Haluk Öner: Dışarıdan

Share Button

d3

İnsanın yaşadığı yüzyılda toplumla temas kurma biçimleri ve kendi olma sürecini dışarıdaki nesne, oluşum ve insanlarla tamamlamaya çalışması, onun sanata olan ihtiyacını artırırken sanat da bu gerçekliği kendine malzeme yaparak çoklu ortamlarda gösterme fırsatını yakalar. Bu nedenle bireylerin sanatla -doğal bağlarını koparmadan- münasebet kurduğu ortamlar, sanatın varlığını pekiştiren ve varoluşunu tamamlayan atmosferin önemli bir parçasıdır.

Oluşumumuz izleyicinin kendi olma sürecine ‘Dışarıdan’ estet bir destek vermeyi amaçladığı için geniş bir izleyici topluluğu ile buluşan sanat etkinliklerini önemsemektedir. ‘Dışarıdan grubunun sanatçıları bireysel girişimler ya da oluşumun ortak etkinliklerinde izleyici ile buluşma anlarını ‘izleyen ve sanatçı’ açısından bir fırsat olarak görür.

d4

Dışarıdan grubunun 2017 yapılanmasına katılan sanatçılar:

Grubun sanatçıları, Deniz GÖKDUMAN, Deniz BAYAV, Kerem İŞCANOĞLU, Ferhunde K. ÖNER, Zerrin PEHLİVAN’dan oluşmaktadır.

Sanatı sonsuz ve sınırsız ‘şimdi’nin bütün olanaklarıyla bütünleştirebildiği için yenilikçidir,

Sanatındoğuşundan itibaren başat konusu olan figürden yola çıkarak insan ve doğaya ait çıplakla yaşamı anlatırken tek bir sanat yapıtı ortaya koyabilecekmiş gibi benzeşen; ancak “insan”ı anlatırken kendi anlatımlarında, özgün teknikleri ve onu mercek altına aldığı yönler itibariyle birbirinden özgünleşerek ayrıştığı için polifoniktir.

Sanatın merkezinde yer alanlarlaaynı sanat iklimi soludukları için yapısal bakımdan merkeze yakın olduğu kadar fiilen sanatın merkezi olan çevrelerin dışındadırlar,

Sanatçıların (Argümanlarının) varmak istediği yer (hayat ile ölümden bahsetmek) dışardan merkeze ulaşmak değil (hayatla ölümü ve) merkezle dışarıyı uzlaştırmaktır.

İnsanın kendi gerçeğini bir masalda, kimsenin dokunamadığı yalnızlığında, kitapta, bir dostta bulabileceğini bilir. Bu nedenle şiiri, yalnızlığı, bir bakışı, müziği, zamanı kenti, kendi sanatının ortağı olarak görür ve dışardan gelen bütün duyu ve sanatları, eserlerine daima ortak ederler.

d6

(Grubu Oluşturan) Yapıtlar:

Farklı malzeme kullanımı, bu malzemelerin kompozisyonu tamamlaması; insana dair her ayrıntının her türlü ayrıntı ile yapıtlara yerleşmesi bakımından sanatçının sanatıyla var olma biçimindeki ‘kendi olma’ özelliğine sahiptir.

İzleyici ile buluştuğunda izleyicinin birikimiyle yeniden üretilen ve bu birikime bağlı olarak anlam(lar) kazanır.

Yapıtların kompozisyonlarında yer alan dokular, sanatçının bir birey olarak biriktirdiği kendi tecrübeleri kadar sanatın kendisinin geçirdiği tecrübelerin de yansımasıdır.

İnsanın mekân ve zamanla kurduğu ilişkinin nesnel boyutları kadar duygusal ve psikolojik yanlarını da anlatır.

Yapıtlarda insanı ve yaşamı anlama biçiminden hareketle ortaya çıkan kompozisyonların arka planında zamandan zemine; mekândan insana dair her unsur bütünlüklü bir sanat perspektifiyle anlatılmıştır.

 d8

Gerekçe:

(Umberto Eco’ya göre) bir sanat eserinin ‘açık yapıt’a dönüşebilmesi için izleyicisiyle-okuruyla buluşması, onlarla anlamını ve estetiğini tamamlaması gerekir.  21. Yüzyıl, sanat eserinin izleyici-okurla buluşma biçimlerini çoklu ortamlara taşımıştır. Yüzyılın sunduğu bu olanakların sanatın var olma biçimine uyup uymadığı, izleyicinin sanatı dolaylı yollardan takip edip edemeyeceğine dair tartışma sürüp gitmektedir. Bu tartışma, sanatın -doğasına uygun içkinliğiyle- güncelliği içinde yoğrulup giden sanatın içinde olduğu kadar dışında bir sorunsaldır. Sanatın yüzyılın değişim hızına ayak uydurabilmesini sağlayan ve sanat eserini sayısız izleyici ile sayısız biçimlerde açık yapıta dönüştüren ortamların varlığını anlamlı bulan ‘Dışarıdan’ grubu “ARTANKARA Çağdaş Sanat Fuarı”nı nitelikli ve yüzyılın ger(ç)eklerini karşılayan bir alan olarak görmektedir.

‘Dışarıdan’ gelenler için önemli olan şenlik havasında ve eşit düzlemde gerçekleşecek büyülü atmosferin; sanatçının sanatıyla kurduğu bağın yalnızca izleyiciyle tamamlanabildiğini bilen bu oluşumun bir parçası olabilmektir.

Share Button

Yorumlara kapalıdır