1 yanımız 2, Bengisu Muazzez Kurtuluş, Korart Galeri, (07-17 Eylül 2018)

Share Button

aaa (2)

RESİMLEMEDEN YAZILAMAYA

Dile dair görsel işaretlerin kullanıldığı bir tür iletişim aracı olan yazı, prensipte düşüncelerin değil dilin bir temsilidir. Çeşitli yapısal katmanlardan meydana gelen dil (sesleme, tümce, hece, kelime vb.) bunların birisi gibi algılansa da, özde tam bir sentezdir ve bu, muhakkak düşünce içre gerçekleşir. Bu anlamda yazı zihinsel olanın bireşimsel çıktısıdır. Kendisine sahibinden muaf bir varlık alanı bulamayacak olan bu bileşik, kağıt üzerine aktarıldığı anda tüm anlam içeriğiyle beraber çıktığı kişiyi; onun duygu ve düş/ünce/lerini; hayallerini, arzularını, yahut basit bir olayı ifadeye soyunur ki burada ilk elden akla gelen yazılama formu olan mektuptur. Mektup ise köklü bir geleneğin göstergesidir. Muazzez Kurtuluş’un yapıtlarında, temsil ettiği mirasın ve işlevinin haricinde başka bir elemana evrilen mektup, yazılı kağıt olmaktan çok yaşanmışlığın belgeleri olmak suretiyle zamana da atıf yapan bir tür imgeye dönüşür.

Tam da bu sebeple, bu resimlerde gördüğümüz tuval yüzeyine değişik yöntemlerle aktarılmış olan mektuplarda yazıyı, gerek yazarının, gerekse yazılan kişinin portresini destekleyen bir ifade aracına ve yanı sıra resmin plastik örüntüsünün taşıyıcı elemanına dönüştürür sanatçı. Burada izleyiciye düşen görev ziyadesiyle meşakkatlidir. Zira sözlerin uçuculuğuna inat yüzeye tutunan, anlamı kendinde gizli olmasına rağmen okunaksızlığa sığınan; satır aralarına serpiştirilmiş resimsel imgelerin ritmi sabote eden kıvrımlarına meydan okuyan, Muazzez Kurtuluş resminin neredeyse olmazsa olmazı olmaya soyunan yazı, sözlerin kağıda dökülmesi olmaktan sıyrılıp, yapıtı sade bir resimleme olmaktan kurtararak yazılama olmaya değin genişleyen bir yelpazeye yayarak izleyicinin tartışma alanını zoraki bir entelektüel düzeye mahkum etmektedir.

 

 

 

Doç. Orçun ÇADIRCI

Mersin Üniversitesi

Güzel Sanatlar Fakültesi

Resim Bölümü Öğretim Üyesi

Share Button

Yorumlara kapalıdır