Vecdi Uzun: GENÇ RESSAMLARIN FELSEFE BİRİKİMLERİ

Share Button
Philosopher in Meditation by Rembrandt

Philosopher in Meditation by Rembrandt

Anket İle Hedeflenen:

Bu çalışma ile gelecek için sanatçı olabilme potansiyeline sahip olması gereken, ama bugün için genç ressam olan bu gençlerin;

 

  • Sahip olması gereken entelektüel ve felsefi birikimi,
  • Bu birikimi sağlama yolları,
  • Sağlanan bu birikimin güncelliği, geçerliliği ve yeterliliği,
  • Özellikle Lisans ve Yüksek Lisans eğitimi sırasında bu konuda aldıkları eğitimler ve bu eğitimlerin kalitesi ile genç ressamlara yansıması,
  • Genç ressamların bu eğitimi algılama biçimleri,
  •  Entelektüel ve felsefi birikimi sağlamakla birlikte sürekliliğine inanarak ömür boyu öğrenme yoluyla geliştirme kapasiteleri,

 

Konularına ışık tutulmak istenilmektedir. Bu çalışma öncelikle ankete katılan genç ressamların, daha sonra ise tüm genç ressamların incelemesine sunulacaktır.

Akademik düzeyde bu çalışmanın incelenmesi için gelecek taleplere ve çalışmaya katkı yapılabilecek eleştirilere de açık olduğumu belirtirim.

Parametreler:

Bu çalışma için 100 Anket formu 50 Öğrenci (10 Son sınıf Lisans, 40 Lisans)  ve 50 Mezun (25 Lisans ve 25 Lisans) olmak üzere iki ana ve bu ana grupların iki alt grubuna iletildi. Anket topluluğu oluşturulurken Anadolu’da Genç Ressam Olmak (http://kolajart.com/wp/2017/08/17/vecdi-uzun-anadoluda-genc-ressam-olmak/) başlıklı çalışmaya da esas olan 3.128 genç ressam arasından yapılan seçimdeki ana özellikler (Okul, Bölüm, Doğduğu Şehir ve yaşadığı yerler)  göz önüne alınmış olup, yaygınlığın yanında genç ressamdan anket için bilgi alınabilirlik de esas tutulmuştur. Bu çalışmada da “Anadolu’da Genç Ressam Olmak “ çalışması gibi ağırlıklı olarak Anadolu hedef alınmıştır.

Gönderilen 100 anket formuna karşılık 40 öğrenci ve 32 mezundan cevaplanmış formlar geri gelmiştir. Cevap göndermeyen 10 genç (2 genç Lisans ve 8 genç Y.Lisans öğrencisi) zamansızlık ileri sürse de hocaları tarafından bu ankete katılmaktan dolayı alacakları tepkiden çekindikleri gözlenmiştir. Diğer cevap göndermeyen 18 mezunda ise kitap, yazar, ders adlarını hatırlayamamaları etken olmuştur.

Daha sonra kendiliğinden (Genç Ressam Bilgi Formu olan grup içinden olan ve son durumu teyit edilen) 23 genç ressam formu da iletilmiştir. Son haliyle 93 genç ressam ile ankete başlanmıştır. Genç ressamların dağılımı olan 93 kişi; 45 öğrenci ve 48 mezun şekline dönüşmüştür.

  • Lisans öğrencilerinin tamamı son sınıf öğrencisidir.
  • Mezunların tamamı da mezun olduğu tarih 7 yılı aşmamaktadır.

Bu şekilde anket ile aranan bilgilere sahip kitle oluşmuştur. Gençlerin % 70’i olan 61 genç erkek ve % 30’u olan 32 genç de kadındır.

Gençlerin okullara göre dağılımında % 30 Güzel Sanatlar Fakültesi ve % 70 Eğitim Fakültesi öğrenci/mezunluğu esas alınmıştır.  Ankete katılan gençlerle ilgili diğer değerler Anadolu’da Genç Ressam çalışmasında belirtilen değerlere yakın seyretmiştir. Buradan da bu anketin mevcut 3.218 kişilik grup değerleriyle uyumlu olduğu sonucunu ortaya koymuştur.

Genç ressamlara yöneltilen sorulara kontrol ve teyit amaçlı sorular da eklenerek ankete katılanların standart sapma içinde cevapların doğruluğu sağlanmaya çalışılmıştır. Diğer taraftan 14 genç ressam ile doğal ve samimi bir ortamda yapılan sohbet esnasında sağlanan bilgilerle gelen anket sonuçlarının değerlendirilmesi sağlanmıştır.

Anket grubunun gönderdiği bilgilerin geçerliliği, doğruluğu ve güvenliğinin kontrolü sağlandıktan sonra değerlendirmeye başlanılmıştır.

José Aparicio Inglada "Socrates Teaching a Young Man", 1811, oil on canvas, Musée Goya.

José Aparicio Inglada “Socrates Teaching a Young Man”, 1811, oil on canvas, Musée Goya.

Anket Sonuçları:

  • Eğitim Fakültesi öğrencilerinin % 92’lik kısmı “Sanat Tarihi” ile “Felsefe”nin aynı dal olduğunu, % 72’lik kısmı ise “Sanat Tarihi”nin üst ana dal, “Felsefe”nin ise alt dal olduğunu düşünmektedir. Eğitim Fakültesi öğrencilerinin % 86’lık kısmı felsefe kavramı denilince “Estetik, Sanat Felsefesi, Sanat Psikolojisi, Sanat Sosyolojisi ve Sanat Tarihi” kavramlarını bildiğini ifade etmektedir. Üst ana çatı olan geniş felsefe kavramının varlığına varabilenlerin oranı sadece % 6 olup, bu dersleri almasına rağmen felsefenin varlık ve önemini kavrayamamışların oranı % 2’dir.

Eğitim Fakülteleri’ne verilen eğitimlerde üst çatı olan “Felsefe”  kavramının içeriği ve öğrenciye aktarımında ciddi eksiklik ve yetersizlikler olduğu anlaşılmaktadır.

Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin “Sanat Tarihi” ve “Felsefe” farklılığını anlama oranı genelde % 61 olup, bu oran büyük şehirlerdeki köklü üniversitelere doğru gidildikçe % 93’e kadar yükselmektedir.   Bu oranın artışında en önemli etki okulların köklü olmasının yanında bu derslerin konunun uzmanlarınca verilmiş olması etkendir.

Bu her iki farklı fakültede temel felsefe dersinin verilmemiş olması kavramları yerine oturtamama sorununu yaratmaktadır. Kontrol amacıyla sorulan “Varlık nedir?” sorusuna verilen cevapların  % 37’si “Varlığa İnanmıyorum.” Ve  % 29’ü “Varlık yaratıcı Tanrıdır.” Olması öğrencilerce felsefenin ilk adımı olan “Varlık” kavramı hakkında hatalı ve eksik bilgi sahibi olduklarını ortaya koymaktadır.  Öğrencilerin %33’lük kısmının bu soruya internet kaynaklarından Kes / Kopyala / Yapıştır tarzı cevap vermesi bilgi yetersizliği yanında ihtiyaçsızlığı ve tembelliğini ortaya koymaktadır.

Genç ressamların felsefeyi tanımlaması istenmiş; % 19’ü cevap vermemiş. % 67’i Google’dan kes/kopya/yapıştır yapmış ve sadece % 14’ü kendince tanımlamaya çalışmıştır. Bunlarında % 81’i Y.Lisans ve Doktora öğrencisidir. Bu da genç ressamlar eğitimi içinde felsefe eğitiminin yetersizliğini ortaya koymaktadır.

Öğrencilere felsefe ve sanat tarihi derslerinden hangisini tercih edersiniz sorusuna % 72’i sanat tarihi, % 12’i felsefe ve % 16’lık kısmı da her iki ders olarak cevap vermiştir. Her iki dersi tercih edenlerin % 93’ü Güzel Sanatlar Fakülteleri öğrenci/mezunu ve bunların da % 76’ı 2 büyük şehirde toplanıyor.

  • Eğitim Fakülteleri ile Güzel Sanatlar Fakülteleri öğrencilerinin “Sanat Tarihi” ve “Felsefe” alanlarındaki seviye farklılıklarında müfredat farklılığının yanında “Öğretim Üyesi/Öğretim Görevlisi” kadrolarının yetkinliği esastır. Bu derslerin çoğunlukla dersin içeriğine göre uzmanlığı “Sanat Tarihi” ve “Felsefe” olmayan ve temel eğitimi sadece “Resim” olan, uzmanlıktan uzak sadece tecrübe/gözleme esasıyla ve salt aktarıma dayalı şekilde sağlanan bilgilerle ders veren hocalarla sağlandığı görülmektedir.

Diğer taraftan; dersi veren akademisyenin uzmanlık alanının sanat tarihi konusunda uzman olmaması nedeniyle kaynak olarak kullanılan sanat tarihi kitaplarının yazarlarının önemli kısmının mimari tarih üzerinden hareket etmesi ve burada yoğunlaşması öğrenciler tarafından eleştirilmektedir.

  • Genç ressamlara okudukları ve hocalarının tavsiye ettikleri kitaplar sorulunca aşağıdaki listeler oluştur. Gençlerden alınan cevaplardaki Kitap ve yazar adları ÖZELLİKLE düzeltmeden iletilmektedir.

Sanat Tarihi:

Tansuğ Sezer, Ahu Antmen, Sanatın Öyküsü, (E.H. Gombrich / Çeviri Bedrettin Cömert), Akademik ve Disiplinlerarası Yeni Sanat Eleştirisi Kuramı (Tayfun Akkaya), George Thomson / Celal Üster çevirisi (İnsanın Özü), Nicos Hadjinicolaou ( Sanat Tarihi Ve Sınıf Mücadelesi ), Sanatın Sonu (Donald Kuspit),  Sanatın İcadı (Larry Shiner),  Modernizmden Postmoderne Sanat (Mehmet Yılmaz),  Psikanalize Giriş (S.Freud),  Dört Arketip (Carl Jung),  Açık Yapıt (Umberto Eco) – Başkalarının Acılarına Bakmak (Susan Sontag), Batı Mitolojisi (Joseph Campbell), Bir Fotoğrafı Anlamak (John Berger),  Avangard (John Berger),  Bu Bir Pipo Değildir (Micheal Foucault),  Akıl Hastanesinin Doğuşu (Micheal Foucault),  Büyük Sanatçıların Gizli Hayatları ( Elizabeth Lunday) , İmgenin Pornografisi (Zeynep Sayın),  Çağdaş Sanat Felsefesi (Adnan Turani),  Şarkiyatçılık (Edward Said),  Caravaggio (Kolektif), Cinsellik Üzerine (S.Freud),  Çirkinliğin Tarihi (Umberto Eco),  Dada Manifestoları (David Hopkins), Entelektüel (Edward Said),  Fikret Mualla Bir Garip Kişi (Orhan Koloğlu),  Foucault Sarkacı (Umberto Eco),  Geleneksel Eleştirel Kuram (Max Horkheimer),  Gerçeğin Geri Dönüşü (Hal Foster),  Giacometti’nin Atölyesi ( Jean Genet), Picasso’nun Başarı ve Başarısızlığı (John Berger) Görsel Düşünme (Rudolf Arnheim),   Adnan Turani -Dünya Sanat tarihi ve sanat terimleri sözlüğü, Çağdaş Türk Sanat tarihi (Kaya Özsezgin), Türk Sanatı (Oktay Aslanapa) ,1960 sonrası sanat/ (Semra Germaner) ,Sürrealizm Renne Passeron, Resim Sanatının Tarihi(Sezer Tansuğ), Cumhuriyet Dönemi Türk Resmi (Nurullah Berk), Mitoloji ve İkonografi (Bedreddin Cömert), Anadolu Arkeolojisi (Prof. Dr. Veli Sevin), Mitoloji ve İkonografi (Bedreddin Cömert), Estetik (Yrd. Doç. Yusuf Baytekin Balcı), Analitik Resim Çözümlemeleri (Leyla Varlık Şentürk), Modern Sanatın Öyküsü (Northon Lynton), Mekânın Üretimi (Henry Lefebvre) 20. yy. Batı Sanat Akımları  (Ahu Antmen), Modernleşmenin Zihniyet Dünyası Bir Tanpınar Fetişizmi (Prof. Dr. Besim Delaloğlu),  Zamanın içinden zamanın dışından (Prof. Dr. Besim Delaloğlu),  Frankurt Okulu’nda Sanat ve Toplum (Prof. Dr. Besim Delaloğlu)

 

Felsefe:

Sıtkı Erinç, Dücane Cündüoğlu, Felsefeye Giriş (Takiyettin Mengüşoğlu) , Sanat Felsefesi Üzerine; (Cevad Memduh Altar), Tasavvuf felsefesi (Ebul Ala Affifi), Çağdaş Sanat Felsefesi Adnan Turani,  Özne ve İktidar (Michael Facoult), Düşence sisteminde özne ve iktidar kavramlaştırması” sorunsallaştırması (Michael Facoult) Sanata Felsefeyle Bakmak (İoanna Kuçuradi), Var olmanın acısı (Arthur Shopenauer), Düşüncesinde “istenç” kavramı (Arthur Shopenauer), Sisifos Söylemi (Albert Camus), Var olma anlamsızlık hiçlik (Albert Camus)  Böyle Buyurdu Zerdüşt (Nietzsche), Ermiş (Halil Cibran), Bulantı (Jean Paul Sartre), Tanrı Yanılgısı (Richard Dawkins) Dünyadaki din kavramı ve getirmiş olduğu düzenin, ne kadar dogma ve yanlış olması

Ütopya  (Thomas More), Sorgulayan Denemeler (Bertrand Russell)

Not:

  1. Öğrencilerden ısrarla kitapları sanat tarihi ve felsefe olarak yazmaları istenilmesine rağmen 9 öğrenci hariç tamamı karışık şekilde yazmışlardır. Bu da felsefe ve sanat tarihinin içerikleri ve farklılıkları hakkında yeterli bilgi sahibi olmadıkları ve konuyu önemsemediklerini ortaya koyabilir.
  2. 93 genç ressamın 32’i kitap adı yazmamış, 3 genç ressam da başka bir yerden kopyaladığı kitap listesi görüntüsünü cevap kısmına yapıştırmıştır. Sadece 58 genç ressamın bu kitapları okuduğunu veya ona tavsiye edildiğini kabul edersek güzel sanatlar eğitimi alan gençlerin sadece % 62’lik kısmı okumayla ilgili olduğunu iddia etmektedir.
  3. Okuduğunu iddia ettiği yazarın kitap adını yazmayan/yazamayan ve sadece yazar adıyla yetinen genç ressam sayısı da 8 kişidir.
  4. Felsefe konusunda öğrencilerce yetersiz kitap adı sayısının verilmesi felsefenin eğitim sisteminde olmamasının yanında felsefenin sanat için varlığının kavranılmamış olduğunu ortaya koymaktadır.
  5. Felsefe temeline sahip olmayan bir genç ressamın okuduklarını iddia ettikleri listedeki felsefe kitaplarını okumuş olsa bile anlayabilmesi bana göre zordur.
  6. Felsefe okuduğunu belirten genç ressamlara okuduklarını iddia ettikleri Michael Facoult, Nietzsche, Jan Paul Satre, Arthur Shopenauer’e ait kitaplar hakkında sohbetler esnasında üstü kapalı sorular sordum ve bazı hatalı bilgiler yönlendirdim. 22 genç üzerinde yapılan gözlem sonucunda 10 öğrencinin kitabı okuduğunu, diğerlerinin kitapları sadece adlarından bildiğini gözlemledim. Bu okuduğunu ileten kişilerin tamamı da Y.Lisans ve Doktora öğrencisidir.
  • “Felsefe ideoloji midir? Sorumuza ankete katılan genç ressamların 83’ü cevap vermiş. 38 genç ressam felsefenin ideoloji olmadığını, bunlardan sadece 14’ü neden felsefenin ideoloji olmadığını yazmıştır. Bu gençlerin açıklamalarını da felsefenin üst bilgi ve bu bilgiyi kullanma, ama ideolojinin de toplumsal durum ve taleplerle ilgili olduğunu bunun da siyaset felsefesinin alt konu ile bağlantı halinde olduğunu iletmiştir. Sorulmadığı halde 39 genç sanatın ideoloji olduğunu belirterek ardında 27 genç bunu politika olarak ve baskıya direniş için sanatçının politik olması gerektiğini anlatmıştır. 12 öğrenci ise Sanatın ideoloji olmasının onun da kendine has yol ve yöntemleri olduğunu açıklamıştır. Bu genç ressamlar da Y.Lisans Ve Doktora öğrencileridir.
  • Yaratıcılık ve felsefe bağlantısı sorulmuş; ankete katılanların % 63’lük kısmı cevap vermiş. Bu cevap verenlerin de % 73’lük kısmı kes/kopyala/yapıştır yöntemiyle kendinden olmayan cevapları vermiş. Kalan % 27’lik kısmın % 9’lık kısmı sadece cevabını soruyu tasdik eder anlamında “iyidir, gereklidir, zorunludur… vb.) şekilde cevaplamıştır. Kalan %18’lik kısmın da % 11 ‘lik kısmı Y.Lisans ve Doktora mezun / Öğrencisidir.
  • Ankete katılanların % 70’lık kısmı aldığı genel sanat eğitimiyle ilgili olarak cevap vermiş. Toplam ankete katılıp cevap verenlerin halen öğrencilerin % 62’lik kısmı aldığı eğitimden memnun ilen % 38’lık kısmı ise memnun değildir. Mezun veya Y.Lisans / Doktora öğrencileri lisan eğitimleri ile ilgili olarak % 82’i memnun değil iken sadece % 18’i memnun olduğunu açıklamıştır. Memnuniyet oranı Y.Lisans / Doktorada sadece % 29’a ulaşmaktadır.

Gençlerin sanat eğitimi yanında özellikle felsefe eğitiminin eksikliğini kavrayabilmeleri Y.Lisans / Doktora eğitiminde fark edilebilmektedir.

  • Öğrenciler öncelikle İstanbul ve daha sonra Ankara’daki köklü diye sınıfladıkları güzel sanatlar fakültelerinde okumak istediklerini önceki anket gibi burada da iletmektedir.
  • Öğrencilere yöneltilen “Şu an hangi ülkedeki bir sanat okulunda eğitim almak istediniz?” sorusuna; % 61’i Fransa, % 24’ü İtalya, % 7’i Rusya, % 5’i Amerika ve % 1’i Hollanda ve % 1’i Japonya’da sanat eğitimi almak istediğini bildirdi.

Netice:

Netice olarak; birkaç köklü üniversite dışında güzel sanatlar fakültelerinde özellikle felsefe eğitimi ve sanat tarihi eğitimi uzman eğiticiler yerine resim eğitiminden gelen akademisyenlerce yürütülmesinin sanat eğitiminde ciddi eksiklik yarattığı düşüncesindeyim. Öğrencilerin önemli kısmı felsefeyi sanat tarihinin içinde bir dal olarak değerlendirilmesinde temel etkenin;  eğitim sisteminin yanı sıra resim eğitiminden gelen akademisyenlerin bu derslere de girmiş olması ile daha çok resim yapma üzerine bir eğitim sisteminin olduğu sonucuna ulaşmaktayım.

Felsefenin varlığı ve önemine ancak Y.Lisans döneminde varabilmeleri ve doktorada pekiştirebilmesi sanat eğitiminde felsefe konularında ciddi sorunlar olduğunu ortaya koymaktadır.

Yaratıcılık kavramı için durum tespiti yapıp içe dönüp tekâmül etme gereğinin de farkına varmayan felsefenin temelini oluşturan “Varlık, Bilgi, Değer” kavramlarından uzak oldukları için eksikliklerini tamamlama yolunu seçmemektedir. Diğer taraftan; yapılarında yaratıcılık mekanizması olmadığı için sanat tarihindeki sürecin bir felsefe birikiminin ürünü olduğunu da anlayamamaktadır. Düşük kalite ve seviyede bir eğitim alan öğrencilerin önünde de hakiki idollerinin yetersiz sayıda olması gençleri sadece konum koruyup resim yapmaya itmektedir. Bu eğitim sistemi ve akademik düzey devam ettikçe bir sonuç almak mümkün değildir. Sanat eğitim sistemimizin yaratıcılık temeline oturmadıkça ortaya çıkacak başarıların temelindeki sadece tesadüf fonksiyonuna bakmak gerekir.

Share Button
Vecdi Uzun

Hakkında Vecdi Uzun

Vecdi UZUN 1959 Mersin Doğumludur. İşletme Fakültesi mezun olup, uzun yıllar Banka ve Finans sektöründe üst düzey yönetici olarak çalıştı. Halen bir dış ticaret şirketinin ortağıdır. Yayınlanmış romanları ve bazı resim sanatçıları anlatan biyografik kitapları bulunmaktadır. Şu an düzenli olarak çeşitli gazete ve dergilerde başta “Genç Ressamlar” olmak üzere plastik sanatçıları tanıtıcı yazılar yayınlamaktadır.

Yorumlara kapalıdır