Güler İnce: Bir Dönemin Ruhu: Sabiha Rüştü Bozcalı Sergisi

Share Button

Sabiha Rüştü Bozcalı

Salt Galata bu günlerde Türk sanat tarihinin önemli isimlerinden biri olmasına rağmen sanatı ve yaşamı hakkında çok fazla bilgiye sahip olmadığımız, sanat tarihinin tüm kadınları gibi bile isteye tarihin tozlu sayfaları arasına itilmiş bir sanatçının, Sabiha Rüştü Bozcalı’nın sergisine ev sahipliği yapmakta. Sanatsal olarak bağımsız bir duruşa sahip olduğu söylense de sergide gördüğümüz, kendi el yazısıyla yazdığı özgeçmişinden ve bazı resimlerinden anladığımız kadarıyla daha çok empresyonist üslupta resimler yapan sanatçı, döneminin şanslı kadınlarından biri olsa gerek. Türk resim tarihinin ilk kadın sanatçılarından olan Bozcalı aynı zamanda ilk kadın illüstratörüolarak da anılır. Yine Yurt Gezileri‘ne katılan ilk kadın sanatçıdır ve bu gezilerde endüstri üzerine resimler üreten ilk kadın ressamdır. Salt Galata’da 22 Aralık’ta açılan, küratörlüğünü İlhan Ozan ve Lorans Tanatar Baruh’un yaptığı sergi için sanatçının aile arşivinden ve İstanbul Şehir Üniversitesi Taha Toros arşivinden yararlanılmış ve sergi sanatçının biyografisi olarak ele alınmış. Bozcalı’nınyaşamını birbirinin içine geçen, geçirgen bir dille anlatmaya çalışan serginin küratörleri bu dili görünür kılmak için resimleri, belgeleri duvarlardan ziyade camlara yerleştirerek vermeye çalışmışlar. Sanatçının suluboya, desen, illüstrasyon, karikatür, kara kalem, kitap kapağı gibi birçok çalışmasının görüldüğü sergide ayrıca mektuplar, gazete haberleri, müze kartları gibi çeşitli belgelerle bir dönem okuması yapmak da mümkün. Ayrıca akordeon dersi de almış Bozcalı için düzenlenmiş bir tango parçası da sergiye eşlik ediyor ve dönemin ruhunu yansıtıyor.

Sabiha Rüştü Bozcalı

Sergi boyunca çeşitli belgeler ve çizimlerle yaşamına tanık olacağımız Sabiha Rüştü Bozcalı aristokrat ve bürokrat bir ailenin kızı olarak 1904 yılında İstanbul Kuruçeşme’de dünyaya geliyor. Babası, Bozcaadalı Bahriye Nazırı Hasan Paşa’nın oğlu Rüştü Paşa’dır ve amiraldir. Sabiha’nın annesi, Abdülhamit döneminin tanınmış devlet adamlarından, içişleri bakanlığı da yapmış olan Memduh Paşa’nın kızı, Handan Hanım’dır. Memduh Paşa devlet adamlığının yanı sıra edebiyat ve tarih türünde eserler vermiştir ve döneminin aydın kişilerinden biridir ve kızı Handan Hanım ise posta pullarından kolaj resimler yapan sanata ilgi duyan bir kadındır. Sergide Handan Hanım’a ait iki çalışmayı görmek de mümkün olacak. Handan Hanım’ın etkisiyle 5 yaşında oyuncaklar yerine boya kalemleri ile tanışan Sabiha Rüştü küçük yaşta resme başlar ve ilk resim eğitimini annesinden alır. Bir yandan da özel hocalardan Almanca, Fransızca, İtalyanca dersleri alır. Bir süre sonra yakın aile dostları olan Ali Sami Boyar’dan resim dersleri almaya başlayan sanatçı 15 yaşında Almanya’ya resim eğitimine gönderilir ve 5 yıl orada kalır. Resim eğitiminiBerlin ve Münih’te LovisCorinth, MortizHeymann, Prof. Karl Kaspar’ın atölyelerinde sürdürür. Almanya’daki eğitiminin ardından yurda dönen Sabiha’nın resimlerinden etkilenen, Mısır Hidivi’nin annesi, onu Mısır’a davet eder. Mısır Hanedanı’na birçok portreler ve manzaralar yapan sanatçı Türkiye’ye döndükten sonra Sanayi Nefise Mektebi hocalarından Namık İsmail’den dersler alır. Bir süre sonra ise Paris’e gider.

g3

Paris’te, Neo Empresyonist akımının ustalarından olan Paul Signac’ın Atölyesi’ne devam eder. Paul Signac ve ailesiyle yakın ilişkiler kuran Bozcalı ülkesine döndükten sonra da Signac ve ailesiyle mektuplaşmaya devam eder. İlk özel sergisini Filarmoni Derneği’nde açar. Solo sergilerin yanı sıra Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği sergilerine ve Galatasaray Sergilerinekatılır.

Bir süre sonra bu defa amcasının yönlendirmesiyle Roma’ya gider. Orada kaldığı üç yıl boyunca da metafizik ressamı Giorgio de Chirico’nun Atölyesi’nde çalışır.

Sanatçı Paris’te Louvre Müzesinde ve Roma’da Vatikan’da tanınmış ressamların eserlerini kopyalar. Bunlardan Rafaello’nun Transfigürasyon resminin kopyası sergide de yer alıyor. Ayrıca sanatçının bu mekânlarda çalışmak için aldığı izin belgeleri de sergileniyor. Yine Bozcalı’nın tüm bu eğitim aldığı ve atölyelerinde çalıştığı hocalarının kendisine ve ailesine yazdığı mektuplar, kartpostallar da sergide yer almakta.

g4

Sabiha Bozcalı 1938-1943 yılları arasında yapılan 2.Yurt Gezileri kapsamında Zonguldak’a gitmiş“Kozlu Elektrik Santrali, Skip Tesisatı, Karabük Demir Çelik Fabrikası, Asansör (İncir Harmanı), Asansör Makinası, Sömikok Makinası, Varagel, Sömikök Fabrikası, Demir Çelik Fabrikası’nı çalışmıştır. Sergide bu konuda kendisine gönderilen resmi belgeler ve sergiye katılan diğer sanatçı dostlarının mektupları yer alsa da bu dönem ürettiği resimler yok. Bu resimlerin akıbeti ise bilinmemektedir. Ahmet Muhip Dranas, Sabiha Bozcalı’nın bu dönem yaptığı resimleri “mecmua resimleri” gibi diye nitelendirip, ‘’acele, baştan savma yapılmış garip bir dağarcık’’ olarak yorumlamış olsa da Malik Aksel Bozcalı için şunları ifade etmiştir:

 “Eskiden bilhassa kadın ressamlar, çok defa çiçek resmi yaparlar ve dışarı pek çıkamazlardı. Eski Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Mecmuası’nın on sekizinci sayfasında kadın ressamlar için şöyle bir cümle var: Çiçek resmi ile meşgul olmak zerafet içinde yaşamak demektir. Güzelliğe güzellik katmak bu şan kadınlarındır. Saniyen (ikinci olarak) ressam salonunda, bahçede çalışır. Herhalde zavallı peyijalistlerin bir yığın yükle çektikleri mezahime (eziyetlere), güneş vurmalarına, soğuk almalarına, yağmur ve karda kalmalarına maruz kalmaz. Bu eziyetler o nazik vücutlar için cidden nalâyık (layık değildir) ve haramdır diyen eski zihniyete Cumhuriyet’in genç kadın ressamı Karabük Fabrikasında çalışan ağır işçilerin yanına gitmekle, yüksek hararetli fırınlar karşısında, şahmerdanlar önünde resim yapmakla, uçsuz bucaksız yerlerde bir kahraman gibi çalışmakla resmi bir süs gibi gösteren telakkiye (anlayışa) ne güzel cevap veriyor”.

Sabiha Rüştü Bozcalı

Sabiha Rüştü Bozcalı pastel, suluboya, yağlıboya yanında çok fazla desen çalışmıştır ve sergide tüm bu çalışmalarından örnekler görmek mümkündür. Özellikle desene çok önem verdiğini şu sözlerinden anlıyoruz ‘Bence resmin temeli desendir. Desen, daima desen… Siyah-beyazı anlamadan resim yapmanın imkânı yoktur!’ Sanatçı suluboya, yağlıboya çalışmalarının yanında ansiklopediler, tarihi romanlar ve gazeteler için desenler yapmıştır. 1940’larda gazetelerde popüler tarihle ilgili makaleler yoğun olarak basılır ve bunlar çizimlerle görselleştirilirdi. Milliyet gazetesi de 1950’lerde kurulduğunda bu tarz makaleler yayınlamış ve Bozcalı şef illüstratörü olarak bu gazetede çalışmaya başlamıştır. Sergide bu konuda yaptığı çizimlere de yer verilmiş.

Sabiha Rüştü Bozcalı

Milliyet dışında Hergün, Cumhuriyet, Havadis ve Yeni Sabah gibi gazetelerde çalışan sanatçı ayrıca Reşat Ekrem Koçu’nun tarih kitaplarını (Osmanlı Padişahları, Forsa Halil, Patrona Halil, Kabakçı Mustafa) ve İstanbul Ansiklopedisi’ni, Orhan Veli’nin Türkçeye uyarladığı La Fontaine Masalları kitabını, Dorothy Blatter’in The Turkish Twins kitabını, Nezihe Araz’in Anadolu Evliyaları ve Yunus Emre kitaplarını resimlemiştir.

Sergide sanatçının Yapı Kredi için ve çeşitli firmalar için yaptığı logolar ve reklam çizimleri, yine yakın Türkiye tarihinin önemli konularından biri olan Yassıada Duruşmaları’nın çizimlerinden bir bölüm de yer alıyor.

Bozcalı’nın günlüklerinde dönemin İstanbul yaşantısı hakkında anekdotlar da mevcut. Örneğin Bozcalı’nın ailesiyle Kireçburnu’ndaki evlerinin yakınındaki sahildendenize girdiğini ve yakın dostu ressam Fahrülnissa Zeyd’in sandalla gelip onu ziyaret ettiğini günlüklerinden öğreniyoruz.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş dönemini, tek partili ve çok partili dönemleri yaşamış bir sanatçının -özel yaşamı hakkında çok fazla bilgiye sahip olmasak da- sanat yaşamı ve yaşadığı dönem hakkında bilgiye sahip olabileceğimiz Sabiha Rüştü Bozcalı sergisi 28 Şubat’a kadar Salt Galata’da ziyaretçiye açık olacak.

 Sabiha Rüştü Bozcalı

Kaynaklar:
http://www.istanbulkadinmuzesi.org/sabiha-bozcali
 
Sebahat Akçay, Türk Resim Sanatında (1908 – 1930) Erken Cumhuriyet Dönemine Kadar İlk ve Öncü Kadın Ressamlar, yüksek lisanstezi
Share Button

Yorumlara kapalıdır