ACİL, ASHRAF FAYADH’A ÖZGÜRLÜK, Basın Toplantısı, (07 Aralık 2015, Pazartesi)
ACİL, ASHRAF FAYADH’A ÖZGÜRLÜK, Basın Toplantısı, 7 Aralık 2015, Pazartesi,
UNESCO Resmi Partneri, IAA/AIAP Uluslararası Sanat Dernekleri Dünya Başkanlığı’nın çağrısı ile sanat örgütleri ölüme mahkum edilen şair/küratör Asraf Fayadh için biraraya geliyor.
Suudi Arabistan’da yaşayan Filistin asıllı Fayadh’ın mahkeme tarafından ölüme mahkum edilmiş olması dünyada duyulduğundan beri hem gündem maddesi, hem de büyük bir kaygı konusu. Bir çok
Güler İnce: Türk Resim Sanatında “Çıplak” ve “Nü” Üzerine Kronolojik Bir Sergi
“Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü” adlı sergi Ahu Antmen küratörlüğünde 25 Kasım’da Pera Müzesi’nde ziyaretçiye açıldı. Sergi, Türk resim sanatının -başlangıç dönemlerinden modernist dönemlerine uzanan bir zaman çizelgesi içerisinde- çeşitli sanatçılarının desen ve yağlı boya “nü” resimlerini izleyiciyle buluşturuyor.
Serginin genel bir sunumundan önce “çıplak” ve “nü” kavramlarına kısaca değinmek yerinde
Bakış, Pınar Partanaz, Caddebostan Kültür Merkezi, (12 – 21 Aralık 2015)
RESSAM PINAR PARTANAZ’DAN FARKLI ”BAKIŞ ”
Modern resim sanatının genç temsilcilerinden Pınar Partanaz’ın 5. kişisel sergisi, ”Bakış”, 12 – 21 Aralık 2015 tarihleri arasında CKM – Caddebostan Kültür Merkezi’nde, Performansbir Katı’nda gerçekleşecek.
Küratörlüğünü Ceylan Harmancı’nın üstlendiği sergide, soyutlama dozunun farklı şekilde kullanıldığı portreler ve eserlerdeki renk ve ifade kullanımı dikkat
Nilgün Yüksel: 20. Yüzyıl: Eleştirinin Dönüşümü (2)
20. yüzyılda sanat eleştirisi bir yandan kurumsallaşırken diğer yandan kültür eleştirisine doğru evriliyordu. Sadece iki yüzyıl önce özerkliğini ilan eden son noktada sadece kendi için varolduğunu ortaya koyan sanat, bu kez toplumla yeni bir iletişim biçimi geliştiriyordu. Eleştirinin eleştirisi yapılırken düşünürler eleştiri disiplini üzerine de yazılar kaleme alıyordu. Bu bağlamda Walter Benjamin’in saptaması, eleştiri disiplininin ele alınışı bakımından
Utku Varlık: Hiçbir Yerde
Işığın kırıldığı o çizginin ötesini gösteriyorum, gitmek istediğimi, düşlediğimi, bir kurtuluşu bence; olabilirlilik nasıl tanımlanır? Hani seni çağıran, kulağına fısıldayan, sana gitmen gerekiyor diyen ses! Belki diye yanıt veriyorlar; “…mutlu değil misin? Korku bir “yalnızlığın” uzantısıdır; ne yalnızlığımı ne de korkumu anlatabilirim; kafamda akıp giden bir nehir var, tüm anılarımı da beraber götüren; belki
Dr. Sevda Gülakan Kaman: Yaşar Kemal’in Folklor Derlemesi: “Ağıtlar”
“İnsanoğlu en acı çeken yaratıktır çünkü ölümün bilincine varmış tek yaratık, insandır.”
İlyada/Homeros
İnsanın ölüm karşısındaki çağlara ve toplumlara göre değişen tutumu ölümü kabullenme, isteme, inkâr etme, isyan etme, ölüme meydan okuma şekillerinde kendini göstermiştir. Ağıtlar, ölüm gerçekliğine isyanın, feryadın, çaresizliğin ifadesidir.
Sözlüklerde ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı






