Serkan Azeri: Günümüz Sanat Algısı Karşısında Farklı Bir Duruş / Kendi Oluşturduğu Yolda İlerleyen Bir Ressam

Share Button

994013_1386010641635222_1186856860_n

Hayatın içinde olmak, gözlemlemek ve kişisel görüşünü hiçbir etki altında kalmadan, sapmalara uğramadan beklenti ve eleştirilerden uzak bir biçimde resimlerine yansıtmak, bir ressamı çağdaşı olan diğer isimlerden farklı bir noktaya koyar. Böyle bir duruş her ne kadar çağdaşı olan görüşlerin eleştirilerine açık olsa da, bu anlayışta olan bir ressam doğru olduğuna inandığı ve savunduğu kendi iç yolunda ilerleyerek çalışmaya devam eder.

Murat Erkan, kişiliği ve uzun yıllardan beri ürettiği resimleri ile bu duruşu somut bir biçimde ortaya koyan bir ressam olarak dikkatimizi çekiyor. Sanat dünyasının beklentileri ve yönlendirmeye açık birtakım oluşumları, kendisini hiçbir şekilde ilgilendirmedi. Çoğu zaman da bu tarz bir yapılanmanın içinde bulunmayarak farklı çizgisini korudu. İnandığı yolda ilerledi. Müzelerin ve sanat tarihinin zengin görsel belleğini oluşturan ustaların üretiminin peşine düşerek araştırmalarıyla elde ettiği verileri, bireysel hayat görüşü ile bütünleştirerek kendi estetiğini oluşturdu.

Murat Erkan’ın resimleri, kompozisyon anlamında sağlam bir temele dayanan, fakat bu yapıyı resmin belirli noktalarında farklı olarak yerleştirdiği elemanların yanı sıra, renk tuşları ve biçimsel uygulamalarıyla da özgün olarak aşan çizginin yarattığı görsellikle birlikte etkili bir lirizmin kendini hissettirdiği çalışmalar olarak tanımlanabilir.

10902_1498586733710945_3562667606569094079_n (1)

Bu resimlerde temel olarak gerek tekli gerek toplu figürlerinde merkeze çoğunlukla kadın bedenini ve kadının kendi doğasına özgü estetik yapısını almıştır. Kadının iç dünyası ve güzelliği, bu resimlerde uyguladığı noktacı teknikle (pointillist) oluşturduğu renkli biçimsel yapılanma ve arka plandaki düşsel atmosfer veya kurgu mekânlar ile bütünleşerek kompozisyonlarında görsel bir lirizme dönüşür. Çoğunlukla büyük boyutlu resimlerinde karşımıza çıkan ve anlayış bakımından Rönesans ustalarının açtığı yolu düşündüren yerleştirme düzeni ve kadın bedenlerindeki idealize edilmiş anatomiye bağlı olarak gelişen estetik özellikler, geçmişle kurduğu bağları güçlü bir biçimde ortaya koyar. Resimlerindeki bu yapılanma ile arka plandaki derinlik arasında bağlantı kurduran çizgi perspektifini, çoğu kez belirgin bir biçimde yapısal olarak kalın çizgilerle ve geometrik elemanlarla vurgulaması, Murat Erkan’ın resimlerinde kendine özgü bir dinamizm oluşturur. Kompozisyonlardaki simetrik figür yerleşimlerinin yanında, derinliğe doğru diğer figürlere ve elemanlara karşı asimetrik bir biçimde yerleştirdiği bazı figürleri ise, kurgu anlamında da farklı bir etki kazandırır bu resimlere.

1381396_1386010291635257_1546955630_n

Murat Erkan’ın sanatının biçimlenmesinde etkili olan derin araştırma ve tarihsel verilere bağlı kalarak bunları kendi estetiğinde dönüştürüp resmetme anlayışı, farklı bir seri olarak ele alınması gereken ve bu temelden gelişerek özgün noktalara ulaşan resimlerinde de kendini göstermektedir. Anadolu coğrafyasında çeşitli zamansal süreçlerde farklı uygarlıklar tarafından üretilen önemli sanat eserlerini merkezine alan Murat Erkan, bu yapıtları titiz bir araştırmacı bakışıyla ele alarak geçmişte var olan değerleri yeniden tuvallerine taşımıştır.

Neolitik Çağ’a tarihlenen Çatalhöyük ve Hacılar gibi yerleşim merkezlerinde, arkeolojik kazılar aracılığı ile gün ışığına çıkan ana tanrıça heykelciklerini, tarih öncesi çağlardan günümüze Anadolu topraklarında kadına verilen değerin temelini oluşturduklarının farkındalığına sahip bir bakış açısıyla bu seri içindeki resimlerine aktarır. Bu tarz çalışmalarında, zamansal süreçler arasında kurulan estetik köprüyü, farklı uygarlıkların sanatsal üretimlerini bir arada kullanarak kendine özgü bakış açısıyla yansıtır. Ana tanrıça karakteri veya kadın figürünün ifade ettiği anlamları,  geri planda bir Türk halısının görüntüsüyle de,  görsel ve estetik olarak bütünleştirmesi ve bu anlayışa bağlı bir biçimde, noktacı yapıyı giderek Türk halılarındaki stilize motifler ve kaligrafiden yola çıkarak geliştirdiği formlara ulaştırması, Murat Erkan’ın bu serisinde titiz araştırma temeline dayanan özgün ifade biçimini gözler önüne sermektedir.

Ağırlıklı olarak altın ve gümüş varak kullandığı resimlerinde merkezine aldığı yapıtlar arasında Anadolu Selçuklu dönemi çini sanatının en önemli örnekleri olan Beyşehir Gölü kıyısında bulunan Kubadabad Sarayı’nın insan, sfenks ve hayvan figürlü yıldız biçimli çinileri de önemli bir yer tutmaktadır.

1385342_1386010031635283_1261292023_n

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, yıllardır yoğun araştırma isteğiyle kendi inandığı resmi yapması, Murat Erkan’ı bugünün sanat piyasası ve ortamı içinde farklı kılan en önemli özelliklerinin başında gelir. Murat Erkan, yönlendirme ve eleştirilere kulak asmadan, bunları dikkate almadan, muhalif duruşu ile yıllardır sadece üretimiyle oluşturduğu kendi yolunda yürüyerek ilerlemeye devam etmektedir.

Share Button

Yorumlara kapalıdır