Vecdi Uzun, Özgün Sanat Eseri Ve Özgür Sanatçı

Share Button

Özgün sanat eseri üretebilmek için sanat tarihinin ve felsefenin engin doruklarını bilmek ve bu dorukları aşabilmek için de gerekli bilgi ve yaratıcılık donanımına sahip olmak ön koşuldur.

Burada şu soruyu kendinize sormanız gerekir: Doruk neresidir?  Doruktakiler kim? Sanatın doruklarının tespitinde salt kişisel beğeniler değil, genel kabul görmüş evrensel hâle gelmiş doruklar ve zirveler esas alınmalıdır. Doruktakilerin izlediği yolu izleyip incelemeden, o ana kadar ulaşılamayan yeni doruklardaki kendi zirveni oluştururken yolunu nasıl seçeceksin? Doruklar nasıl aşılır ve yeni zirveler bulunur?  Ortaya konulan sanat çalışmasının özgünlüğü; bu üretim sürecinde sanatçısının bu dorukları aşabilecek bir yapı ve donanıma sahip olması yanında, bu donanımı kullanacak zeka, yaratıcılık ve sezgi gücüne de dayanır. Bu tarz sanat eseri üretenin hayatı ; olmuş bitmiş değil, ileriye doğru henüz olmamış, ama olması istenilenlerin peşinde koşmayı gerektirecek hayat felsefesi temelinde oturması gerekir. Sanatçı bu felsefenin farkında olur,  onu zamanla içselleştir ve eserinde ortaya koyar. Tüm bunları yapabilmenin tek yolu öncelikle sanat eseri üretenin aklını özgür bırakmasıdır.
Yaşadığı ortamda özgürlüklere saldırı ne kadar yoğun olsa da kendi içinde özgür olamayan, henüz sormadığı soruları bulmaya çalışmayanın sanatın doruklarını aşıp yeni zirvelere ulaşması mümkün değildir.Sanatçı adayı gençlere sorularım: “Size göre sanatın dorukları nedir? Sizin bu dorukları aşıp hedeflediğiniz zirve neresidir? Bunu yapabilmek için gereken donanıma sahip misiniz? Kendi içinizde özgür olma yolunda çabanız hangi aşamadadır. Bakınca çevrenizde bu doruklardan görüyor musunuz? ”  Sanatın doruklarını fakültedeki bir hocanız veya medya yoluyla popüler olmuş bir ressamla sınırlıyorsanız işiniz çok zor. Umarım bu soruları tekrar düşünüp kendi çıkış yollarını sağlamak için cevap ararlar.

Share Button

Yorumlara kapalıdır