Dada Mutfak Bıçağıyla Kes, Kuad Gallery, (18 Mart – 02 Mayıs 2015)

Share Button

dada

“DADA MUTFAK BIÇAĞIYLA KES…”
DADA’nın 100.Yılı için Bir Sergi

18 Mart – 2 Mayıs 2015

Esra Carus; Ahmet Vehbi Doğramacı; Fırat Engin; Özge Enginöz; Erol Eskici; Eda Gecikmez; Murat Gök ; Şakir Gökçebağ Hakan Gürsoytrak; Naci Güneş Güven; Yahya M.Madra; Meltem Sırtıkara;
Esin Turan ve Eric Andersen ile Canan Beykal katılımlarıyla

Sergi, günümüz sanatının söylem, biçim ve estetik açıdan altyapısını oluşturan Dada akımının ünlü kadın sanatçısı Hannah Höch’ün, dönemin Weimar yönetimini eleştiren “Dada Mutfak Bıçağıyla Son Weimar Bira- Göbekli Almanya Kültür Çağını Kes” başlıklı kolajına gönderme yapan bir başlıkla sunuluyor..

Dada akımı o dönemin aydınları ve sanatçıları için disiplinlerarası etkileşim ve işbirliği ifade ediyordu, ama asıl 1915-1923 arasında savaş karşıtı bir akım olmasının altını çizmek gerekiyor. Özellikle de toplumun savaşı kutsallaştıran ya da kaçınılmaz kılan geleneksel savaş anlayışını yıkmaya yönelik söylemleri içermesi açısından, değişik içerik, biçim ve estetiklerle uygulanıyor olsa da, günümüzde sürmekte olan savaş durumuna yanıt vermeye devam eden bir akım.

Dada, 1916’da savaşın ortasında ortaya çıktı ve ilk andan başlayarak Avrupa ruhunun kapsamlı bir manifestosu görünümündeydi. Savaş öncesinde, toplumsal ya da bireysel olarak insan varlığının anlam ve değerleri üstüne sorular açılmış bunlar kesin yanıt bulmamakla birlikte, Modernizmin eşiğindeki insana bazı doyumlar vermişti. Savaş, bu doyumları da silip götürdü ve yerine bir boşluk bıraktı. Dada, sanki bütün yerleşmiş ahlaki, estetik ve toplumsal değerleri baş aşağı ederek, arta kalan ütopyaları da silmeyi amaç edinmişti. Bunların içinde en önemlisi sanatı ulusal kültür ögesi olmaktan çıkarıp, sanayii toplumunun deneyselliğe dayalı büyük kent fenomenine dönüştürmektir.

Dada, sanat ve yaşam arasındaki sınırın ilk ortadan kalkışıdır; sanatçılar işlerini toplumun ortasında gerçekleştiriyor ve günlük yaşamın izini sürüyorlardı. Bu özellik ile Dada ile günümüzdeki İlişkisel Estetik arasındaki bağlantı belirgindir.

Dada yapıtlarını dört ana grupta toplamak olasıdır; bu grupların bugün bilimsel ve teknolojik gelişmelerin sağladığı olanaklarla sürdürüldüğünü izleyebiliriz.

Kolâjlar, Asemblajlar, Malzemeli Resimler; Tipografik Montajlar, Fotomontajlar;
Mekano-Dada, Meta-Makinalar, Mekanik Mankenler; Toplumsal alanda gösteriler.

Dada, her yöne açık bir sanatı savunduğu için yazın, müzik, resim, heykel, performans, dans, hitabet gibi alanlardaki üretimlerle karşılaşılır; kısacası bu akım, bugünkü anlamıyla disiplinlerarasıdır. Dada’da rastlantısallık önemli bir ögedir. Yazınsal, müziksel, resimsel üretimlerde bu rastlantısallık belirgindir. Dada belgeseliğe dayanır. Dergiler, afişler, broşürler, kataloglar, el ilanları, mektuplar, posta kartları, notlar ve taslaklar Dada’nın icat ettiği ve kullandığı yayılma yöntemleridir. Dada, tıpkı şimdi olduğu gibi, modern kentin enerji ve dinamizminin kendini sanat yoluyla dışa vurmasıdır: Merkezler Zürih, Berlin, Paris, New York, Hannover, Köln ve Amsterdam’dır. Bu özellikleri günümüz sanatında izliyoruz.

Dada, 1920’de Berlin’de yapılan Dada Fuarı ile doruk noktasına ulaştı ve tarihsel olarak 1923’de sona erdi; ne ki etkileri ve yarattığı sanat yapma türleri günümüz sanatının temelini oluşturuyor.

Kuad Galeri 2013-2014 döneminde John Cage’in 100’.Yılına ve Dada sanatçısı Duchamp’ın Hazır Nesne söyleminin 100.yılına gönderme yapan “Mutsuz Hazır Nesne” sergilerini düzenlemişti. Bu sergiyle Kuad Galeri 20.yy sanat akımlarına gönderme yapan sunumlarını sürdürüyor.

Share Button

Yorumlara kapalıdır