Zeynep ve Mehmet Çetiner, resimlerinde figürasyonun, belirgin, net, değişmezliğine, karşın sanatsal form bakımından soyut, belirsiz, sürekli dönüşen ve kendini algıda her an yeniden var eden bir sanat yapma biçimini plastize ediyorlar.
Soyutlamanın belirgin olanı örtmesi, muğlakta bırakması, belirsizleştirmesi imgenin çözümlenmesinde izleyiciye fazlasıyla hak tanıması Ranciere’in sözünü ettiği “duyulur olanın paylaşımını” daha lezzetli hale getiriyor.
İki






