Nilgün Yüksel: Vahşi Kadına Övgü

Share Button

kurtlarla koşan kadınlar

Kurtlarla Koşan Kadınlar… Clarissa P. Estes’in tanıdığım birçok kadının hayatını değiştiren kitabı…

magritte-la-trahison-des-images

Bu Bir Pipo Değildir…

“Magritte’in deseni bir botanik elkitabından alınmış bir sayfa kadar yalın: bir figür ve onu adlandıran bir metin sadece. Böyle çizilmiş bir pipoyu tanımlamaktan ‘vallahi, bir pipo’ demekten daha kolay ne var?”

Ama gerçekten O Bir Pipo Değil…

Sadece bir pipo resmi. Sadece resim. Üç boyutlu nesnenin iki boyuta indirgenmiş hali. Pipo temsili.

Temsili pipo. Artık ne derseniz.

Dinner-Party_428-wide

Sanatçısı: Judy Chicago…

Adı: Diner Party…

Görüntüsü: Havuz…

Ama bu kesinlikle havuz başında bir akşam partisi değildir.

Vajina… Sadece vajinanın kavramsal temsili… Ötesi hem indirgenen hem bütün dişinin temsili.

Sembolize dişi… Üç boyutlu, durgun, akıcı, besleyen, çekici, tehlikeli, orada, olduğu gibi…

Sıradan bir Pazar günü… Kahvaltıdan önce lahana turşusu kuruyorum. Gelecek günler için nohut, kuru fasulye ıslatıyorum, yaprak sarmasının içini hazırlıyorum. Çocukların uyanıp yaptıklarımı gördüklerinde ne kadar mutlu olacaklarını düşlüyorum.

Sonra düşlerim düşünceye kayıyor…

Eski zamanların manastırları geliyor aklıma. Orada yaşayan siyahlara bürünmüş rahibeler, kutsal bakire kadınlar. Filmlerde, romanlarda hep otorite sapkını korkunç rahibeler vardır ya, benim usuma takılanlar onlar değiller. Manastırların kütüphanelerinde kilisenin skolastik dayatmacılığına inat gizli gizli aydınlanmayı ateşleyecek çevirileri yapanlar.

Erkeklerini aşka hazırlamak için küçük toplarla onların ayaklarının altına vuran, onları uzaklara gönderdiklerinde saçlarını kısacık kestiren Çinli kadınlar.

Adaklarla onurlandırılan Tanrıçalar, devletleri yönetenler, cadı diye ateşe atılanlar. Zayıf, güçlü, öfkeli, hırslı kadınlar.

Cihan, ölümsüz aşkı Ömer Hayyam’ın horoskopundan bir yıldız çalıp şiir yapıyor. Erguvan Hatun onun sözcüklerini toplayıp, oğlanlarla düşüp kalktığı için sinirlendiği, kendisine hınç dolu mektuplar yazan kocasına tek bir dörtlükle cevap veriyor:

“Benim zincirlerim belik belik

Yanaklarım al al iken

Sen bin niyaz ile bir gönül alırsın

Ben bir gamze ile bin gönül alırım”

gentileschi_jael_sisera_grt

Artemisia Gentileschi, tecavüzün izlerini bazen şiddet dolu resimleriyle siliyor. Mina Loy ve Anais Nin, yazdıklarıyla kadın cinselliğini yüceltiyorlar. Virginia Woolf, kadınlara, Oxford’un binasına girmeyi yasaklayıp sadece bahçesinde yürümelerine izin verenlere kızgın. Cebine taşları doldurup yazdıklarını ardında bırakıyor. İntihar, son sözü…

int-scroll

Gözümün önüne bacak arasından kordon çıkardığı performansıyla Carolee Schneemann, “Interior Scroll,” (1975)’ın görüntüsü yerleşiyor. Bütün malzemelerden, kadını donatan her şeyden sıyrılıp bedeniyle konuşuyor Schneemann.

Latife Tekin, Çırağan Sarayı’ndaki okumasında “Kadının kendine ait dili vardır.” demişti. Konuşmaktan değil, annelerden, ninelerden alınan o sessiz dilden, kadının sezgisel bilgisinden söz ediyor, “Kahkaha da kadına aittir.” diyordu, “Kadın gülerken bile bir şey anlatır.”.

Sarmaları tencereye dizerken gülümsediğimi fark ediyorum. Yazmam gerek, diye düşünüyorum. Yazımın başlığı “Vahşi Kadına Övgü” olacak. Ocağın altını yakıyorum.

Kurtlarla koşmaya gidiyorum.

Share Button
Nilgün Yüksel

Hakkında Nilgün Yüksel

1999 yılında Ege Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. 2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Batı Sanatı ve Çağdaş Sanat alanında yüksek lisansını tamamladı. 2011’de YTÜ Sanat Tasarım Fakültesinde doktoraya başladı. Tombak, Genç Sanat, Türkiye’de Sanat, rh+sanart dergilerinde yazı işleri ve editörlük görevlerinde bulundu. Tombak dergisinde Osmanlıca metin çevirisi yaptı. Türkiye’de sanat ve rh+sanart dergilerinde güncel sergiler üzerine düzenli eleştiriler yazdı. Sanat ve diğer disiplinler, müze ve sanatsal oluşumlar üzerine özel dosyalar hazırladı. Plastik sanatlar alanında jüri üyelikleri ve danışmanlık yaptı. Sanatçılar üzerine monografik kitaplar kaleme aldı. 2010 yılında Çağla Cabaoğlu Galeri işbirliğiyle Şangay Uluslararası sanat fuarına gidecek serginini küratörlüğünü yaptı. 201-2012 yılları arasında yönetmen Semih Kırmemiş ile Bedri Rahmi Eyüboğlu belgesel filmini yaptı. 2014 yılında sanat öğrencilerine burs sağlamak amacıyla üzerinde dört yıl çalıştığı, “Sanat Objesi Olarak Sanatçı” adlı proje sergisini hayata geçirdi. Bugüne kadar plastik sanatlar alanında 300’ün üzerinde makale kaleme aldı. Türk ve yabancı sanatçılara özel kataloglar yazdı. 2010 – 2011 eğitim döneminde özel Aydın Üniversitesinde Sanat Sosyolojisi dersleri verdi. 2012’te İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Kültür araştırmaları, sanat teorileri, güncel sanat, eleştiri pratikleri üzerinde çalışmakta, güncel eleştiri yazıları kaleme almakta, kendi alanında ders vermekte, editörlük, sanat danışmanlığı ve küratörlük yapmaktadır. **** Nilgün Yüksel is an art historian and freelance art critic, lives and works in İstanbul. She has been working in a departmant of fine art, İstanbul Technical University. She curated exhibitions such as “Tree of Life” (for Çağla Cabaoğlu Art Gallery, Shangai Art fair ) and “Artist as an Art Object” (sponsored by Yapı Kredi Private Banking). She worked as an editor and art critic at art magazines such as Tombak, Türkiye’de Sanat, Genç Sanat, rh+sanart. She made a documentary film about Turkish artist Bedri Rahmi Eyüboğlu (with director Semih Kırmemiş). She has written monographies about Turkish artists and numerous articles in national art magazines such as Türkiye’de Sanat, Gençsanat, Artdekor, Cosmolife, Antik Dekor, Milliyet Sanat, Mimarlık, Skala, Artist, rh+sanat, Evrensel Kültür, Tombak, Kolaj Art, This year, she is a boarding member of AICA, Turkey. e-mail: nilguneyuksel@gmail.com

Yorumlara kapalıdır