Serkan Azeri: Nitelikli Resmin Peşinde Kararlı Bir Yürüyüş (Soner Çakmak)

Share Button

s6

Bir sanatçıyı duruş olarak kendi kuşağının temsilcileri arasında farklı bir noktaya konumlandıran en önemli özelliklerin başında, üretiminde beslendiği kaynakları kendine özgü bakış açısının ekseninde, bir üsluba dönüştürmesi ve bunun sonucunda ulaştığı çizgide ısrarcı olması gelmektedir.

Soner Çakmak, çıkmış olduğu sanat yolculuğunda en başından beri bu çizgi konusunda kararlı görünüyor. Daha ilk çalışmalarından itibaren benimsediği kendine özgü figür anlatımı çerçevesinde biçimlenen, derin bir iç dünyanın ve araştırmanın yansıması olarak kabul edebileceğimiz ifade etme gücü, sanatının geleceği adına önemli ipuçlarını içerisinde barındıran resimlerine anlam veren temel özelliklerin başında geliyor.

s3

Soner’in resimlerini kavramak ve onlarla bütünleşmek için, O’nun resim sanatının büyük ustalarını merkezine alan anlayışının yanında, mitoloji ve efsanelerden beslenen yapısına da bakmak gereklidir kanımca. Çağdaşı olan isimlerde çok fazla görmeye alışık olmadığımız bu çok yönlü araştırmacı tavrı, kendi inşa ettiği yolunda kararlılıkla ilerlemesi adına önceki yıllardan günümüze kadar sürdürdüğü dinamik bir “iç motor” haline geldi.

Soner Çakmak’ın resimlerinin ilk bakışta görsel yönden yaşadığımız zamansal süreçle bağlantılı olmadığı düşünülse de, kompozisyon kurgusu içinde karşımıza çıkan semboller aracılığı ile anlam boyutunda insan merkezli derin bir perspektiften bakıldığında,   modern dünyanın insanı kendi öz kimliğinden giderek uzaklaştırarak farklı bir boyuta dönüştüren yapısına ve insanın bu süreç karşısında çıkış noktası yaratmak için yöneleceği sorgulayıcı yaklaşımına da gönderme yaptıklarını dile getirmek yanlış olmayacaktır. Bu resimlerde derin bir kurgu gücünün ürünü olarak, farklı efsanelerden çekip çıkarılmış ve yaratıcı bir estetikle dönüştürülmüş karakterler, sanki bir tiyatro sahnesindeymiş gibi sıralanıyorlar tuval üzerinde. Bu oluşum içerisinde, kompozisyonlarda odak noktalarına konumlandırdığı ve insanın iç dünyasına gönderme yapan sembolik figürlerse, bütünün içinde ışık etkisi ile ön plana çıkarak, izleyiciyi sahnenin merkezine yönlendirip anlam üzerine düşündürecek bir görsellikle bütünleşiyorlar.

s5

Resimlerinde, yapay tavırlar ve ilişki modellerini ifade eden maskeli figürler, şehrin yapısının insanı boğan kaotik görüntüsüne bakan bir karga, saflığını yitirmemiş ruha gönderme yapan küçük bir kız figürü ve hatta sanatçının kendi görüntüsü bile bu odak noktalarda derin anlam üzerine düşündüren başrol oyuncularına dönüşüyor. Bu odak figürler çevresinde toplanan fantastik varlıklar, cüceler veya siluet halinde resmedilmiş yaratıklarsa, zaman kavramının belli olmadığı soyutlanmış bir arka plan veya hafif bir ışık aracılığıyla çizgileri ortaya çıkarılmış bir iç mekânda, insanın hayat içinde karşılaştığı durumların sonucunda psikolojisini etkileyen ve sonrasında kendisiyle baş başa kaldığı zamanlarda yaşadıkları üzerine sorgulamaya ve düşünmeye yönlendiren, birçoğumuzun içinde var olan “karanlık güçleri” ve “kasvetli ruh hallerini” simgeliyor.

Bazı resimlerindeyse, belirsiz zamansal süreçlerin büyüsü içerisinde anlatım tek bir figür üzerinden veriliyor. Nereden gelip nereye gittiği belli olmayan bir kayık veya sal içerisinde, dingin sularda yolculuk eden ve sadece kendi gerçeklikleriyle baş başa olan karakterler kendi hikâyelerini yaratıyor. Bu resimlerinde merkezine aldığı ve farklı açılardan resmettiği karakterlerinin dingin ve sessiz görüntüleri, içinde bulundukları atmosfer ile bir bütün oluşturuyor.

s2

Bir ressamın iyi bir portreci olması, portresini yaptığı kişiyi merkezine alarak onunla derin bir bağ kurması ve bu bağı, karakter özelliklerini yüzde biçimlendiren etkili bir ifadeyle bütünleştirebilmesi ile ilişkilidir. Bu anlamda konuya yaklaşacak olursak, Soner’in orta ve küçük boyutlu portre çalışmalarında, geçmişten günümüze başarılı portre ressamlarında gördüğümüz bu özellikleri benimsediğini ve bu özellikleri kendi kurgu gücü ile üslup çizgisinde bir araya getirme çabasında olduğunu söylemek yerinde bir değerlendirme olacaktır.

Günümüz sanat piyasasının beklentileri çerçevesinde biçimlenen ortamın karşısında, Soner’in bir diğer önemli özelliğinin “kararlı duruşu” olduğunu söyleyebiliriz. İnandığı çizgide ilerleyen ve her geçen gün üretimiyle bunu somut olarak yansıtan bu “kararlı duruşu”, geçmişin ustalarına karşı duyduğu derin ilgisiyle birlikte, resim sanatını var eden temel kurallara ve plastik değerlere olan bağlılığından geliyor. Kısacası Soner, sadece ve sadece nitelikli resimler yapmak istiyor. Nitelikli ve derinliği olan resimler…

s4

Share Button

Yorumlara kapalıdır