Nilgün Yüksel: Resim Yapıyor (Ali Atmaca)

Share Button

2. 80x150cm.,  tuval üzerine akrilik

Hümanist, aykırı, edebiyatsever, sinemasever, kahve, balık, şarapsever,  uzun, RESSAM…

Ali Atmaca, Çukurova’da Fırat’ın gürültülerle akan suyundan balık tutup gündüz vakti gökyüzündeki yıldızları izlerken nehirde çamaşır yıkayan kadınların renkli fistanlarla süslü kalçalarının gerçekte birer çiçek tepesi olmadıklarını fark etmenin şaşkınlığıyla doğruldu. Kadınların Kadirli’ye doğru giderek gözden yitmelerini bekleyip portakal ağaçlarına astığı resimlerini topladı ve fildişi kulelerin gerçekten olup olmadığını öğrenmek için yola çıktı.

Fildişi kulelerin gerçekte nerede olduklarını keşfedemedi, ama ressamların gerçekte nereden geldiklerini öğrenmesi çok uzun sürmedi.

3466

Onlar, İtalya’da Roma’daki, Venedik’teki, Floransa’daki atölyelerden çıkıp geliyorlardı. İspanya’da Barcelona’dan, Catalan’dan, Madrid’ten geliyorlardı, Fransa’da Seine Nehri’nin kenarından, İngiltere’de yağmur altından, Amerika’da gölgesine sığındıkları gökdelenlerin arkasından, Japonya’da yazıların içinden, Hindistan’da Ganj’ın suyundan geliyorlardı.

Bazen bir çalının arkasına gizlenmiş, toprağı eşelemekten, işe yaramayan icatlar yapmaktan, yeni renkleri, formları kovalamaktan, insanlara dünyanın gördüklerinden daha şaşırtıcı olduğunu anlatmaktan, balık tutmaktan geliyorlardı.

Kavgacı, gürültücü, kirlilerdi…

Titiz, hümanist, şairlerdi…

Vatansever, savaşçı, barışçılardı…

Milliyetsiz, vejetaryen, sarhoşlardı…

Ve onları birbirine bağlayan tek bir şey vardı: Resim yapıyorlardı…

Ali Atmaca, bir dedektif gibi onların izlerini takip ederken resim yapıyordu.

atmaca2

Bulduklarını sobelemekten hınzırca bir mutluluk duyuyordu. Ama gerçek şu ki, Seine Nehri kenarında kahve içmekten, Roma’da sığırcıkların gelişini beklemekten, Leman Gölü’nde yüzen kuğuları seyretmekten, İstanbul’dan kaçmaktan da hınzırca bir mutluluk duyuyordu.

IMG_10

Sonra resim yapıyordu…

Bir sabah Bodrum’un küçük bir koyunda atölyesinde sessiz sedasız çalışırken kendisi için yeni bir kırmızı ve balıklar için yeni bir yem bulduğunu söyleyip gitti.

Geri döndüğünde yüzünün bir tarafı kırgın, diğer tarafı hâlâ hınzır, gülümsüyordu.

O sabah Leonardo, Picasso, Matisse, Sam Francis ve adlarını tek tek sayamayacağı birçok ressam bir araya gelmiş, bütün Bodrum’a Ali Atmaca’nın balıklar için bulduğu yemin sırrını vermişti. Bu yüzden sahilde balık tutacak tek bir yer bile kalmamıştı. Ayrıca çiçekli tepeleri seyretmekten vazgeçmesini, onların hâlâ fistan giymiş zeytin toplayan kadınların kalçaları olduğunu söylemişlerdi. Onun hayal kırıklığını gidermek için de eline bir sürü renk tutuşturmuşlardı. İçlerinde daha önce hiç kullanmadığı bir yeşil de vardı.

O sabah atölyeye girdiğimde fırçasını kahvesine batırıyordu. Arka arkaya dizdiği büyük tuvallerde kadınlarla zeytinler vardı. Masasının üzerinde henüz açılmamış bir şarap şişesi duruyordu. Atölyede ondan başka kimse yoktu, ama sanki birilerine bir şeyler anlatıyordu.

IMG_0366

“Toroslar’dan geliyorum,” dedi, “balık tutmaktan.”

Baktım…

Resim yapıyordu…

Bodrum, Nisan 2007-04-13

Share Button
Nilgün Yüksel

Hakkında Nilgün Yüksel

1999 yılında Ege Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. 2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Batı Sanatı ve Çağdaş Sanat alanında yüksek lisansını tamamladı. 2011’de YTÜ Sanat Tasarım Fakültesinde doktoraya başladı. Tombak, Genç Sanat, Türkiye’de Sanat, rh+sanart dergilerinde yazı işleri ve editörlük görevlerinde bulundu. Tombak dergisinde Osmanlıca metin çevirisi yaptı. Türkiye’de sanat ve rh+sanart dergilerinde güncel sergiler üzerine düzenli eleştiriler yazdı. Sanat ve diğer disiplinler, müze ve sanatsal oluşumlar üzerine özel dosyalar hazırladı. Plastik sanatlar alanında jüri üyelikleri ve danışmanlık yaptı. Sanatçılar üzerine monografik kitaplar kaleme aldı. 2010 yılında Çağla Cabaoğlu Galeri işbirliğiyle Şangay Uluslararası sanat fuarına gidecek serginini küratörlüğünü yaptı. 201-2012 yılları arasında yönetmen Semih Kırmemiş ile Bedri Rahmi Eyüboğlu belgesel filmini yaptı. 2014 yılında sanat öğrencilerine burs sağlamak amacıyla üzerinde dört yıl çalıştığı, “Sanat Objesi Olarak Sanatçı” adlı proje sergisini hayata geçirdi. Bugüne kadar plastik sanatlar alanında 300’ün üzerinde makale kaleme aldı. Türk ve yabancı sanatçılara özel kataloglar yazdı. 2010 – 2011 eğitim döneminde özel Aydın Üniversitesinde Sanat Sosyolojisi dersleri verdi. 2012’te İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Kültür araştırmaları, sanat teorileri, güncel sanat, eleştiri pratikleri üzerinde çalışmakta, güncel eleştiri yazıları kaleme almakta, kendi alanında ders vermekte, editörlük, sanat danışmanlığı ve küratörlük yapmaktadır. **** Nilgün Yüksel is an art historian and freelance art critic, lives and works in İstanbul. She has been working in a departmant of fine art, İstanbul Technical University. She curated exhibitions such as “Tree of Life” (for Çağla Cabaoğlu Art Gallery, Shangai Art fair ) and “Artist as an Art Object” (sponsored by Yapı Kredi Private Banking). She worked as an editor and art critic at art magazines such as Tombak, Türkiye’de Sanat, Genç Sanat, rh+sanart. She made a documentary film about Turkish artist Bedri Rahmi Eyüboğlu (with director Semih Kırmemiş). She has written monographies about Turkish artists and numerous articles in national art magazines such as Türkiye’de Sanat, Gençsanat, Artdekor, Cosmolife, Antik Dekor, Milliyet Sanat, Mimarlık, Skala, Artist, rh+sanat, Evrensel Kültür, Tombak, Kolaj Art, This year, she is a boarding member of AICA, Turkey. e-mail: nilguneyuksel@gmail.com

Yorumlara kapalıdır