Utku Varlık: Oxymore / Mirage

Share Button

 

U1

Bunun gerçekleştiğini görmek, belki sanatın hayal gücünün sanrı fenomenine bir darbe gibi geliyor ama bir gerçek. Nasa’nın ayın çevresinde gezinen Lunar (LRO) uydusunun 12 Ekim’de çok uç bir fotoğraf tekniği ile çektiği Ay’dan Dünya’nın görünümü. Bu mavi “lapis lazuli”, toprakta bulunabilen en gizemsi bir taş. Bu olağanüstü varoluşu, gözümüzün ayırt edebileceği mavilerin içindeki ayrıcalığı onun, ilk çağlardan bu yana, değerli bir taş; sanatın değişik alanlarında kullanıldığı gibi, özellikle pigments olarak ünlü ressamların paletinde görülüyor. Dünyamızın dış görünümünü 60 yıllarına kadar, kendi hayalimizde görüntülemiştik, şimdi bu “şiir çekimindeki” görsel, gözümüzün önüne getiriliyor, izlediğim kadar bakmak fiilinin işlevine bile girmiyor getirdiği yankı. Bu kurmaca alanını betimlemek için, gizeme kucak açan yine çok az.

u2
Belki bu gizemi yine şiire dönüştürenler çoktan çekip gittiler, kendi tanrılarını da alıp, topluca. Asırlar sonra geriye sahte tanrılar, sıra dışı inançlar, tüneller ve çukurla ve “şey” kaldı

 

u3

Geride kalan,  yine hayalini bize ulaştıran “ay ışığının” da giderek albenisini yitirmesi, yapmaca ışıklar, metafizikten arınmış ışık alanlarında dolaşıyoruz

u4

İç dünyamızın “allégorisi” içini boşalttığında; sığınacağımız bilinmeyen bir tanrı – agnosta theo- ya da başı bozuk bir şaman kulağımıza şunu fısıldayacak: “…..unutulmuş söylem biçimlerini anımsa ve de bana “GÜZELİ” tanımla. 2016 yılına giriyoruz böylece.

Share Button
Utku VARLIK

Hakkında Utku VARLIK

Sanatsal eğitimine 1961 – 1966 yılları arasında Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Sabri Berkel atölyelerinde başlayan Utku Varlık daha sonra oyma baskı (gravür) ve taş baskı (litografi) atölyelerinde devam etmiştir. 1970 yılında Paris´e gitmiş, 1971 – 1974 yılları arasında Güzel Sanatlar Ulusal Yüksekokulu´nda George Dayez ile, 1973 – 1975 yılları arasında da Cachan Atölyesi´nde taşbaskı çalışmıştır. Sanat çalışmalarına halen Paris´te devam etmektedir. İlk önceleri dışavurumcu anlatımla figürlerini biçimlendiren Utku Varlık, 1960 ve 1970´lerde dönemin politik yaşamından etkilenerek yaptığı resimlerinde de bu anlatım biçimini kullanmıştır. Sanatçı özellikle 1975´ten sonra dışavurumcu anlatımdan uzaklaşmış ve düşsel bir anlatım biçimine yönelmiştir. Sanatçı için figür, sürekli ve asal olan doğanın yaşayan öğelerinden biridir ve yansımasını doğada bulur.

Yorumlara kapalıdır