağrıştırır dolayısıyla korku güdüsünü tetikler. Bu delik ne kadar yakın ve ne kadar büyükse, toplumsal reaksiyon o denli sert ve yıkıcı olur. Kara delikler iktidar olgusunun korku ile baş başa kaldığı bir sürecin adı, bir yandan da uyanmak istediği kabusların ta kendisini oluşturur. Bu denli negatif bir algı, iktidarın hükmettiği yığınlar açısından, varoluşumuzun en temel gereği olan özgürlük olgusunu elde edebilmek için verilen mücadelenin, pozitif algısına transfer olur. Özgürlük mücadeleleri yüzyıllardır esarete karşı başkaldırılarla anılırken günümüzde farklı dinamiklerinde etkisiyle yalnızca şekil değiştirir. İktidarın bu yönde en çok başvuru yaptığı yol ise şüphesiz, bürokrasiyi bireyin karşısına muhatap olarak dikmesidir. Bürokrasi, teknolojinin ilerlemesiyle hantallığını üstünden atmış gibi görünüp erişimin kolay olduğuna dair bir algı yaratmaktadır. Ancak iktidar burada önlemini almakta, bilgiyi bireye farklı kanallardan, aynı hantallıkta, parçalayarak vermeye devam etmektedir. Dolayısıyla kara delikler, iktidarın aksine yığınlar ya da bireyler için örtülü, eksik, taraflı bilgiyi yutmakta, reel olan bilgiyi ise dışarıya bırakmaktadır.

Kavramlar, burada düşünceleri temsil etmekte ve zamansızlık içinde reel olan bilgiyi organize etmenin anahtarını oluşturmaktadır.

2. Ismail Saray - From Floor to Sky

(Ismail Saray – From Floor to Sky)

Bu anahtarı elinde sıkı sıkıya tutan, resmi tarihin dışında öznel deneyim ve arşiv tut(tur)ma ile kavramları, metaforlaştırarak sanat yapıtlarına aktarma başarısını gösteren İsmail Saray, Türkiye’de kavramsal sanatın öncü isimlerinden biri olarak, 60’lı yılların sosyo-ekonomik koşullarında, geleneğin dışına çıktı. Sanat yapıtının gücünü estetiğe indirgeyen gelenekselin reddi, Saray’ın, sanat yapıtlarında düşünsel boyutun öne çıkmasıyla kendini şekillendirdi. Her bir yapıt, ideolojik bağlamda özgürlüklerin arttırılması ve devamlılığının sağlanması açısından kara delik oluşturmaya devam etti. Ancak 70’lere gelindiğinde değişen siyasal iklim, akabinde toplumu muhafazakarlaştırmaya iten iktidar mekanizmaları, artan bürokratik engeller, Saray’ın sanatsal yaşam ve pratiklerinde de niteliksel bir değişime neden oldu. Bu değişim, salt kavramlardan değil artık kavramsal-politik yönün öne çıktığı sanat yapıtlarıyla karakterize oldu. Politik irdeleme, değişen sosyo politik iklimin içine yeni kara deliklerin daha yakın ve büyük açılması için verilen bir mücadelenin ürünleriydiler.

3. İsmail Saray_           Performans_   1992

(İsmail Saray, Performans, 1992)

1972 yılında “Envoy” isimli çalışmasında, kendi bedeni üzerinden çıplaklık ve örtülülük karşıtlığının keskin ayrımlarını, bir elçinin selam verme ritüeliyle birleştiren sanatçı, her bir ritüel olgusunu doğrudan aktarır. ‘ER-DAMU-UTU-SU’ isimli 1977 yılında Paris Bienali’nde sergilenen enstalasyonda ise mermi delikleriyle bezenmiş figürler, poligonun birer parçası gibi algılansa da yapıtın diğer detaylarıyla birlikte -örneğin giyotini andıran asılı dikdörtgen cam yüzeyler- Saray’ın sert, politik ve bir o kadar da etkili yapıtlarından birini oluşturur. Yine bu dönemde, meydana getirdiği “Leonardo da Vinci” isimli sanatçı kitabı, kavramsal sanatın etkileyici yapıtları arasında kendini konumlandırır.

4. Ismail Saray, 'ER-DAMU-UTU-SU', Paris Biennial, 1977

(Ismail Saray, ‘ER-DAMU-UTU-SU’, Paris Biennial, 1977)

Yapıt üzerinden iktidar ve düzen irdelemelerinin yanında, 80’li yıllara girerken sanatçının bürokratik açmazlara daha fazla katlanma zorunluluğu– ki burada sanki üzerine giydirilmiş bir deli gömleği etkisi gösterebilmektedir- Saray’ın Londra’ya gidişinin önünü açar. Sanat pratiklerinin dışında 10 yıl gibi uzun bir dönem AND Journal of Art and Art Education isimli dergiyi Jenni Boswell-Jones ile birlikte yayınlar. Sanatın entelektüel boyutunu, farklı disiplinlerle birlikte harmanladığı bu yayının yanı sıra Saray Türkiye’deki sergilere artık İngiltere’den katılım gösterir. Sanat Tanımı Topluluğu ile yürüttüğü çalışmaların yanında (Betik Sanat), Öncü Türk Sanatından Bir Kesit (1987-1988), Toplu Sergi (1987-1988), A,B,C,D Sergileri (1989’dan 1993’e), Büyük Sergi 2 (1990), 10 Sanatçı 10 İş: D Sergisi (1993) sanatçının sanat yapıtlarının yer aldığı sergileri oluşturur.

5. İsmail Saray,  Duvara Ders Anlatma [The Art of Lecture to a Wall], 1980. SALT Research, Ahmet Öktem Archive

(İsmail Saray,  Duvara Ders Anlatma [The Art of Lecture to a Wall], 1980. SALT Research, Ahmet Öktem Archive)

Sanat-politik iktidar ve toplum üçgeninin yarattığı travmaların sanatçı olarak nesnesi olan İsmail Saray, özgürlük mücadelelerine, artık İngiltere’den müdahil olur. Kimi zaman gönderdiği taslak çizimler arkadaşları tarafından uygulanarak sergilenir.  “Kesilen Diller” isimli enstalasyon (1992) böyle bir kollektivitenin sonucu ortaya çıkar. “Savunma” (1988), Still Life (Nature Morte, 1984), From Floor to Sky, Duvara Ders Anlatma (1980) sanatçının kavramsal-politik sanat yapıtlarından bazılarını oluşturur.

6. İsmail Saray_Savunma  (Defense)_Yerleştirme_1988

(İsmail Saray, Savunma  (Defense) Yerleştirme, 1988)

Salt Galata’da, sanat yapıtlarının yanı sıra, geçmişinden bu güne resmi ve öznel olarak bir araya getirilen dokümantasyonların sunumlarından oluşan “İngiltere’den Sevgilerle” sergisi, İsmail Saray’ın sanat yaşamının ve yapıtlarının yalnızca sanatsal boyutunu değil aynı zamanda yaşadığı coğrafyanın sosyo-siyasal yapısında karşı karşıya geldiği açmazların birer okumasını oluşturmaktadır. Arşivleme ise kavramsal sanatın gelişim öyküsüne referans niteliği taşımaktadır.

7. İsmail Saray_Sergiden Enstantaneler

(İsmail Saray, Sergiden Enstantaneler)

Share Button

Yorumlara kapalıdır