Süleyman Biçer: Ya Ameliyatlı Yerime Gelseydi

Share Button

250-340

“Ya Ameliyatlı Yerime Gelseydi” usta karikatürist Kemal Gökhan GÜRSES’in Gezi Direnişini anlattığı çizgi romanı. Kitap kasım ayının soğuk günlerinde yayımlanmasına rağmen yaşananlar hâlâ sıcaktır, düşenlerin acısı hâlâ yürek yakmaktadır.

Kitabın kahramanı Hasan’ın ilginç bir hayat öyküsü vardır. Hasan doğuştan kördür. Babası oldukça ünlü bir işadamıdır. Hasan’ın kör olması onun hayattan kopmasına değil tam tersine hayata sıkıca bağlanmasına neden olur. Körlüğü macera dolu bir hayat yaşamasını engellemez.  Boynunda fotoğraf makinesi yanında babası ve ablasıyla dünyanın dört bir yanını dolaşır. Hasan kördür ancak olacak olayları bir şekilde önceden sezmekte, deklanşöre doğru zamanda ve yönde basmaktadır. 11 Eylül’de İkiz Kulelere uçaklar çarptığında O karşıdan bakmaktadır… Ancak Gezi Direnişi’ne kadar olayları sezip karşıdan bakmakta olan Hasan, Gezi Direnişi’nde olayların tam ortasında, barikatların önündedir.

Peki Hasan neden Gezi’dedir?

Bu soruya hepimizin verecek farklı cevapları vardır; ancak Hasan’ın gerekçesi biraz farklıdır. O bu sorunun cevabını kitap boyunca anlatır:  “Babam” der ve babasının neler yaptığını, nasıl bir adam olduğunu, Gezi Parkı’na yapılacak olan değişikliklerden ne gibi kazanımları ve çıkarı olduğunu anlatır bize.

Gezi Direnişi pek çok kahraman yarattı, pek çok hikâye yazdı; ancak Hasan’ın hikâyesi ve kahramanlığı diğerlerinden tamamen farklı. Onun kör gözleri direnişte başına isabet eden gaz fişeği ile açılıyor daha önce hiç görmediği dünyaya ve aşka.

Komadan çıkıp, gözlerini açtığında babasına isyan eder çünkü komaya girmesinin, gaz fişeğine hedef olmasının, o kadar yoldaşının darp edilmesinin temel nedenlerinden biridir babası. Bir yandan da teşekkür borçludur aslında, başına gaz fişeği isabet ettiğinde yanında olan Rümeysa’yı tanıma ve sevme fırsatına sahip olur.

Aslında Hasan’ın hikâyesini öğrenme nedenimiz biraz tesadüfî. Yanlış aranan bir telefon, aynı isimlere sahip bir gazeteci ile karikatüristin karışması ve Hasan’ın yaşananları karikatüriste heyecanlı bir şekilde anlatması sonucunda öğreniyoruz hikâyeyi.

“Ya Ameliyatlı Yerime Gelseydi” bir fotoğraf romana (foto-roman değil) benziyor. Çünkü Gezi Direnişi’nde yaşanan bütün olayları içinde toplayıp bize anlatmış. Sayfalarında “Çapulcu Mevlevi”, “Vandetta Teyze” ve “Siyahlı Kadın” ile karşılaşıp Antikapitalist Müslümanlar ile gaz yiyip, Bozkurt işareti yapan biriyle bir barikatın arkasına saklanabilir ve Hasan’ın kör gözleriyle çektiği son fotoğrafı da görebilirsiniz.

Son sözü Direniş esnasında ailelerine seslenen “Genç Çapulcular” söylesin:

 …

Ve biz dâhil hiç kimse bizden şikâyetlerimizi rakı masalarından toplayıp, birkaç saat içerisinde sokaklara dökülüp, ucu bucağı görünmeyen, şiddetin sınırının olmadığı bir mücadelede birbirimize koşulsuz sahip çıkmamızı beklemiyordu. Hiç kimse bizden nasıl mücadele edileceğini bu kadar çabuk, hatta gerçek zamanlı öğrenmemizi beklemiyordu. Hiç kimse, çoğumuz için ilk olan bu ciddi şiddet ve zulüm deneyiminde, boğulurken, yaralanırken ve hatta ölürken korku ve teslim yerine mizah ve neşeyi seçip yola devam etmemizi beklemiyordu. Sürpriz yaptık.”

Share Button

Yorumlara kapalıdır