Sabahattin Şen: Sanat mı Öldü?

Share Button

PICT4734

Tüketim toplumu aptal bir toplumdur. Tüketime yönlendirilenlerse aptallaştırılan bir toplumdur. Üretimden, buluştan, yaratıcılıktan uzaklaşan toplumlar geri kalmaya da mahkumdurlar. Beyinler ilkelleşir, insana ilişkin tüm değerler yerini insanlık dışı davranış ve yapılanmaya bırakır. Tembelleşmiş bir ilkelliğin içine düşünce de boşu boşuna böbürlenmeler, yalancı kahramanlıklar, boş bir gurur yaşamın parçalarını oluşturur. Beceriksizliklerini kurnazlıklarla gidermeye çalışırlar. Sanat da bundan payını alarak yozlaşır ve sanatsızlığın sanat olduğu bir anlayış egemen olur.

PICT4759

Sanatta ileri gidemeyen toplumlar ne yazık ki tüketim anlayışının egemenliğinde aptallaştırılmış toplumdur. Sık sık kullandığımız “Kedi ulaşamadığı ciğere mundar der.” sözü yaygın olmasına yaygın da tüketim toplumları buna karşın beceremediği noktada kedi gibi çok rahatlıkla ulaşamadığına “ mundar” demekten geri kalmaz. Sanat söz konusu olunca böyle toplumlarda karşımızda birden bire “Sanat öldü.” diyenleri de görüveririz. Sanat öldü mü, “öldü” diyenler için öldürmek daha mı işlerine geliyor, sorusu dolaşır kafanızda. İlginç olanı da bunlar sanat diye sanat piyasasında sanat yerine piyasa yapmaya kalkanlardır… Sanat yapmaya gücü yetmeyince sanatı ölü yapar. İnsan var oldukça sanatın da var olacağı gerçeğini görmez ve sanat onlara göre ölür. Çünkü gerçekten ölü olan kendileridir. Toplum, sırtına insanlıktan uzaklaşma hançerini tüketim toplumuna itilmekle yerken üstüne üstlük insanlaşma yolunda da sanat öldürülerek ikinci bir hançeri daha yiyor. Son zamanlarda hızla içine düştüğümüz durum bu…

PICT4617

İnsan ve toplum ne denli yanlış yönlendirilirse yönlendirilsin sanat var oldukça insan var olacaktır; insan oldukça sanat var olacaktır. İnsanın en güzel özelliği, içindeki duyguları eninde sonunda ortaya koyan yaratıcılık hiçbir zaman ölmez. Sanattan uzaklaştırılmaya çalışılan toplumlarda da ölmez. Zorbalıkla, baskıyla, zindanlarda çürütmeyle, asmayla, kesmeyle sanatı yok edemezsiniz. Sanatçıların doğmasını ve varlığını da engelleyemezsiniz. Bilim nasıl hiçbir zaman öldürülüp yok edilemezse sanat da yok edilemez. İster öldü deyin, ister yok deyin… Olan böylesi toplumların uygar toplumlar karşısında boyun eğmesidir. Bilimde, teknolojide, uygarlıkta geri kalmak nasıl bu alanda başarılı olanların kölesi yapıyorsa sanattaki gerilik, yokluk da insanı insanlıktan çıkarıp aynı sonuçlara neden oluyor. Türkiye’de insanlığı ve uygarlığı yok etmek için gizli bir güç mü “sanat öldü” diyor, kuşkusunu duymamak elde değil. Öne sürdükleri gerekçenin sanat karşısında geçersizliğini, ölü gerekçeler olduğunu gördükçe bu kuşkular daha da güçleniyor. Son dönemlerde yaşadığımız çarpıklıklar insana özgü her türlü değeri yerle bir etti. Ülke gerçekten insanlaşamayıp uygarlaşamamış ellerde yerlerde sürüklenip duruyor. Bir de buna “sanat öldü” diyenler katılarak bu rezil gidişin tuzu biberi olmaktalar. Ülke dört bir yandan kötülüklerle sarılı vahşilikler karşısında. Sanatta da korkunç ve öldürücü saldırılarla karşı karşıya.

PICT4624

Aşağı yukarı anlaşılan durum şu: Sanatı öldüren kafalar kendilerine göre bir sanat piyasası oluşturarak sanatın varlığına ve gelişmesine bilinçli bir biçimde engel olmaya çalışmaktalar. Galeriler, müzeler, yarışmalar, seçici kurullar bu doğrultuda oluşturularak sanattan uzaklaşarak geri kalmış ve uygarlıktan uzak bir ülkeyi yabancı ellerin boyunduruğuna sokarak sömürgeleştirmek istiyorlar. Bu nedenledir ki gerçek sanatçı ve yaratıcılara yer verilmemekte, gerçek sanatçılar değersizleştirilmek istenmekte. Bunun en açık ve çirkin örneği Fazıl Say’a karşı yapılan iğrenç saldırılarda yürütülen yıldırma ve yok etme politikasında görülmektedir. Resim dünyamız ev kadınlarına, üç beş aylık uyduruk kurslarda yetişenlere kalmış durumda. Beş altı yıllık sanat eğitiminde öğrenilenlerin üstünde bir eğitim görmüşçesine sarf edilen söz ve davranışlar sanatın leşe çevrildiğini de kanıtlıyor. Onlara göre ölü sanat en iyi sanat olunca- nasılsa sanat öldü diye- sanat adına her şey başıboş ve atış serbest.

PICT4657

Tüm bu olumsuzluklara karşın sanata ilgi daha çok artmakta. Sanatsızlık sağlıklı insanlarda çok büyük bir eksiklik duygusu yaratmakta. Yeni yetişen ve sanat eğitimi almış olanlar kendilerini sanatta daha da geliştirmek, özgünleştirmek, çağdaşlaştırıp evrenselleştirmek için çaba göstermekteler. Dünyaya açılan internet penceresinden sanat dünyasını daha yakından inceleme olanağı bularak yaratıcı anlamda başarılı olmak için çaba gösteriyorlar. Kimileri de bunu kötü amaçla kullanarak kopyacılıkla başarı elde etmeye çalışıyorlar. Çünkü kafalarından geçen “Burası Türkiye”…

PICT4666

Düsseldorf Güzel Sanatlar Akademisi öğrencilerinin her yıl “RUNDGANG” adı altında açtıkları bu yılki (04-08 Şubat 2015) sergilerinden örnekler sunarak elin adamı sanatı nasıl yaşatıyor görülsün, bilinsin istedim. Tüm çalışmaları burada gösterme olanağımız olmasa da üç beş örnek düzeyin anlaşılmasına yetecektir.

PICT4676

Sanat, şom ağızlılar ne derse desin, bu gençleri arkasından sürükleyerek hızlı değişimlerle kendi yolunda gitmeyi sürdürmekte. Sanatı öldüren yeteneksiz duyarsızlıklar, kendi ölmüşlüklerini sanatı öldürerek gizlemeye çalıştıkça her tarafa cesetleriyle koku salmaktan başka bir şey yapmıyorlar.

PICT4705

Share Button

Yorumlara kapalıdır