İsmini İngilizce’de küçük bir mekanı tarif etmeye yarayan, ‘odacık’ ya da ‘hücre’ anlamlarına gelen bir terimden alan “
Cubby Hole”,
Sergen Şehitoğlu’nun henüz hiçbir yerde sergilemediği çalışmalarını kapsayan bir seri. Özünde modernizmin idealist vizyonu üzerine temellendirilmiş günlük hayatlarımızın, baştaki ideallerin aksine ne kadar da daraltıcı, kopartıcı ve hapsedici olduğunun altını çizen seri, özellikle büyük kentlerde modern şehir hayatının insana dayattığı hayat biçimlerini sofistike ve çokkatmanlı imgelere dönüştürüyor.
Evlerimizden çıkıp klimalı arabalara biniyor, plazalardaki ofislerimize geçiyor; kendimizi eğlendirmek ya da ‘sosyalleşmek’ için de alışveriş merkezlerinde zaman geçiriyoruz. Bir kutudan diğerine sürüklendiğimiz, içinden çıkamadığımız bu girdap, aslında kapitalizmin ve modernizmin bizi kontrol etmek için yarattığı bir kurgu. Kurallarını kabul ettiğimiz bu hayatın doğamıza aykırılığı seride özellikle altı çizilen nokta. Kurt Vonnegut’un sözlerini
DEVAMINI OKUYUN