Hakan Erol: Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita

Share Button

H1 Biz-Burada-Devrim-Yapiyor_166136_1

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan Ece Temelkuran, mesleğini hiç icra etmemiş 1993 yılında Cumhuriyet gazetesinde  gazeteciliğe başlamıştır.

CNN Türk’te muhabirlik yapan Temelkuran, Milliyet ve Habertürk gazetelerinde ise yazılar yazmıştır. BirGün gazetesi genel yayın yönetmenliğini de yapan  Temelkuran, şu an hiçbir yerde yazmıyor.

Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita, Muz Sesleri ve Kayda Geçsin gibi önemli kitapları bulunur Temelkuran’ın. Venezuella’daki Bolivarcı[1] sistemi yerinde gören Temelkuran bunu ‘’Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita’’ adıyla kitaplaştırmıştır.

Kitabın en önemli özelliği bir gezi kitabından ziyade, ideolojik bir kitap niteliği barındırması ve “başka bir dünya mümkün”’ diyenlerin sesi olması…

Simon Bolivar

2006 yılında çıkan kitap, Venezuella’yı ve Bolivarcı sistemi doğru bir şekilde öğrenebilmemiz açısından müthiş kaynaklar sunuyor. Bir Latin Amerika ülkesi olan Venezuella’da, Chavez iktidarı dönemiyle başlayan ve hâlâ devam eden sosyalizm arayışını ve bu doğrultuda sosyalizme geçişi konu alıyor.

Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita’nın, Temelkuran’ın ‘elle tutulur’ bir iki kitabından biri olduğunu söyleyebiliriz. Bunu diyerek Temelkuran’ı ne kadar yermiş olsak da, kitabın önemini  bir o kadar arttırmış oluyoruz…

Temelkuran, kitabına temel bir noktaya değinerek ve sorular sorarak başlıyor. Sorun sistem sorunu, yani kapitalizm: “Bir memleketin yoksullarının birbirlerini değil, onları yoksul ve bireylenmiş kılan düzeni dişlemeleri nasıl sağlanır? Bir ülke, bütün bunları yapacak güce sahip olduğuna nasıl inandırılır? Bir halk nasıl ikna edilebilir hayatı değiştirebileceğine ve her şeyin çok güzel olacağına?’’

Sorduğu sorulara karşılık olarak Venezuella’ya neden gittiğini anlatıyor Temelkuran: “Venezuella’ya bu yüzden gitmek gerekiyordu. Yoksulları isyan eden, devrimi yoksulları tarafından yapılan bu ülkeyi görmek gerekiyordu. Bütün dünyayı titreten ABD imparatorluğunun tam anlamıyla burnunun dibindeki bir ülkede nasıl dünyaya kafa tutulduğunu, bir halkın uluslar arası finans ve petrol şirketleri tarafından çizilmiş kaderini nasıl değiştirdiğini anlamak gerekiyordu (…) Adlı adınca söyleyeceksek, devrim nasıl yapılır, anlamak gerekiyordu.”

Temelkuran’ın bu kitabı bir diğer yazma gerekçesini ise şöyle ifade eder: “Birazdan okuyacaklarınız, orada gördüklerimin hikâyesidir (…)Venezuella’da konuştuğum her insan o kadar çok, “Bizi biri anlatmalı. Doğru anlatmalı,” dedi ki üzerimde gönderilmiş bir selamın ağırlığı kaldı. Selamın ağırlığı bir kitaba dönüştü.”

Temelkuran’ın, Yüzbaşı Rangel ile yaptığı konuşma Venezuella’daki –Bolivarcı, yarı sosyalizm sistem yapısından dolayı- dayanışmayı ve komün yaşamı anlatması bakımından önemli: “ …Aynı zamanda bu nucleo[2]’larda eğitim amaçlı çalışmalar da yapılıyor. Chavez hükümetinin başlattığı ulusal düzeydeki okuma yazma seferberliği merkezleri; ekonomik nedenlerle liseyi ve üniversiteyi bırakanlar için yaşadıkları veya çalıştıkları yerde eğitimlerine devam edebilmeleri için kütüphaneler; çocuklar için mini-futbol sahası; gönüllü eğitmenlerin çalıştığı tiyatro, müzik ve dans dersleri için bir alan… Her barrio[3]’nun kendi seçimleri ve yeterlilikleri ile belirlenen üretim ve etkinlik alanları çoğalabiliyor.’’

Ayrıca yine bir Latin Amerika ülkesi olan sosyalist Küba’dan, ücretsiz olarak gelen doktorlar bu barrio’larda hastaları ücretsiz muayene edip, yine ücretsiz bir şekilde ilaçlarını temin etmelerini sağlıyor. Sağlık konusunda Küba ve Venezuella’nın nasıl ileri teknikte olduklarını, sağlığa, yani insana ayırdıkları bütçeyi ise hepimiz zaten biliyoruz.

Hugo Chavez

Temelkuran, özellikle Caracas’ta Chavez’in çok sevildiğini her yerde onun için yazılan duvar yazıları olduğunu belirtiyor: “Caracas’ın bütün duvarları Chavez’i, mevcut hükümeti destekleyen sloganlarla, resimlerle dolu (…) Yazılar, dünyanın başka yerlerindeki duvar yazıları gibi değil, düzenli ve nizami! Belli ki bu yazıları yazanlar, iktidarla aynı şeyi düşündükleri için yakalanacaklarından, durdurulacaklarından hiç korkmadan, özene bezene, ihtimamla yazmışlar. Diğer yandan her bir harfin Latin Amerika’nın en neşeli renkleriyle yazıldığını tahmin edebilirsiniz herhâlde.’’

Kooperatiflerin işleyişinde karşılaştığı durumu ise şu şekilde anlatıyor Temelkuran: “Büyük bir dikiş atölyesinde, kadınlar makinelerin arasında oturmuş, bir toplantı yapıyorlar. İki yüz kadar kadın, içlerinden birinin yaptığı bir konuşmayı dinliyor. Bir adam mikrofonu eline almış şunları söylüyor: Burada patron yok. Ustabaşınız yok. Bu yüzden kendi sorumluluğunuzu yerine getirmek için birinin gelip sizi uyarmasını beklemeyin. Çünkü burada kimse size emir vermeyecek. Burada yaptıklarınızın gelirini eşit olarak bölüşeceksiniz. O yüzden eşit emek harcamalısınız.”

Temelkuran, ABD’nin, Venezuella halkı nezdinde, özellikle de Chavez taraftarları üzerinde kurduğu baskıdan da bahsediyor: “Venezuella, ABD emperyalizmine en yakın muhalif kıyı olduğu ve ABD işgali paronayasıyla yaşadığı için İngilizce konuşanlardan bilhassa pek hazzetmiyorlar (…) Son derece doğrudan ve net bir biçimde şu soruyla karşılaşabiliyorsunuz: “CIA ajanı mısınız?’’ Bunu o kadar doğal bir biçimde soruyorlar ki, “Hayır, sadece İspanyolca bilmiyorum,” diye cevaplamaktan başka çarem kalmıyor.”

Askerlerin inanılmaz bir sıcakkanlılıkla halkla şakalaşması ve yardımlaşması, burjuvaların her gün büyük bir umutla Amerikan uçaklarının gelip kendilerini kurtaracaklarını beklemeleri, yine burjuvaların evlerinin çevrelerini “elektrik telleriyle” çevirip kendilerini “korumaları” ve alışveriş merkezlerinden çıkmamaları…

“Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita”da bunların hepsine rastlamak mümkün…

EVEREST yayınlarından çıkan kitap Türk Tabipler Birliği (TTB) tarafından “Düşünce ve Demokrası Ödülü” ne layık görüldü.

Sade ve  anlaşılır bir dille yazılmış olan  kitapta   sık sık verilen somut örnekler anlatımı daha güçlendirmiş. Latin Amerika’nın bu güzel ülkesini daha iyi anlayabilmek için kitabı bir solukta okumanızı dileğiyle…

Son sözü Chavez’e bırakacak olursak; “Yaşayacağız ve kazanacağız!”


[1] Simon Bolivar, Venezuella doğumlu olmasına rağmen bütün Latin Amerika’nın sömürgelikten bağımsızlığa geçiş yolunda, neredeyse bir aziz olarak ‘’taptığı’’kahramandır. Latin Amerika’da Simon Bolivar, ‘’Libertador’’, yani ‘’Özgürleştirici’’ ismiyle bilinir. Kısacası Bolivar, 1800’lerin başında Latin Amerika’yı, -İspanyol sömürgesine karşı, yurtsever ve aydınlanmacı güçleri örgütleyerek- Kolombiya, Panama,Ekvador, Peru, Bolivya ve Venezuella gibi ülkerin bulunduğu bölgeyi bağımsızlığına kavuşturan Venezuellalı kahramadır.

[2] Çekirdek

[3]  Gecekondu

 

Share Button
Hakan EROL

Hakkında Hakan EROL

92 yılında İstanbul’da doğdu.Kırklareli Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Müjdat Gezen Sanat Okulu Yaratıcı Yazarlık Bölümünde bir süre okudu. Yazarkafa, Ayı gibi dergilerde Duvar ve Gündemedirne gibi gazetelerde edebiyat üzerine yazıları yayımlanan Hakan Erol, uzun süredir düzenli olarak soL Haber Portalı’nda Serbest Kürsü’de yazmakta. Şimdilerde ise polisiye bir roman üzerinde çalışmakta…

Yorumlara kapalıdır