Dinamo Mesken, Ege Berensel, Salt Ulus, (27 Ocak-14 Mart 2015)

Share Button

Dinamo Mesken_Fotograf-Photo_Cemal Karadag

DİNAMO MESKEN

Adından dolayı kapatılan ve futbolcuları işkence, soruşturma,

kovuşturma ve yargılamaya maruz kalan bir spor kulübünün; 1975’te Bursa’nın “solcu semti” Mesken’de kurulan Dinamo Mesken’in hikâyesi, Ege Berensel’in çok ekranlı video enstalasyonuyla SALT Ulus’ta.

SALT’ta Sergi: Dinamo Mesken

Görsel Araştırmacı / Sanatçı: Ege Berensel

27 Ocak-14 Mart 2015

SALT Ulus, Ankara

 

Görsel bir araştırma niteliğindeki bu sergi, Türkiye futbol tarihinde adından dolayı kapatılmış yegâne kulüp olan Ertuğrulgazi Gençlik ve Spor Kulübü, namıdiğer Dinamo Mesken’in hikâyesinin izini sürer.

Dev-Genç’liler ile Ülkücüleri bir araya getirebilecek kadar siyasetle futbolu ayrıştırmış ya da kaynaştırmış bir kulüp olan Dinamo Mesken, adını, 1970’li yıllarda Sovyetler Birliği ve Avrupa’da şampiyonluğa ulaşan Dinamo Kiev’den alır. Bu, 12 Eylül Darbesi’nin ardından “milli değerlere açıktan bir saldırı” olarak gösterilir; kulüp kapatılarak yönetici ve futbolcularından bazıları gözaltına alınır, işkenceye uğrar, yargılanır ve çeşitli cezalara çarptırılır.

Ege Berensel’in çok ekranlı video enstalasyonu, ülkenin travmalarından etkilenen bu amatör kulüp kadar, kurulduğu bölgenin toplumsal yapısı ile 12 Eylül askerî yönetiminin kentsel stratejilerini de inceler: 1960’lar Bursa’sının “solcu semti” Mesken’deki toplu konut alanı, göçmen aileler, mahalle dayanışması, karşıt görüşlerin futbol sahasında mücadelesi, siyaset-tapu ilişkisi, semte sonradan inşa edilen polis lojmanları… Berensel, semt sakinlerinin yıllar sonra kulübü tekrar kurmak için bir araya gelişini de takip ederek futbol üzerine geniş bir arşivsel sunum geliştirir.

Video enstalasyonuna, Mesken semtinin yanı sıra kulübün fotoğrafçısı olan ve 1980’de öldürülen Cemal Karadağ’ın fotoğrafları ile çoğunluğu 12 Eylül Darbesi’nden sonra kapatılmış olan amatör futbol kulüplerinin buluntu takım fotoğrafları eşlik eder.

Sanatçının Gezi Direnişi ve futbol ilişkisini irdeleyen Biber Gazı Oley! (2014) adlı kısa videosunun da yer aldığı sergideki Tribün ve Duhuliye bölümü, Hikmet Ildız’ın 1950’lerin sonu ile 60’ların başında çektiği tribün fotoğraflarından; Görülmüş Kütüphane ise, 1978 ile 1982’de cezaevine futbol kitaplarının kapaklarıyla sokulmuş, üstünde “görüldü” damgası basılı iki kitaptan oluşur. Kapakların ardında, Mahir Çayan: Bütün Yazılar ile Lenin’in Paris Komünü Üzerine kitapları vardır.

 

Röportajlar: Vedat Vermez

İkinci Kamera ve Ses: Cahit Sıtkı Çiltaş

Anlatıcılar: Rıdvan Arı, Niyazi Aşır, Erkan Can, Kemal Gültekin, Hasan Gürses, İsmail Güzeltürk, Hüseyin Hürsoy, Ali Nihat İrkörücü, Hamit İzmirli, Ertuğrul Kançay, Raif Kaplanoğlu, Ahmet Karadaş, Avni Karadaş, Bülent Merey, Özcan Selamet, Mehmet Şahin, Kamil Torun, Yüksel Turabik, Vedat Vermez, Tunçkanat Yeğin, Bülent Yıldız

Teşekkürler: Tanıl Bora, Soner Emanet, Fatih Pınar ve Sibel Tekin ile Bursa Hakimiyet Gazetesi, Karataş Birahanesi, Mesken Kıraathanesi, Paşa Dayının Kahvehanesi, Videoccupy

 

 

Dinamo Mesken’in tarihi

Ertuğrulgazi Gençlik ve Spor Kulübü, Mesken semti gençlerinin bir spor kulübü kurmaya karar vermesiyle 1971’de, Tunçkanat Yeğin’in başkanlığı ve Bülent Merey’in antrenörlüğünde faaliyete başladı. Çeşitli branşlarda amatör mücadele veren kulübün gözde branşı futbol oldu.

Sovyetler’in yanı sıra Avrupa’da da adından söz ettiren Dinamo Kiev, 1974-75 sezonunda, Avrupa Kupa Galipleri Kupası 3. Turu’nda Bursaspor ile eşleşerek 1-0 ve 2-0’lık galibiyetlerle turu geçti. Bursa’da gerçekleşen maçta, Sovyetler’den gelen bu önemli takımı izlemek üzere tribünleri dolduran Meskenli gençler açıktan Dinamo Kiev’i destekledi. Dinamo Kiev’in hızlı ve atak futbolundan o kadar etkilenmişlerdi ki, Ertuğrulgazi’nin maçlarında tribünlerden “Dinamo Mesken” tezahüratı yükselmeye başladı. Kulüp artık her daim bu adla anılacaktı.

 

1970’lerin sonu ve 80’lerin başında ülkenin siyasi gündemi, taraftarlarının desteğiyle ayakta kalmayı başaran Dinamo Mesken’i de olumsuz yönde etkiledi. Takımın her deplasmanı olaylı geçti; 1976’da Kemalpaşaspor’la yapılan bir maçta futbolcu ve taraftarlar “Moskova dışarı!” sloganlarıyla ıslıklandı; kulüp binası polis baskınına uğradı. Emniyet’in bilgisi ve izni dâhilinde kulüp için toplanan para, 12 Eylül Darbesi’nin ardından “haraç” olarak nitelendi; bazı yönetici ve futbolcular yargılanarak suçlu bulundu. Kulübün federeliği iptal edildi.

2008’de Meskenspor adıyla yeniden kurulan kulüp, hâlen aktif olarak faaliyet göstermektedir.

Ege Berensel (1968, Muğla)

Ankara’da yaşayan bir medya sanatçısıdır. Angela Melitopoulos ve Maurizio Lazzarato’nun da dâhil olduğu Timescapes grubunun üyesi; medya aktivist kolektifi Vitopya ile Videfesta Medya Sanatları Festivali’nin kurucusudur. Berensel’in Mü/hür (1992) ve Panoptikon (1994) videoları, ulusal ve uluslararası festivallerde ödüllendirildi. Orasıburası (2004) adlı üç ekranlı video enstalasyonu (VideA’yla) 2005-2006’da Kunst-Werke Institute for Contemporary Art’ta (Berlin), 2007’de Fundació Antoni Tàpies’te (Barselona) sergilendi. Bir diğer üç ekranlı video enstalasyonu Türkü Söylemeyen Tepe (2007) ise, 10. Uluslararası İstanbul Bienali’nde gösterildi. Berensel, Strazburg’ta (Çelenk Bafra’yla) Meeting Europe: Turkey: 35 Years of Video Art (2009) sergisinin; Ankara’da Videfesta’10 Uluslararası Medya Sanatları Festivali (2010) ile Bellekmekan (2010), Bizim Gibi Hırsızlar (2011) ve Komşuluk X.0 (2012) sergilerinin küratörlüğünü yaptı.

Basın iletişim
Ceylan Yüceoral             ceylan.yuceoral@saltonline.org             +90 212 334 22 40
Zeynep Akan                    zeynep.akan@saltonline.org                    +90 212 334 22 45
Share Button

Hakkında KolajART

KolajART, çağdaş sanatın güncel üretimlerini, eleştirel düşünceyi ve sanat yazarlığını bir araya getiren bağımsız bir uluslararası çevrim içi sanat platformudur. Dergi, 2013 yılının Kasım ayında DekolajART adıyla kurulmuş, ancak bir takım yaşanan sorunlar nedeniyle 2014 yılının Ocak ayından itibaren KolajART adıyla yayın hayatını sürdürmeye başlamıştır. Türkiye'nin ilk plastik sanatlar odaklı çevrim içi dergilerinden biri olan KolajART, dijital ortamda sanat yazarlığı ve eleştirisinin gelişimine katkı sunan öncü yayınlardan biridir. Kuruluşundan bu yana yalnızca yerel bir sanat ortamının sesi olmakla yetinmeyip, sınırları aşan bir bakış açısıyla hareket eden dergi, farklı coğrafyalardan sanatçıların, küratörlerin ve düşünürlerin katkılarına açık bir yayın politikası benimsemiştir. Bu yönüyle KolajART, Türkiye merkezli olmakla birlikte, içerik ve ilgi alanı bakımından ulusal sınırların ötesine uzanan, çok dilli ve çok kültürlü bir okur-yazar kitlesine hitap eden bir mecra hâline gelmiştir. Bağımsız ve kâr amacı gütmeyen bir web yayını olarak KolajART; sergi değerlendirmeleri, sanatçı söyleşileri, kuramsal incelemeler ve sanat tarihi perspektifinden yorumlarla Türkiye'de ve dünyada çağdaş sanat ortamına eleştirel ve düşünsel bir katkı sunmayı amaçlar. Dergi, yalnızca İstanbul, Ankara ya da İzmir gibi Türkiye'nin sanat merkezlerinde gerçekleşen etkinlikleri değil; Berlin, Paris, Vietnam, New York ve Palermo gibi uluslararası sanat sahnesinin nabzının attığı şehirlerdeki bienaller, sergiler ve sanat fuarlarını da takip ederek, okurlarına küresel çapta bir sanat gündemi sunmaktadır. Farklı kuşaklardan sanatçıları, araştırmacıları ve sanat yazarlarını —yerli ve yabancı fark etmeksizin— ortak bir tartışma zemininde buluşturan dergi, güncel sanatın eleştirel hafızasını oluşturmaya yönelik süreklilik taşıyan önemli bir dijital arşiv ve paylaşım alanı niteliği taşır. Bu bağlamda KolajART, yalnızca bir yayın organı olmanın ötesinde, Türkiye ile dünya sanat çevreleri arasında bir köprü işlevi gören, disiplinlerarası ve sınır ötesi bir düşünce platformu olarak konumlanmaktadır.

Yorumlar kapatıldı.