Lütfiye Bozdağ: Bir Sanatçı Portresi: Deniz Gökduman

Share Button

2009, Filistin Günlü-ü, T.Ü.Akr.B., 90 - 110 cm. Ümraniye Bel. geleneksel 5. Ya-l- Boya Resim Yar--mas- Mansiyon Ödülü, Ümraniye Bld. Kol.

 Filistin Günlüğü, 90 – 110 cm., T.ü.akr.b., 2009, Ümraniye Bel. geleneksel 5. Yağlı Boya Resim Yarışması Mansiyon Ödülü, Ümraniye Bld. Kol.

 

Yaşadığı döneme eleştirel bir okuma ile yaklaşan Deniz Gökduman, resimlerinde bu ironinin izlerini, plastik dilin dışavurumu üzerinden sürüyor. Toplumsal hayatın içindeki sorunsallar sanatçının resimlerinde yer alan konsepti belirliyor. Politik meseleler, toplumsal sorunlar, kadın sorunu Gökduman’ın çoğunlukla yer verdiği konular olarak karşımıza çıkıyor. “Filistin Günlüğü”, “Barışa Rock”, “Ne İçindeyim Zamanın Ne de Büsbütün Dışında”, “On Yedine Geldiğinde” gibi sergilerde bu ironik yaklaşımın izlerini sürmek mümkün.

KONICA MINOLTA DIGITAL CAMERA

 Ne İçindeyim Zamanın Ne de Büsbütün Dışında, 80 – 80 cm., T.ü.akr. b. 2009, Lois A. Noboa Naranjo Müzesine Kol. Ekvator

 

Resimlerinde fotogerçekçi dijital illüstrasyonlardan yola çıkan sanatçı, tuval üzerine akrilik boya tekniği ile popüler kültür öğelerinden birebir yararlandığı, dijital bir görüntü üzerine odaklanıyor. Sanatçının fotoğrafik bir görüntüden hareket ettiğini ancak, asıl amacının bu görüntüyü yakalamaktan çok, konuyu ironik bir biçimde sorgulamak olduğunu görüyoruz. Özellikle tüketim kültürünün imgelerinden yola çıkan sanatçı, gündelik hayatın sıradan görüntülerini, göstergeler bombardımanı içinde görünen ve kaybolan imgeleri ele alıyor. Gökduman’ın resimlerinde pop ikonlar ya da gündelik hayatın içinden popüler insanlar, gerçek ile gerçeğin asla yakalanamayan ara yüzleri olarak göstergeye dönüşen ikonografik ögeler olarak analiz ediliyorlar.

2008, Büyüyüp On Yedine Geldi-inde, 90 - 80 cm. T.Ü.Akr.B..

Büyüyüp On Yedine Geldiğinde, 90 – 80 cm., T.ü.akr.b., 2008, Ankara Barosu Kol.

 

Resimlerinde anlık dijital izlenimlere, renklerin dokusal olmayan düz yüzey boyamaları ve kontrastlık armonisi ile karşılık veren sanatçının, derin bir anlamlandırma çabasından ziyade popüler kültürün gelip geçiciliğine referans veren yüzeysel tasvirleri dikkati çekiyor. Yararlandığı dijital fotografik imgeler ile aslında gerçeklik duygusundan çok, sürekli yer değiştiren, kalıcı olmayan yapay bir gerçekliğe işaret ediyor.

2011.11. Yumurtadan Süpriz Ç-kabilir, 170 x 170 cm., T.ü.akr.b. 10000 TL.

Yumurtadan Süpriz Çıkabilir, 170 x 170 cm., T.ü.akr.b., 2011

 

Gökduman’ın tuval üzerine akrilik boya ile çalıştığı figüratif resimlerinde belirgin bir şekilde yer alan konturlara, parçalanmışlıklara, sınırlara yer vermesi, gerçeğin parçalanmışlığına tekabül eden bir sorgulamayı gündeme getiriyor. Bu parçalanma tüm resimlerinde ve portrelerinde de karşımıza çıkıyor. Bölünmeler, sınırlar, parçalanmalar tam da günümüz insanın, parçalanmış ve kendine yabancılaşmış ruhunu yansıtan parçalanmış imajlar olarak sembolleşiyor.

Pop sanatın başlıca konularından biri olan kadın konseptini popüler kültürün bir parçası olarak ele alan sanatçı, çağımızın arzu nesnelerinden biri hâline getirilen kadını, erotik bir imaj içinde resmediyor. Şehveti, şuh ve davetkâr duruşu ile arzu nesnesi olarak sunulan kadına bakmaya, izleyiciyi adeta zorluyor. Gökduman, resimlerinde, cinsellik yüklenmiş seyirlik bir nesne hâline getirilen kadını, kırmızıya boyanmış dudakları ve baygın bakışlarıyla, arzu nesnesi olarak resmediyor.

2012.6, Ofelya 2, 93 x 130 cm., T.ü.akr.b. 8000 TL.

Ofelya 2, 93 x 130 cm., T.ü.akr.b. , 2012, Özel Kol.

 

Sanatçı, geçmişin ikon kadınlarından günümüzün medyatik kadınlarına uzanan süreçte kadına yüklenen toplumsal cinsiyet kodlarının ve hapsedilen bedeninin maruz kaldığı durumu da deşifre ediyor. Medyatik olmanın göstergesinde yine arzu nesnesine dönüşen, reklam ürünü hâline gelen kadını ele alırken, şaşalı, ihtişamlı, abartılı, gösteri toplumuna ve popüler ikonlara dönüşen, mutluymuş gibi görünen ama mutsuz olan bedenleri ve ifadesiz suratları ironik bir çerçevede ele alıyor.

Gökduman, ister kadın olsun ister erkek, yarattığı pop ikonlarıyla çağın tüketim çılgınlığı içinde parçalanan bilincimizi, kendine yabancılaşmayı, özünü arayan insanı sanatın temel öğelerindeki biçimsel parçalanmalar içinde, plastik dilin olanaklarıyla sorguluyor. Sanatçı, bu sorgulamalarında özellikle popüler kültürü, pop sanat tavrını andıran bir resim üslubu içinde irdeliyor, konturların oluşturduğu alanları renk tonlarıyla yumuşatırken dijital etkisi veren ama plastik tattan da ödün vermeyen bir üslup içinde yorumluyor. Tüketim kültürünü ve reklamı adeta yücelten Pop-Art’ın hazır imgelerinden ve ikonlarından yararlanırken, popüler kültüre eleştirel bir bakışla yaklaşıyor. Gündelik yaşamının parçası olan nesneleri iki boyutlu yüzeye aktarırken bu nesneleri kavramsal bir bağlamda yeniden kurguluyor.

???????????????????????????????

Bekleyişime Tül Tül, Çap.35 cm., T.ü.akr.b., 2012.

 

Foto-Gerçekçi yaklaşımın, bir fotoğraf gibi anı yakalayan, donduran ve zamanı çerçeveye alan durağanlığını, tuvalin yüzeyinde hareket eden, uçuşan harf ve rakamlarla şimdiye taşıması Gökduman’ı kronik foto-gerçekçi dijital illüstrasyonlardan evrilen çağdaş bir üsluba taşıyor. Resimlerinde bazen bir cümlenin ya da bir şiirin mısralarındaki heceleri bazen de rakamları kullanan sanatçı, anlam oluşturmak yerine anlamsız, kopuk, yapısökümcü bir dili tercih ediyor.  O nedenle de harfleri ve rakamları anlam oluşturmak yerine dekoratif-plastik bir öge gibi kullanmayı tercih ediyor, tıpkı Dadaistler gibi. Dadaistlerin anlam oluşturmayan rastlantısal seçkileri, birbiriyle ilişkisiz kelimelerle şiir yazmaları gibi Gökduman da, kullandığı ilişkisiz harfler ve rakamlarla yeni bir kavrayış biçimi oluşturuyor.

Gökduman’ın resimlerinde bir yandan ilk bakışta özellikle arka planında izlenimci bir hava hissedilirken, diğer yandan pop sanatının ikonografik dilinden yaralanan yeni bir ara yüz okuması, sanatçının, öznel dışavurumuna ait duyarlılığı, izleyiciye yeni bir kavrayış biçimi sunuyor.

2012.74. Bu  Hürrem Bir Ba-ka, 154 x 182.5 cm., Mdf ü.akr.b. (2)

Bu  Hürrem Bir Başka, 154 x 182.5 cm., Mdf ü.akr.b., 2012, Mete Bora Kol.

Share Button

Yorumlara kapalıdır