Lütfiye Bozdağ: Postmoderen Bir Eleştiri

Share Button

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Doğayı sevmek böyle bir şey, samimi ve olduğu gibi, koşulsuz, eşitçe sevmek ve adaletli olmak, böyle bir şey olmalı… Niye içimi acıttı bu fotoğraf… Böyle bir görüntüyü bir daha hiç yaşamayacağız hüznü mü? Ne bu…

 

“Tekirdağ 1 Nolu F Tipi cezaevinde mahpuslara yönelik işkence ve kötü muamele iddialarıyla gündeme gelen ikinci müdür H.A.A., tutuklu Ali Gülmezin tutulduğu tek kişilik hücrede yetiştirdiği yeşillikleri “Ali Gülmezin Gezi Parkını düzenleyelim” diyerek söktü. Bu keyfi uygulamaya tepki gösteren Gülmeze ise disiplin cezası verildi.”

 

Bir mahkûmun yüreğindeki sevgi ve umut, yüreği köhneleşmiş bir iktidar bürokratını, rahatsız eder elbette…

 

Kızlı erkekli kalmak toplum değerlerimize aykırıymış. Peki neymiş bu toplumun bunca yüksek ahlaki değerleri?…

 

Haberin var mı?

Haberin var mı taş duvar?

Demir kapı, kör pencere…

Türkiyede kaç kez çan çalsak azdır…

 

OTDÜ yanıyor Türkiye uyuyor!…

 

Eğer tanrı varsa, onu affetmem için ayaklarıma kapanmalıdır…

 

Ahlak ve Namus Üzerine naçizane Öneriler: Sevişsek de mi saklasak sevişmesek de mi saklasak…

 

Külliyen Dininiz Elden Gitsin İstiyorum.

 

Kızlı erkekli aynı evde kalmak ahlaksızlık oluyor da, dedesi yaşında 70’lik adam ile imam nikâhıyla evlendirilen kızın durumu daha mı ahlaklı oluyor?

 

Anne ben aptal mıyım?

 

Bu aşkın bir nüshası rüzgârda aslı ben de kalacak

 

Dostluklarından her zaman emin olduğum güzel insanlar.

 

Duman mı bu? Pek bir ürkmüş hali var.

Eyvallah Zafer..

 

AKP’ye oy vermeyen gomünist olsun : ))

 

Saçlarım rüzgâra emanet…

 

Aşk tesadüfleri sever…

 

Sözünü ettiğiniz habere ulaşamadım, kaldırılmış.

 

Büyük oyuncu, genç devrimci, güzel insan güle güle…

 

Börklücenin Diyarında. 4-8 Eylül 2013

 

…Uyku tutmadı. Her hafta sonu olduğu gibi sabahın köründe kalktım. Evde yoğurt yapayım dedim. Tencereye sütü koydum, ocağın başında beklediğim halde sütü taşırdım, nerdeyse yarısı ocağa döküldü. Sonra aklıma düştü… annem bu durumda ne yapardı diye… hatırladım… ocağın altını kısar, bir de içine tahta kaşık koyardı. Ben de öyle yaptım. Bu arada tembellik ettim, ocağı silmedim. Ocak yanıyor ve kalan süt kaynamaya devam ediyordu. Tencerenin altına sızan ve ocağa dökülen süt yanmaya başladı ve bir anda mutfak yanık süt koktu. Kokunun çağrışımı beni inanılmaz sarstı. Çocukluğum aklıma düştü. Köyde kazanlarda kaynayan ve dibi yanan süt kokusu, o günlere ait pek çok anıyı da beraberinde getirdi. Kaybettiğim aile büyüklerim ve kaybettiğim çocukluğum buruk bir gülümsemeyle odalarda dolaşıyordu. Sonra da Nietzsche’nin sözü düştü aklıma. “Hayat rutinde yaşadıklarımız değil, içindeki kesintilerdir.”

 

Benim ki de öyle oldu. Süt taşınca kendime kızdım, ortalık battı ama bu küçücük rutinden sapma, küçücük bir kesinti beni aldı nerelere götürdü. Süt yanığı kokusuyla gelen kesinti.

 

Nietzsche’nin dediği akış da böyle bir şey olabilir mi?

 

Hesaplanamayan, kurgulanamayan bir şey.

 

Sabahtan öğlene öğürünceye kadar İngilizce, öğleden sonra bir arkadaşla buluşma, akşama NHKM’ne direnmenin estetiğine gidiyorum. Bu kurgu benim. Sıradan bir rutin. Keşke her zaman Nietzsche’nin akışı beni yakalasa, sürprizler yapsa ve alsa bir yerlere götürse…

 

Hem Tanrıya hem de Şeytana hizmet edemezsin…

 

Ne yazık ki haber doğruymuş.

 

Eve şimdi döndüm. Karşı Sanatta mahsur kaldık. Polis İstiklal caddesinin bütün ara sokaklarını ve açık bulduğu bina içlerini yoğun bir gaz bombardımanına tuttu. 35 Arkadaşımız gözaltına alındı…

 

Ötekilerin Postasını Femenin fotoğrafında meme uçları görünüyor diye kapatmışlar. Meme ucu görününce edebe aykırı oluyor ama kul hakkı yiyince, kamu alanlarını yandaşa verince edebe aykırı olmuyor. Ahlak ne? hangi ahlak? Kimin ahlakı?

 

Ah Feyyaz ahh… Ne yaparsan yap… Senden nefret edemiyorum…

 

Facebook seni düşünce özgürlüğüne ve demokrasiye saygıya davet ediyorum. “Ötekilerin Postası”nı hangi hakla kapattığını kamuoyuna açıklamak zorundasın.

 

Başbakanın acil olarak Melih Gökçeke Yeni dönemde Ankara adayımız sensin. demesi gerekiyor. Çünkü Gökçekin sakinleşmesi artık bir memleket meselesi haline gelmiştir.

 

Hükümet yanlısı Çakma Foucault, yine sahnede… Üff sıkıldım artık bu adamdan…

 

Bu nasıl bir ego? Bu nasıl bir zihniyet? Durum Oldukça Patolojik. Konuşmuyor Böğürüyor Adeta…

 

Emeği olumlamak, emekten yana olmak, bu anlamda, Hayattan Yana Olmaktır.

 

Heeyy Millet…Türkiye’ye Negri geliyoooor…

 

Volkan’ın kardeşi benim de kardeşim. Ben Teğmen Çelebi’nin suçsuz olduğunu biliyorum. Devlet de biliyor… Buna rağmen içerde…

 

Yeni bir tarikata girdim. İskender Tarikatı. Sanat Tarihi, Mitoloji, Tarih, Felsefe, Psikanaliz, ne isterseniz var. Vatana millete hayırlı olsun…

 

Milliyetçilik, hayali bir emlak kooperatifidir. Yoksulları, evleri, toprakları olduğuna inandırır.

 

Hayat! Nice sarp yollardan dolandım, korkunç güzelliğinle baş edebilmek için. Ne yaptın Yalçın…

 

Tüm uykusuzlara selam olsun… Eyvallah…

 

Sermayenin ikiyüzlülüğüne dikkati çeken, piyasalaşmaya karşı çıkan sanat emekçisi arkadaşlarımın örgütlülüğünü destekliyorum ve mücadelesini selamlıyorum.

 

Türkiyenin yaşayan en önemli sanatçılarından biri olan Bubinin üretimlerine tanıklık etmek çok özel bir duygu, bir keyif, bir heyecan… Bubi, seninle gurur duyuyorum daima…

 

Çok etkileyici bir sergi, Türkiye’yi aşan bir ilgiyi hak ediyor…

 

Yalnızlıktan duru bu gök, yalnızlığımızdan kurumlu

Ufukta seçilen serviler gibi bizden uzakta doğrulan,

sayısız ne çok vedalar, sayısız kaçırıp soran

Nasıl ayırırız fakat şimşeği, gürlemeden;

nasıl nasıl ürpermeden bakarız uçuruma?

Göz doğrar, el savurur, damakta durulmaz bir tat;

seslerle kokularla daha da yaban elleri varlığın.

Yalçın Sadak

 

Kent Mimarisi tüccarların eline bırakılmamalı… Kent hepimizin…

 

Halkın Suyunu Gasp Eden Şekerbank’ın Sanat Taşeronluğu Üzerinden Kendini Temize Çekmesine Sanatçılar Tepki Gösterdi.

 

Akademide Hak İhlalleri Dosyası: http://gitturkiye.org/index.php/dosyalar

 

Kızlı erkekli yaşayan gençler kendilerini ihbar etti…

 

Hoş geldin Utku…

 

Böyle Kızlı erkekli olmaz… Cık cık cık…

Öğrenci evlerinin zapturapt altına alınması şart…

 

Bir kuş oldun gökyüzünde, uçamadın sen

Nehir oldun ırmak oldun, taşamadın sen

Çocuk oldun sokaklarda, oynamadın sen

 

Bu manzara ve bu şiir sonbaharı seven dostlara gelsin…

 

Yarın da aynı boktan hayata uyanmak istemiyorum…

 

Adil Okay, Eylül kokusu diyor:

Doktor reçeteme yolculuk yazdı

Valyumla Prozak

Şarapla Şiir

Adettendir diye azcık da aşk

Mülteci kokteyli işte

Teşhis hep aynı

Eylül sendromu

 

Halkın Suyunu Gasp Eden Şekerbank’ın Sanat Taşeronluğu Üzerinden Kendini Temize Çekmesine Sanatçılar Tepki Gösterdi.

 

Ahlaksız Kapitalizm ve İki Yüzlü sermaye…

 

iyi ki doğdun Nazım… Devrimci ateşin her zaman yüreğimizde…

 

Hükümet, dörtnala faşistleşmeye devam ediyor… İçişleri Bakanı, edebiyatı, resmi, düşünce üretme faaliyetlerini, sivil toplum kuruluşlarını, üniversite eğitimini, hatta güzelleştirme derneklerini bile terörün arka bahçesindeki “zehirli, ayrık otu” olarak tanımladı.

 

Bu güzel müzik Feyzan’a yeni yıl hediyesi olsun. Sağlık ve mutlulukla nice yıllara…

 

Bu nasıl bir demokrasi…

 

Güle güle, sevgili Kaan… Uğurlar olsun…

 

Diyarbakır Hapishanesi Ne Yana Düşer?…

 

Bu güzel türkü de Öğün Bakır a gitsin. İzmire…

 

Ben ne kadar yorulsam da, bıksam usansam da mobil hayat peşimi bırakmıyor. İstemediğim halde Trakya Üniversitesinden ve Edirne’den ayrılıyorum. Oysa bu kente geleli 6 ay olmuştu. Mecburen Muğla üniversitesine dönüyorum. 3 kez atıldığım Muğla Üniversitesine…

 

Göksu bırak şu isim misim hikâyelerini, isimlerin ve anlamlarının bir önemi yok. Sen o isimleri taşıyanlara bak.

 

Öğün Bakır, Türkiye’nin figüratif çalışmalar yapan en önemli ressamlarından biri. Kaçırılmaması gereken bir sergi. Kapitalin altın çağını yaşadığı, değerlerin ayaklar altında süründüğü günümüzde Önce İnsan, önce insanı sevmek gerekir diyor sanatçı.

 

Bazı insanlar sahip oldukları koşulların hakkını vermezler: Ali Akay Türkiye’nin Deleuze u olma şansını hiç yakalayamadı ki…

 

Çakma Foucault yine ne yumurtlamış…

Hangi tayfa? Vasıf Kortun tayfası mı?

Share Button

Yorumlara kapalıdır