Haluk Öner: Baki Ayhan T.’nin Şiiri Hem Hepsidir, Hem Hiçbiri

Share Button

baki

 

Bir şairin toplu şiirlerinin yayınlanması, yalnızca okurların bu şiirlere kolay ulaşımını, şairin biriktirdikleriyle yeniden gündeme gelmesini sağlayan bir anlama sahip değildir. Toplu şiirler, şairin tecrübelendiğini, şiir kanonlarının, edebiyat ortamlarının bir hastalığa dönüştürdüğü güncellik ve görünür kalma kaygısından sıyrılıp kalıcı olmaya doğru adım attığı, bir birikimin toplu göstergesi, şairlik macerasının manzum hikâyesidir. Son dönemlerde şiir üzerine yazıları, şiir tartışmaları ile ön planda olan, şairliğinin biraz daha geride tutulduğu/tutturulduğu Baki Ayhan T.’nin Toplu Şiirleri Yapı Kredi Yayınlarından çıktı. Şairin bütün hikâyesi bütünlüklü olarak okunabilir artık.

Cinsellik, ten, çocukluk, aşk, metinlerarasılık (kendi deyimi ile şairlerarasılık), geçmiş, tekbaşınalık, yalnızlık, hayal kırıklığı, duygular, duyular, duyulararası aktarım, eşyaların ruhu… Bu sözcükler onun bütünlüklü bir yapıya sahip şirini anlamak için izlenecek parçalı gidiş yolunun anahtarları, duraklarıdır. Şairin bunları ifade ederken kullandığı dil ve söylem onu imgeci, gelenekçi, deneysel, vb. yapmıyor. Aslında Baki Ayhan T.’nin şiiri hem hepsidir, hem hiçbiridir. Özgünlüğünü de bu belirsizlikten alır.

nobelkitap_com_36361

Hileli Anılar Terazisinde duyuların ve duyguların güçlü ifadesi, Uzak Geçmişe Övgü ile pekişirken, değişimin habercisi, Fırtınaya Hazırlık’taki şiirler, Soylu Yenilikçi Şiir Manifestosu’nun ruh kazandığı metinlerdir. Bu metinler, yalnızca dizelerin dizimindeki matematiksel (1-2-3-4-3-2-1) düzenle açıklanamaz. Baki Ayhan T. bu kitabında deneysel şiirin sınırlarını zorladığı ucuz ve sonu belli bir maceranın içine atmamıştır, kendini. Bu kitaptaki metinler, onun şiirinde hiçbir zaman kaybolmayan duygu yoğunluğunun,  belirgin ve tercihli bir formla ifade edilmesidir.  Kitabın odağı olarak tanımlanabilecek ‘biçim-duygu birlikteliği’nin bir anlam ifade edip etmediği güncel tartışmalarla –şiir ortamlarının angaje refleksleri de hesaba katılırsa- cevaplanamayacak bir sorudur. Bu sorunun cevabını –şairinin bile görüp göremeyeceği belli değildir- kalıcılık konusunda asıl karar verici mekanizma olan zaman verecektir.  Soylu Yenilikçi Manifesto’nun kitabın bir parçası olarak düşünülmesi, kitaptaki şiirlerin içeriğinin kaçırılmasına yol açmıştır. Şiirlerin, tartışmalardan uzak, yalnızca şiir metinleri olarak okunup değerlendirilmesi bağlamında Fırtınaya Hazırlık’taki şiirlerin toplu şiirler arasında daha anlamlı bir yeri olmalıdır. Bence Kopuk Baki Ayhan T.’nin şiirindeki esaslı değişimi gösterir metinlerden oluşur. Kopuk’taki şiirler, şairin önceki şiirlerinden farklı bir özgüvenle yazılmış gibidir. Yağmur için onlarca metaforu kullanması, şiir kişisi ile şairin kendisi arasında -düşünce bağlamında da- organik bağlar olduğunu gösteren dizelerin serpiştirilmesi ve bütün bunların -şiirin doğasına uygun biçimde-  sezgi yoluyla anlaşılması nitelikli bir okurun görebileceği değişimlerdir. Bu nedenle Kopuk, Baki Ayhan T.’nin Toplu Şiirlerinden hemen önce şiirle-duygu yoğunluğunun titiz seçimlerle ve bağdaştırmalarla örülen yapısının yanına eklediği- ‘tecrübe’yi birleştirmesi bakımından da önemli. Sanırım ‘usta şair’ nitelendirmesi de bu birliktelikle ortaya çıkıyor.

Hayat-ve-Hayal-Muzesi-baki ayhan t kimdir

Baki Ayhan T.’nin Toplu Şiirleri şiir-tecrübe birlikteliğinin bir araya gelişini kronolojiye uygun biçimde hikâye etmiştir. Bu hikâyenin sonunda usta bir şairle karşılaşılacağından emin olunabilir. Bu kitap okur için ne kadar değerliyse şairi için de o kadar önemlidir. Umarım, şair kimliğini ona hatırlatır ve hayat ve hayal Müzesi ile başlayan şiir serüveninin ikincisini hem kendisine hem okura müjdeler.

Sonrası…

Sonrası şaire kalır…

Not: Bu yazı Hayal Dergisinde Yayımlanmıştır.

Share Button

Yorumlara kapalıdır