Vecdi Uzun: Anadolu’da Genç Ressam Olmak

Share Button
Ali Gümülcine

Ali Gümülcine

Resmimizin gelişmesi için gençlerin desteklenmesine inanmaktayım. Gençlere destek için çabalayanların öncelikle durum tespiti yapmasında yarar olduğu ve karşılıklı bilgi paylaşımı yapması gerektiği düşüncesindeyim.

Genç ressamların son on beş yılda son derece yüksek ilgi görmesi resmimiz için önemli bir gelişme sürecinin başlangıcı olarak görülse de; bu süreçten yararlı sonuçlar alınabilmesi için “Genç Ressamlar” konusuna daha geniş bir çerçeveden ve yukarıdan bakma zamanının geldiğini düşünüyorum.

Sanatta henüz yeterlilik ve gereken tecrübe yaşına ulaşamayan gençlerin özellikleri ve çalışmalarına yönelik detaylı bilgi sahibi olmadan bazı çevrelerce sadece “Genç” olmalarından hareketle iyi niyetle bile olsa yapılan bir takım yüzeysel değerlendirmelerin önemli kısmının da tüm gençleri yansıtmaktan uzak olduğu gibi, araştırmadan yapılan çeşitli bilgilendirme ve yorumlar gençlere yarardan daha çok zarar verebilmektedir.

Bu eksik, yetersiz bilgilendirme ve esen rüzgârın etkisiyle “Hamdım, Piştim, Yandım.” deme ihtiyacını bile hissetmeyen ve iletişim kanalları aracılığıyla cazibe merkezi haline getirilen genç ressamlar bazı galerilerce süresi geçince kullanıp atılan bir meta haline getirilmektedir.

Genç ressamlarla yoğun olarak ilgilenmemin başlangıcında ben de az bilgiyle çok hata yaptım, ama zaman içinde elde ettiğim bilgilerin çok yarar sağladığını, onları tanımaya başladığımı ve gençler konusunda daha az yanılgıya düştüğümü gördüm.

Cesar Santos

Cesar Santos

 

GENÇ RESSAM YAŞI:

Genç ressamların yaş sınırının 35-38-40 olduğu konusunda çeşitli tartışmalar bulunmaktadır. Bilim ve teknolojinin gelişmesi sonucunda insan ömrü giderek artmaktadır.

WHO – Dünya Sağlık Örgütü açıkladığı yeni yaş dilimlerini yükseltmiştir. 0-17 yaş arası: Ergen, 18-65 yaş arası: Genç, 66-79 yaş arası: Orta Yaş, 80-99 yaş arası: Yaşlı

Gençler arasında lisans sonrası eğitime devam etme arzusu, yaşam koşullarında düzelme ve artan yaşam süresi dikkate alarak genç yaş sınırının 38 olarak kabul etmekteyim.

 

GENÇ RESSAM BİLGİ FORMU:

On yıldır genç ressamları yakinen takip ederek, onların tanıtımına katkı sağlamaya gayret ediyorum. Projeyi sistematik hale getirmek ve kayıt altına almak amacıyla son yedi yılda bağlantı kurduğum gençleri “GRBF-Genç Ressam Bilgi Formu” ile arşivledim ve daha sonra büyük kısmı ile email, sms veya telefon ile bağlantı kurarak bilgileri güncellemeye ve teyit etmeye çalıştım. Gençlerden GRBF alınması başlangıçta hızlı iletişim için rehber oluşturmak amacıyken, zamanla bu gençleri bazı özellikleri ile çok kolay ayırt etme ve büyük pencereden bakarak gençleri tanıyıp yorum yapma imkânı sağladı. Zaman içinde bu formların sayısı artınca “Genç Ressam Potansiyeli”nin varlığını ve yapısal özelliklerini daha net fark etmeye başladım.

Gençlerin bir kısmi ile de yüz yüze bağlantı kurarak onlardan doğrudan bilgi aldım. Bu gençlere sergi imkânı sağlamak için gençlerle oluşturduğum ve gönüllülük esasıyla çalışan “Yeni Nesil” genç ressamlar topluluğu ile katıldıkları sergi, fuar, festival vb. etkinliklerinde bizzat yanlarında durarak genç ressamları doğrudan gözledim.

Şu an arşivlediğim gençler iki ana gruptan oluşmaktadır.

  1. Haziran/2017 tarihi itibariyle 38 yaşı aşmayan gençler
  1. GRBF alındığı tarihte 38 yaşı aşmayan, ama daha sonra yaş sınırını aşanlar

Bunların toplamı olan 3.128 gence ait GRBF bilgileri üzerinden yaptığım değerlendirmeyi genç ressam potansiyelimizin tanınmasına yardımcı olmak için paylaşmaktayım. Bu konuda detaylı akademik çalışma yapabileceklerle de bu bilgileri birlikte değerlendirebilmeye de açığım.

Damla Bozkurt

Damla Bozkurt

 

PARAMETRELER:

Başlangıçta tüm Türkiye’deki gençleri tanımaya yönelik çalışırken, zaman içinde bağlantım ağırlıklı olarak Anadolu’da yaşayan/sanat yapan/mezun olan gençlere yoğunlaştığı için (Arşivde sadece %7 oranında İstanbul’da yaşayan genç ressam bulunmaktadır.) arşiv incelemelerinden “Anadolu’daki Genç Ressamlar Yorumları” na ulaşmaya başladım.

Genç ressamların daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle yaptığım bu çalışmanın yöntemi hakkında bilgi vermemde yarar var. Bu çalışma sadece GRBF’ları üzerinden, bir şekilde daha önce başka kişilerce açıklanan bilgilerden veya elde olan resmi rakamlardan yararlanılarak yapılmamıştır. Bu bilgiler sadece gözlem de olmayıp, gençlerin bu konuda beyanlarına dayanmaktadır. Bu yollarla alınamayan bilgiler ise zaman zaman onların hemen yanında olarak, karşılıklı samimi ve güven içinde geçen sohbet ortamında bilgi alarak ve dışarıdan gözleyerek objektiflikten uzaklaşmayarak tamamlanmıştır. Hiçbir ortamda gençlerin bilgilerini değiştirmek veya etkilemek amacıyla tutum sergilememiştir.

 

  • Anadolu’daki genç ressamların varlıkları ve yarattığı etkilerinin sosyolojik sonuçlarının sanata etkisine ulaşılmaya çalışılmıştır.
  • Bu çalışmada sanat eğitimi almış gençlere odaklanılmıştır.
  • Genç ressam seçiminde belirtilen parametreler dışında kendilerine ulaşılabilirlik (tanınırlık ve başarı) düzeylerinden başka unsur bulunmamaktadır. Bu yolla alınan GRBF’larının tamamı tesadüfü örneklemede olduğu için sonuçları değiştirecek sapmalar yaratmamaktadır.
  • Başlangıçta sadece benim tarafımdan temas kurulan gençlerden talep edilen GRBF belirli aşamadan sonra gençlerden kendiliğinden gelmeye başlayınca Türkiye genel ortalamasını daha sağlıklı yansıtmaya başlamıştır.
  • Gençlerin özelliklerinden olan Kadın/Erkek, Okul, Eğitim Düzey, Yaş, Tecrübe durumları, Eğitim Merkezinin bulunduğu coğrafya ve gençlerin doğduğu, yetiştiği ve yaşadığı yerler gibi unsurlar da tesadüfü örnekleme kuralına titizlikle uyulmuştur.
  • Bu çalışma esnasında en az lisan öğrencisi /mezunu olma şartı bulunmaktadır. Lisans öğrencisi / mezunu olmayan yetenekli ve başarılı 23 genç ressam değerlendirme dışında tutulmaktadır.
  • Bu çalışma daha çok Anadolu’daki genç ressamlar yorumlayan niteliktedir. Değerlendirme içinde bulunan İstanbul’da yaşayan ve %7’lik grubu oluşturan 218 genç ressamın 173’ü de Anadolu’dan İstanbul’a sanat için taşındığı için genel değerlendirme sonuçlarını etkilememektedir.
  • Değerlendirme esnasında 38 yaşını aşan ressamların durumları kendi içinde değerlendirilerek toplam değerlendirmeye dâhil edilmiş ve sonucunda genel değerlendirme sonucu da değişmediği görülmüştür.
  • Anadolu’da şu an sanat eğitimi veren okulların %80’lık kısmına ait en az 9 öğrencisi ile bağlantı kurulduğu için okulların öğrenci profilleri hakkında da sağlıklı bilgilere ulaşılmaktadır.
  • Değerlendirme sonuçlarının kolay anlaşılması için %’lik dilimlerle sonuçlar ortaya konulmaktadır. Bu oranlar. 50’nin üstünde olanlar tama artırılarak ve az olanlar ise eksiltilerek kullanılmaktadır.
Deniz-Beşer

Deniz Beşer

 

DEĞERLENDİRME SONUÇLARI:

  • Yaş – Cinsiyet:
  • Gençlerin yaş dilimleri; 21-26 yaş % 31, 26-30 yaş % 30, 31-35 yaş % 10, 36-38 yaş %       7 ve şu an için yaşı 38 yaşı aşan % 22
  • Gençlerin %84’u erkek, sadece %16’ı kadındır. Türkiye’de sanat eğitim ve öğrenim aşamasında kadın/erkek ortalaması %40/60 dağılımında iken kadın oranın %16’ya düşmesi kadınların önemli kısmının sanattan koptuğu veya piyasada yer almadaki sıkıntıları nedeniyle pasif konuma geçtiği gözlenmektedir.
  • Medeni Hal:

Gençlerin evlilik oranı kadınlarda daha yüksek olup, genelde yaş ilerledikçe evlilik artmaktadır. Öğretmenlik veya kadrolu akademisyenlik sağlanmadan evlilikten kaçılmaktadır. Serbest çalışan atölye sahibi gençlerin %85’lik kısmı bekârdır. Genç bekar erkek ressamlar yaşlarının özelliği nedeniyle hayatlarındaki önemli değişimlerde risk alabilmektedir.

  • Eğitimin İçeriği ve Düzeyi:
  • Gençlerin % 72’i Eğitim Fakültesi, %26’lik kısmı Güzel Sanatlar Fakültesi ve sadece %2’lik kısmı İletişim- Tasarım fakültesi (Tasarım bölümleri) mezunudur.
  • Gençlerin %83’ü Lisans öğrencisi-mezunu, % 15’i yüksek lisans öğrencisi-mezunu, %1’i doktora öğrencisi-mezunu, % 1’i akademik kadrolarda Görevlidir. (Doçent ve Yrd. Doçent)
  • Gençlerin %98’i Devlet Üniversitelerinde, sadece %2’si de Vakıf Üniversiteleri öğrencisi ve mezunudur.
  • Gençlerin % 42’lik kısmı süresinde , %31’lik kısmı birinci dönemde, %21’lik kısmı 2 dönem sonra ve %3’lik kısmı 3 dönem sonra ve %2’lik kısmı daha sonraki dönemde eğitimi tamamlamaktadır.
  • Lise Eğitimlerinin Kaynağı:

Lisans eğitimi yapan gençlerin %72’lik kısmı Güzel Sanatlar Lisesi mezunudur. Köklü Fen eğitimi veren Anadolu Liseleri ve kolejlerden mezun genç bulunmadığı gibi, %15’lik kısmında klasik lise ve kalan %13’lük bölümde Endüstri meslek, Ticaret, Tarım vb. olmak üzere tüm liselerden gelen gençler oluşturmaktadır.

Gençlerin % 30’luk kısmı orta ve %70’lik kısmı ise orta altı gelir düzeyi ailelerden gelmektedir. Örnekleme olarak seçilen öğrencilerden hareketle gençlerin ebeveynlerinin % 4’lük kısmının Eğitim Fakültesi ve % 0,6 (Binde altı)‘lık kısmının ise GSF mezunu olduğu ve sadece %0,4’lük kısmının bağımsız ve profesyonel olarak sanattan geçindiği anlaşılmıştır.

Gençlerin okul öncesi ikametlerinin (memleket) değerlendirildiğinde %12’lik kısmının 50.000 kişilik ilçeler ve %50’lık kısmının 100.000 kişilik şehirler olması dikkat çekmektedir.

Buradan hareketle gençlerin orta ve orta altı gelir grubu, sanattan uzak ailelerden ve ağırlıklı taşradan gelmeleri onlar sanatın özünü kavramaları için ciddi sorun oluşturduğunu düşünmekteyim.

Yıllardır Trabzon’da bir genç ressam varlığı bilinmekte iken son zamanda Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin gibi şehirlerden gelen ve adlarını duyuran gençlerin varlığı da dikkat çekicidir.

Fahri Çağdaş

Fahri Çağdaş

  • Eğitim Sistemi hakkındaki Düşünceleri:

Gençlerin % 69’luk kısmı aldıkları eğitimin yeterli olmadığını ve akademik kadronun da bu konudan çok uzak olduğunu açıkça ifade ederken, Güzel Sanatlar Lisesi çıkışlı gençlerin % 76’lık kısmını da Lisans düzeyinde verilen eğitim ile lise eğitimi arasında çarpıcı fark olmadığını açıklamaktadır.

Gençlerin %92’lik kısmı bu yetersizlikleri nedeniyle kendi karşılıklarının Batı’da olmadığını ve bunda da yetersiz eğitimin önemli etkisinin olduğu düşünmektedir.

  • Öğrencilerin Şehirlere/Okullara Göre Dağılımı:

 Anadolu’nun dört cephesinden ( Edirne’den Van’a, Trabzon’dan Mersin’e kadar) sanat eğitimi veren yükseköğrenim kuruluşlarının %80‘lık kısmına ulaştım ve buralardan GRBF aldım. Bir eğitim kurumlarından alınan GRBF en az 9 olduğu için ortalamayı yansıtmaktadır.

Gençlerin tamamına yakını ilk etapta lisans eğitimini Mimar Sinan, Marmara, Hacettepe ve Gazi Üniversiteleri Güzel Sanatlar Fakültelerinde yapmayı hedeflerken, sınavları geçememeleri ve sosyo-ekonomik şartların daha ağır basması nedeniyle Anadolu’daki eğitim merkezlerine yönelmektedir. Eğitim fakülteleri temel amaçları olan sanat eğitimcisi yetiştirilmek üzere açılmıştır. Güzel Sanatlar Fakülteleri ise başka bir amaçla eğitim vermektedir. İlk psikolojik kırılma gençte bu aşamada yaşanmaktadır. Bazı gençler ise başlangıçta kazanabileceği bir taşra eğitim fakültesini seçmekte ve zaman içinde hem öğretmenlik ile sanatı birlikte başarı içinde yürütebileceğini düşünmektedir.

Hemen hemen her şehirde sanat eğitimi veren fakültelerinin olması nedeniyle doğduğu veya yaşadığı yerde yükseköğrenime başlayan genç ressam kültür düzeyini de geliştiremediği gibi ders/sınıf geçme mantığıyla hareket ettiği için eksik bile olsa kendine verilen eğitimi içselleştirilememektedir. Doğduğu yerde, memleketinde veya küçük bir şehirdeki taşra üniversitende mahallî yaşayan gençlerce sanatın yaratıcılık olduğu yeterince anlaşılmamaktadır.

Anadolu’daki eğitim kadrosunun önemli kısmının yukarıda da açıkladığım Mimar Sinan, Marmara, Hacettepe ve Gazi Üniversiteleri GSF veya Eğitim Fakülteleri’nden mezun kurucu kadrolarca oluşturulmasına rağmen hala istenilen düzeye gelememesi düşündürücüdür. Genç ressamların %69’luk kısmı okullardaki akademik kadroların yetersizliğini açıklaması ciddi bir sorunun varlığını ifade etmektedir.

Anadolu’nun bazı şehirlerinde başarılı gelişmelerin olmasının temeli önder kavramıyla doğru orantılıdır.

  • Selçuk Üniversitesi/Konya’da başta GSF eski Dekanı Prof.Dr. Hüseyin Elmas başta olmak üzere tüm akademik kadronun ve Necmettin Erbakan Üniversitesi/Konya’da Doç.Dr. İsa Eliri’nin gençleri organize ederek onlara önderlik yaratması Konya’ya çok ciddi katkısı bulunmaktadır.
  • Alarm-Art topluluğunun önderi olan Hakan Esmer’in varlığı Eskişehir’den başlayarak giderek gelişen büyük bir genç topluluğu yaratmaktadır. Hakan Esmer ve Alarm Art topluluğunun organizasyon yeteneğinin akademik düzeyde incelenmesinin Türkiye’ye ve sanat piyasasına ciddi yarar sağlayacağı düşüncesindeyim.
  • Edirne, Kayseri ve Samsun dikkat çekici şehirlerdir.
  • Özellikle Ankara gibi çok sayıda şehirlerde yeterli genç ressam potansiyeli yaratılmamış olması son derece düşündürücü olup, bu konunun incelenmesinde yarar olduğu kanaatindeyim.
  • Trabzon’nun hala duraklamayı aşamamaktadır. Birkaç istisna dışında Akademi ile gençler arasında ilişkinin kopmuş olduğu gözlenmektedir. Bu şehrin gençlerinin sadece aşırı özgüvenleri, kendilerini sadece bölge ölçeğinde değerlendirmesi ve dışarıya açılamamalı da onlar için ciddi olumsuzluk yaratmaktadır. Bu şehirden çıkacak birkaç “Ağabey Ressam” gençlerin ufkunu değiştirerek onlara ciddi katkı sağlayabilir.
Irmak Dönmez

Irmak Dönmez

  • Gençlerin Portfolyo Hazırlama Bilgisi:

 Lisans mezunu olmuş 21-25 yaş grubu 43 genç ressamların bir kısmından tesadüfü seçimle ve çalışmaları olumlu bulunan bir kısmından da detaylı inceleme yapmak amacıyla portfolyolerinin bir ay içinde gönderilmesi talep edildi. Gençlerin %3’lik kısmı anında, %4’lük kısmı 15 gün içinde, %12’lik kısmı 1 ay içinde portfolyolarını email olarak iletti. %16’lik kısmı ise tekrar tekrar hatırlatma sonucu üç ay içinde iletti. Kalan % 65’lik kısmına konu tekrar hatırlatılınca bu gençlerin %50’sinin (Toplamın da %32,5’luk kısmı) beyanlarından portfolyolarının olmadığı ve hazırlamayı da bilmediği ortaya çıkmıştır.

Sanat eğitimi veren okulların kendilerini sorgulaması gerekmektedir.

  • Gençlerin Sanat Faaliyetlerine İlgisi:

 ArtAnkara Fuarı son 3 yıldır Anadolu için son derece önemli etkinlik haline gelmektedir. Ulaşım kolaylıkları dikkate alındığında Ankara çevresindeki sanat eğitimi veren ve gün içinde gidip gelinebilecek şehirlerdeki okullarda eğitim gören gençlerin yüzde kaçı fuarı ziyaret etmiştir? Fuar biletli öğrenci ziyaretçi sayısı ile bu illerdeki öğrenci sayısı da bellidir. Sorun öğrencilerin ilgisizliğidir. Bir genç sanat öğrencisi için önemli fırsat olduğunun bile farkına varamayanların sayısı çoktur.

           Yabancı Dil Konusu:

Yabancı dil konusundaki düzeylerini öğrenmek amacıyla tesadüfü olarak iletişime geçtiğim gençlerin %90’ı yabancı dil bilmediğini açıkça beyan etmiştir. Yabancı dil bildiğini beyan eden %10 oranındaki gençlere bu konudaki yetkinliği incelendiğinde gençlerin sadece % 9’lik (Yüzde Dokuz) kısmının yabancı dil bildiği ve toplamda da sonucuna gençlerin sadece % 0,9’unun (Binde dokuz) yabancı dil bildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu gençlerin önemli kısmının da vakıf üniversitelerinden Lisans mezunu veya öğrencisi ve doktora mezunu veya öğrencisi olduğu göz önüne alındığında Lisans düzeyinde yabancı dil sorunu olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

 

  • Türkçe’ye Hâkimiyetleri:

 

GRBF aracılığıyla gençlere yöneltilen “Sanata Bakışı “ ve “Resminin anlatılması” hakkındaki sorulara verilen serbest metin tarzı kısa cevapları üzerinden Türkçe ve yazım kuralları bilgi düzeyi incelenmiştir. Gençlerin sadece %24’lük kısmının yazım kurallarına hâkim olduğu anlaşılmaktadır. Genç ressamlarla çeşitli dergiler için yapılan söyleşi için sorulara alınan uzun cevaplardan ulaşılan sonuç ise daha da acıdır. Genç ressamlardan söyleşi sorularına alınan cevaplar veren gençlerin sadece % 7’lik kısmının metini Türkçe yazılım kural ve anlam bütünlüğü ile gönderilmiştir. %32’lik kısmının hem cümlelerinde hem de yazının bütünlüğünde anlam tutarsızlığı gözlenip düzeltilmiştir. Gençlerin %72’lik kısmının metinlerinde en az 250 yazım hatası bulunmuştur. Toplam metinin 900-1.200 sözcükten oluştuğu düşünülürse gençlerin yazı kurallarını bilmediği anlaşılmaktadır. Gençler Yüksek Lisans ve Doktora eğitiminde ilerlerken hem yabancı dil, hem Türkçe ve yazı kurallarındaki yetkinliğinde büyük artış gözlenmektedir.

Kerem İşcanoğlu

Kerem İşcanoğlu

  • Kültürel Birikim:

Gençlerin okumadığı yeterli Türkçe ve dil bilgisine sahip olmamasından kolaylıkla anlaşılmakla birlikte, yakın temas kurulan gençlere dolaylı olarak ilgilendiği edebiyat dalı ve okuduğu kitaplar sorulduğunda sadece %5’lik kısmından tutarlı cevap alınmaktadır. Büyük kısmı kitap okumayı resim eğitimi ve sanat tarihi ile sınırlı olarak değerlendirmektedir. Felsefe ile ilgili sadece 9 gence rastlayabildim. Gençler okumadığı için kültür düzeyi çok düşüktür.

Gençlerin Kültürel birikim eksikliğinin çevrelerinde örnek-rol model insanların bulunmaması ve geldikleri aile yapılarının önemli etken olduğunu düşünmekteyim.

 

  • Kopyacılık-Esinlenme-Aşırma:

GRBF alınan gençler ile çalışmalarının internet üzerinden yapılan incelemede;

  • %30’luk kısmında etkin esinlenme belirtileri açıkça görülmektedir.
  • 178 gencin çalışmalarında açık açık kopya özellikleri anlaşılmaktadır.

37 gencin kopya niteliğinde çalışması ile sergi düzenlendiği, bu kopya çalışmaların da galericilerce yeterli inceleme yapılmadığı için sergilendiği, özgün eser olarak sanatsevere sunulduğu ve bir kısmının da satıldığı anlaşılmaktadır.

Galerilerin bu gençleri incelemeden sergi planına almaları ve sergilenen çalışmaları da incelememesi sonucunda denetlenemeyen genç ressam büyük bir öz güven patlaması yaşamaktadır. Bazı galerilerin bu konuda görevlerini yerine getirmediğini düşünüyorum.

Gençlerle oluşturduğum “Yeni Nesil” genç ressamlar topluluğunun katıldığı sergi, fuar, festival vb. etkinlikleri için genç ressamlardan gelen çalışmalar sergilenmeden önce titizlikle incelenmeye çalışılmıştır. Bu incelemede 1 gence ait 2 çalışmanın kopya olması ve 1 gence ait 5 çalışmanın da baştan savma ve resim niteliği taşımaması anlaşılınca sergilenme dışında bırakılmıştır.

Bir gence kendisi için sergi imkânı verilmesine rağmen, bu sergiye kopya veya niteliksiz eser sunması ve bunların fark edilmeyeceğini sanmasını anlamak mümkün değildir. Bunun aşırı güveni de aşan dürüstlük dışı ve etik olmayan ahlak dışı bir davranış olduğunun gençlerce fark edememesi de ayrı bir sorundur.

        Sergi Süreçleri:

Gençlerin en büyük hedefi İstanbul’da etkin galerilerde kişisel sergi açmak, Tüyap ve Istanbul Contempary’e katılmaktır. Gençlerin önemli kısmı Anadolu’da yaşadıkları için ilk hedefleri coğrafi yakınlık nedeniyle Ankara veya İzmir’de sergi açmaktır. Yaşları sergi sayısıyla doğru orantılıdır.

35 yaşını aşmış gençlerin tamamı İstanbul ve Ankara’da kişisel sergi açmıştır. Sergi açılan galerilerin sanat piyasasındaki etkinliği ve lokalizasyonu açısından incelenirse durumun pek de iç açıcı olmadığı görülmektedir. Sanat galerilerini kendi içinde piyasadaki etkinlikleri, kalıcılığı ve tutarlı çalışma sistemi açısından A, B, C, gibi sınıflandırırsak A sınıfı önemli galerilerde kişisel sergi açabilen genç ressamların oranı sadece %3 olup, bu gençlerin yaşı da 35-38 arasıdır. Bu sonucun gayet doğal olduğunu da düşünmekteyim.

Ankara’da karma sergilere katılmanın avantajı gençlere ağırlık veren bazı galerilerde çok sık açılan genç ressam karma sergileri olup, gençler bu yolla tanıtım sağlamakta ve tecrübelerini artırmaktadır.

Gençlerin fuara katılma oranı da yaşa bağlı olup, 21-30 yaş arası %1, 31-35 yaş arası %4 ve 36-38 yaş arası % 7’dir. Bu katılımların önemli kısmı da genç ressamlara ağırlık veren az sayıda galeriler ile genç ressam toplulukların organizasyonu ile gerçekleşmesi gençlere sergi desteğinin sınırlı ve çok az olduğunun göstergesidir.

Yurt dışında kişisel sergi açan genç ressam sayısı 7 olup, bunun da tamamı Türkiye Cumhuriyeti sponsorluğuyla elçiliklerde açılan sergilerdir. Yurt dışında A sınıfı galerilerden gelen davetle sergi açmış genç ressam bulunmamaktadır.

 

Mona Nahleh

Mona Nahleh

  • Gelir Kaynakları:

Eğitim fakültesi mezunu gençlerin hedefi; atanmasının gerçekleşmesi ve uygun bir ilde öğretmen olarak göreve başlamaktır. Bu bekleme süresinde işsiz gençlerin yüksek lisans yapmaları onlara işsizliklerini unuttururken, orta halli ve altı gelir grubundan olan ailelerine yük olmaları devam etmektedir. Özel okullarda sadece bir yıllık iş bulabilen gençlerin gelirleri de asgari ücretten biraz fazladır. Bu gençler dışında kalanlar çok düşük paralar karşılığında çeşitli kurslarda iş garantisi ve sosyal güvenlikleri olmadan sanat eğitimciliği yapmaktadır.

GSF mezunları bu konuda pek de şanslı değildir. Başlangıçtaki hırsları azalan birçok genç geçim için sanat dışında işlere girip sanattan uzaklaşmaktadır. Gençlerin çalışmalarının da satışının yavaş olması nedeniyle sanattan da geçinmelerinde sıkıntı vardır.

Gençler iş bulamadıkları için zamanı yüksek lisansla durdurmayı denemektedir. Erkekler için yüksek lisans aynı zaman da askerlikten kaçış demektir.

Orta ve orta altı gelir ailelerden gelen genç ressamlar sanat dışı geçici işler yaparak ayakta kalmaya çalışırken sanattan da uzak kalmaktadır.

Gençler bir şekilde fakültelerde akademisyen olarak yer alarak ekonomik sıkıntıdan uzaklaşmak istemektedir. Sanatta kendini yetiştirme zamanında olan bu grup gençler başta yabancı dil olmak üzere sınav geçme için gerekli olan bilgileri ezberlemeye zaman ayırmaktadır.

Akademisyenler de zaman içinde sanat çalışmalarından uzaklaştığı için yok olup gitmektedir.

  • Eğitim Sonrası Sosyal Güvenlik Sorunu:

Genç ressamların en büyük sorunlardan birisi de sosyal güvenlik sorunudur. Bu sorun eğitim fakültesi mezunu öğretmenlik yapanlar ile akademik kadrolarda bulunmaz iken, bu imkânı yakalamayanlar büyük grup ile kendi iradesiyle serbest çalışması seçen küçük bir grupta geçtiğimiz yıl aylık 213.- TL ve bugün için ise 53.- TL olan Genel Sağlık Sigortası Primi’ni ödemekte sıkıntı yaşanmaktadır. Kişisel konu olduğu için gençleri yaralamamak için bu konu hakkında inceleme yapılmaktan kaçınılmıştır. Bireysel serzenişlerde bu konuyu kendiliğinden açıklayan genç ressam sayısı 27’dir. 27 rakamı ile kıyas yapılarak buradan bir sonuca ulaşması mümkün olmamakla birlikte genele çektiğimizde oranın yüksek olduğunu düşünüyorum.

  • Bağımsız Atölye Sahibi Olmaları:

Gençlerin bağımsız atölye sahibi olmaları; devam eden eğitimleri, medeni halleri, yaşları, düzenli işleri olmaları ve satış kabiliyetleri ile doğru orantılıdır. Gençlerin büyük çoğunluğunun atölye dediği yer yaşam alanının bir odasıdır. Örnekleme yoluyla her yaş grubundan alınan geri bildirimler sonucunda bağımsız ve sadece resim çalışılan atölye sahibi oranının % 4 olduğu ve bu oranında 30 yaş sonrasında bulunduğu gözlenmektedir.

 

Rugül Serbest

Rugül Serbest

 

NETİCE:

Toplumsal olay ve olguları inceleyerek toplum hakkında bilimsel bilgilere ulaşan, farklı toplumlarda görülen toplumsal olayların benzer yanlarını, ortak özelliklerini ve ilkelerini araştıran ve bu bilgilerden yola çıkarak toplumlar hakkında genellemelere yapan bilim dalı olan sosyolojinin sanatın topluma yansıması ve sonuçlarından uzak kalması mümkün değildir.

Toplumun genç ressam bir kesimindeki sosyolojik olayı esas alan çalışmam başka bir gözle değerlendirmeye muhtaç olup, ortaya çıkacak sonuçlar genç ressamlar için daha da yararlı olacaktır.

Kısa bir süre sonra genç ressamlara daha detaylı bir anket formu ileterek yeni bir değerlendirme yapmayı ve sonuçlarının tekrar teyidini planlamaktayım. Genç ressamlar hakkında diğer kişilerce yapılacak araştırmalara da destek olmaya hazırım.

Sevtap Yılmaz

Sevtap Yılmaz

Maddeler halinde açıkladığım değerlendirme yorumlarım aşağıdadır.

  • Gençlerin Anadolu’nun orta ve orta altı gelir grubundan ve sanattan uzak ailelerden gelmesinin sanata bakışında yetersizlik ve ciddi olumsuzluk yarattığı düşüncesindeyim. “Anadolu’da genç ressamlar orta ve orta altı gelir grubu, sanattan uzak ve taşra kökenli genç ressamlardan oluşmaktadır.” Cümlesi olması gerekenin olmadığını değil, bu genç topluluğun başka bir yapısından olsaydı sonucun daha başka olacağını ortaya koymak içindir. Bu ailelerden gelen gençlere bakınca Anadolu’da sanat yapılmaya çalışan gençlerin sorunların temeline ulaşmak mümkündür.
  • Son dönemde taşradaki akademik kadroların da önemli kısmının kendi okulundan ve bu toplumsal yapıdan gelmesi başka bir kısır döngü yaratmaktadır.
  • Gençlerin taşrada aldıkları sanat eğitiminin yetersizliği ve karşılıklarının Batı’da olmadığı açıkça söyleyebilmeleri son derece düşündürücüdür. Buradan hareketle; bu gençlerin eksikliklerini kapatmak için çaba sarf etmesi gerekirken, çok azı eksikliklerini gidermeye çalışmaktadır. Bu konuda çaba sarf eden gençler de zaman içinde öne çıkıp dikkat çekmektedir. Mezun olduğu okuldan portfolyo hazırlamayı öğrenmeden ayrılan gencin sorumluluğu okulda olduğu gibi kendisindedir.
  • Sanatın, yaratıcılığın ve yeniliğin ne olduğu ve bu yolda nasıl ilerleneceği yeterince öğretilmeyen gençler bir oraya, bir buraya savrulmaktadır. Başta Türkçe olmak üzere yabancı dil ve eksikliğinin onlar için sorun olduğunu anlayanların sayısı çok azdır.
  • Gençlerin önemli kısmı Dünya’yı bilmediği gibi anlamaya da çalışmamaktadır.
  • Gençlerin önemli kısmı sanatçı olmanın bir yaşam tarzı olduğunu anlayamadığı gibi, sanatçılığı iyi resim yapmakla sınırlı sanmaktadır.
  • Gençler genç olmanın avantajı ve gereklerinin farkında bile olmadan şöhreti yakalamak için yan yollara sapmak dâhil kopyacılığın kenarında gezinmekten kaçınamamaktadır. Kopya konusunda bu kadar eleştiri yapılmasına, kopyacılarla sistematik mücadele eden toplulukların varlığına ve internet nedeniyle yakalanma ihtimalinin yüksekliğine rağmen gençlerin kopyaya sapmasına anlam verememekteyim. Yaratıcılığa yönelmesi gereken gençliğin kopyacılığa ve kolay yola sapmasında bazı galerilerin önemli etkisi bulunmaktadır.
  • Gençler Anadolu’da önce fark edilmek, sonra kendi varlıklarını ortaya koymak ve hızla sergi yapmak ve çok sayıda çalışma satmak istemektedir. Satış korkusu ile resim yapma ve bazı galeri ve ressamların resimlerine müdahalesinin en büyük düşmanları olduğunu anlayan çok az genç olup, bu kavrayıp direnenler zaman içinde başarılı olmaktadır.
  • Anadolu’daki gençlerin gereken donanımında eksik olduğu için sanatta genç olmayı becerememekte ve genç ressamlara olan yoğun ilgi nedeniyle bu eksikliklerinin de farkına varamamaktadır. Bu aşırı ilgiden pay almak ve gelir sağlamak amacıyla donanım ve yöntem eksikliklerinin farkına varamayan gençler önce masum olarak esinlenmeyle başlayan, daha sonra biraz oradan-biraz buradan alarak kopyacılığa uzanan yola koyularak ticari resim tuzağına düşmektedir.
  • Sanat eğitiminde sanatın yanında sanatta genç olmanın ve genç kalabilmenin de sistematik olarak öğretilememesi nedeniyle gençlerin büyük kısmı yaratıcılığın anlamını bilememekte ve gençler yaratıcı değil kopya resim sınırında gezinmektedir. Kötüleri eleyemezsek iyilerin hakkını nasıl teslim edeceğiz? Ciddi fedakârlık gerektiren ve zor şartlarda yaşayan çok az sayıdaki gerçek anlamda genç ressam da yok olup giderse sistem çökecektir.

 

Şenol Bora

Şenol Bora

 

Sanatımız adına en kısa sürede ciddi adımlar atılmazsa genç ressamlar diye bir olgunun yakın gelecekte sadece belirli bir kesimin tekelinde olacağını acı bir şekilde izleyeceğiz. Gençler yeterli sanat eğitiminden uzaksa, eğitimleriyle sorunluysa, Okuma ve yazmaya ilgisizse, hemen sergi yapıp para kazanmak ana amaç olmuşsa, içinde bulundukları şartlar nedeniyle sanatçı geri plana atılarak karın doyurmak ilk amaç olmuşsa bunun tek suçu gençlerde değildir. Bu bir bozuk sistem sorunudur.

  • Genç ressamların bir kısmı bu saydığım olumsuzlukların kendilerinde bulunmadığını, başarılı olduklarını ve bu çalışmanın da gerçeği yansıtmadığını,
  • Bir kısmı da benim eğitimcilikle ilgili eğitim almadan sanat gibi özel bir konu ve sanat eğitimi konusunda bilgi ortaya koyamayacağımı,

İddia edebilir. Belki bu iddia da bulunan gençler başarılıdır, ama fark edilmemektedir. Benim sanat eğitimi konusunda eğitim almadığım ortadadır. O zaman şunu sormakta yarar var? Son 20 yıl içinde Anadolu’daki eğitim kuruluşlarından aldığı sanat eğitimi sonucunda yurtdışında başarı sağlamış kaç genç ressamımız var? Kaç ressamımız yurt dışında “A” sınıfı galerilerde sergi yaptı? Kaç ressamımız jüri seçimlerini geçerek önemli yurtdışı sanat etkinliğine katılmayı hak etti? Kaç ressamımız eserleri önemli kurumsal koleksiyonlarda bulunmaktadır. Bunun toplam mezun sayısına oranı nedir? Bu gençler sistematik olarak hangi okullardan çıkmıştır. Sorunun varlığı konusuna istatistiklerden ve yurtdışı hedeflerinden yaklaşırsak aynı sonuca kolayca ulaşabiliriz. Sizce ortada önemli yurtdışı başarısı var mı?

Eğitim Fakültelerinin öğretmen yetiştirmek üzerine yapılandığı düşünülürse hem bu eğitim ve eğitim kadrosu, hem de bu yapıdan gelme gençlerle arzu edilene ulaşmanın zor olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yaratıcı sanatı ortaya koyanlar bu Eğitim Fakülteleri modelinden çıkmaz. İyi niyet tek başına yeterli değildir.

Anadolu’daki Güzel Sanatlar Fakülteleri’nin mevcut yapıları da yaratıcı sanatçı eğitmek için yeterli olmayıp, birkaç önemli metropoldeki güzel sanatlar fakülteleri hariç bu fakültelerin bir kısmı kapatılmalı ve bir kısmı da eğitim fakültelerine dönüştürülmelidir. Sanatçı eğitimi için sayının değil kalitenin önemli olduğu merkezlere önem verilmelidir.

Bu ülkenin şu an için öncelikle ressama veya resim öğretmenine değil, her alanda acil yaratıcı sanatı ortaya çıkaracak ve yaratıcı sanatçıları eğitebilecek düzeyde eğitimcilere ihtiyacı vardır. Pek hoşlanılmayacağını bilsem de söylemeden geçemeyeceğim. “Sanat özellikle yaratıcı sanat bir elit işidir.“. Bu elit zihin sorunu toplumumuzun en büyük sıkıntısı olup, seçici ve yetkin olma eğitim ve toplum ilişkilerine doğrudan bağlı ilken bizim ülkede ters bir yoldadır. Genel etik ve ahlak sorunumuz çok büyük olduğu için bir sanatçıda olması şart olan ahlakın eksikliği sanat kesiminde çok rahat görülebilmektedir.

Literatür takip etme sıkıntısı nedeniyle Dünya’dan kopuk, belirli kaynak ve kalıplara sıkışmış ve sadece resim yapma tekniği üzerine verilen bir eğitimle de yaratıcı sanat oluşamaz. Bir çemberde sıkışan bu sistem kırılmadan ve yeniden inşa olmadan genç ressamların sayısını artırarak bir yere ulaşmak çok zordur.

Anadolu’daki sanat eğitim kurumundan mezun olanların durumu sosyolojik bir olay olup, sadece sanat cephesinden bakmamak gerekir. Genç ressamların sorunu sadece onların sorunu olmayıp, konunun ortak ve büyük bir akılla geniş bir pencereden incelenmesi gerekir. Konuyla ilgili tüm paydaşların bir masa etrafında toplanıp bıkmadan usanmadan çözüm üretmesi ve uygulaması gereklidir.

Vira Yakymchuk

Vira Yakymchuk

 

 

Share Button
Vecdi Uzun

Hakkında Vecdi Uzun

Vecdi UZUN 1959 Mersin Doğumludur. İşletme Fakültesi mezun olup, uzun yıllar Banka ve Finans sektöründe üst düzey yönetici olarak çalıştı. Halen bir dış ticaret şirketinin ortağıdır. Yayınlanmış romanları ve bazı resim sanatçıları anlatan biyografik kitapları bulunmaktadır. Şu an düzenli çeşitli gazete ve dergilerde başta “Genç Ressamlar” olmak üzere plastik sanatçıları tanıtıcı yazılar yayınlamaktadır.

Yorumlara kapalıdır