Hülya Küpçüoğlu: ‘Sanatçı üzerinde rant elde etmeden çalışmak en önemli kuralım.’

Share Button

facebook_1503821835711

Telga Südor Mendi tarafından kurulan Galeri Diani, geçtiğimiz yıl Yeldeğirmeni’nden Tophane’ye taşındı. Südor tarafından özel bir anlama sahip olan ‘Diani’ kelimesini, Galerisinin adı yapan Telga Südor Mendi ile Galeri hakkında bir söyleşi yaptık.

Hülya Küpçüoğlu

Hülya Küpçüoğlu: Galeri Diani’nin kuruluş hikâyesini anlatır mısınız?

Telga Südor: Galeri Diani 2013 yılında kuruldu ama elbette çok uzun bir hazırlık dönemi oldu desem yalan olmaz. Sanatçı bir ailenin çocuğuve sanat okumuş biri olarak hayatım boyunca bu dünyanın içinde oldum. Sıkıntılarını ve güzelliklerini çocukluğumdan beri yaşadım.  Hep hayalimde kendi doğru bildiğim biçimde yönetebilecek bir galeri vardı. Yeldeğirmeni’nde dolaşırken büyükannemin Türkiye’ye geldiğinde yaşadığı evin boş ve satılık olduğunu görünce galeriyi burada kurmaya ve büyükannemin bir daha hiç görmediği ailesinin soyadını galeriye vererek O’nun anısını yaşatmaya ve bir aile geleneği olarak sanata bu yoldan devam etmeye karar verdim.

 

H.K.: İlk yeriniz Yeldeğirmeni’ndeydi. Son 1 yıldır Tophane’desiniz. Yeldeğirmeni’nde önemli bir sanatla buluşma merkezi olduğunu düşünürsek, oradan ayrılmanızın sebebi neydi?

T.S.: Doğrusunu söylemek gerekirse Yeldeğirmeni ne geldiğimde ilk ve tek galeri olarak işe başladım. Henüz yoktu ve birçok sanatçı atölyesi vardı. Ayrıca Kadıköy Belediyesi sanatla ilgili birçok projesini burada gerçekleştirmeye başladı. Ve bence oldukça önemli bir merkez olmaya başladı. Ancak 2015 yılına gelindiğinde ibre genelde kafelerden yana dönmeye başladı. Benden sonra açan galeriler kapandı hemen hemen hepsi kafe oldu. Yine de bazılarında hem sanat hem de edebiyat konusunda çalışmalar da yapılmaya devam ediliyor. Sanatçı atölyelerinde de artış var ancak sanat piyasası tam anlamıyla oluşacakken oluşamadı bunun nedenini de semt insanının rant isteğine bağlıyorum. Ne yazık kibu kadar çok sanatçının olduğu ve belediyenin bu kadar çok desteklediği böyle bir semt daha olmamasına rağmen semt insanı mülkünü illaki bir kafe işletmesine kiraya vermek istemekte ve ellerinde ki değerin farkına varamamaktadırlar. Galeriyi işlerimin iyi gitmesi ve memnun olmama rağmen niye taşıdım derseniz işte tam bu noktada tek olmaktan dolayı taşıdım. Çoğu insan tek olmanın iyi olduğunu düşünür ama ben ise hayatım boyunca bunun tersine inandım hep ekip olmanın birlikte olmanın gücüne inandım. Sanatta bilginin sürekli saklandığı bir ortamda tam tersine inanmak elbette güç ama doğrusu galericilerin ve sanatçıların ekip olarak çalışabilmesi elbette. Yeldeğirmeni’nin de tek olarak kalıp kısa vadede daha çok kazanç elde etmek yerine rekabetle birlikteliğin sanatta önemli bir güç olacağına inanarak semtten ayrıldım.

H.K.: Tophane’de önemli bir merkez ancak son yıllarda pek çok galerinin de ayrıldığı bir semt. Yeni adres olarak Tophane’ye karar verme sürecinizi öğrenebilir miyiz?

T.S.: Evet, Tophane de birçok galeri kapandı ancak birçoğu da ayakta… Esasında her yerde galeriler kapanıyor desek daha doğru olur. İşte tam bu noktada benim bakış açma göre en doğrusu galerilerin azaldığı bir yerde açıp bölgeyi ayakta tutmaya çalışmak ve bir tür direniş göstermek. Kaldı ki bu ekonomik koşullarda galerilerin kapanması da bana çok anormal gelmiyor. Ayrıca Türkiye de dönem dönem bazı işler moda olur daha çok kazandırır. Her şeydeolduğu gibi… Sadece bu yüzden kapanan galeriler bile var. Bu işten sıkılıp başka işlere geçenler var. Ve ya bu ortamdan kazanacağı parayı kazanıp başka iş kollarında devam eden birçok işinsanı var. Olayı böyle görmek gerektiğini düşünüyorum. Şu anda kalabilenler bu işe gönülden bağlı olup sanat işine gerçekten bulaşmış olanlar.

 

H.K.: Son yıllarda galericilerin ve sanat tacirlerinin çoğu, resim satamamaktan şikâyetçi. Böyle bir süreçte aslında bir galeri işletme cesaretini göstermek dikkat çekici.

T.S.: Sorunuzda sanat taciri diyorsunuz. İşte tam bu noktada şunu diyebilirim: sanat taciri değilim. Yani sadece sanat ticaretiyle ilgilenmiyorum. Bir sanat tacirine kıyasla azla yetiniyorum. Sanatçı üzerinde rant elde etmeden çalışmak en önemli kuralım. Veher şeyden önce amacım gerçek sanat eserlerinin herkes tarafından ulaşılır olabilmesinisağlamak. Örneğinyeni ev kuran genç bir insanın, bir ev dekorasyonu mağazasından büyük ve dijital baskı bir tual satın alması yerine aynı paraya çok küçük ama gerçek bir sanatçıya ait bir özgün baskı satın almasına ikna etmek gerçek amacım. Kısacası büyük kazançlar yerine kalıcı bir galeri olmayı önemsediğimden piyasanın şu an ki halini önemsemeden güven vererek ve sağlayarak başarabileceğimi düşündüm ve sizin değiminizle cesaret gösterdim.

H.K.: Peki sizin galerinizin satışları nasıl gitti geçen sezon?

T.S.: Bu konuda şöyle diyebilirim şu anda bulunduğumuz ekonomik şartları düşünürsek hedeflerimin üstüne çıktım. Güvenilir olmak ve gerçek fiyatlar üzerinden (sanatçılarla anlaşarak) satış yapmanın önemini işte tam bu noktada anlaşılır oldu. Hayali rakamları bir yana bırakmak ve gerçek sanatseverleri etrafınızda toplayabilip rant yerine sanatseverlere her koşulda sanat eseri sağlayabilir olmaya ve her şeyden önce sanatçıyı madden ve manen mutlu edebilmeye özen göstermek çok önemli. Bu iş kolunda sanatçı, galerici ve sanatsever alıcı üçgenini hep birlikte değerlendirebilmek esas olandır ki elimden geldiğince bu üçlüyü dengelemeye çalışarak ilerlemeye çalışıyorum.

H.K.: Sanat galerisi açmayı planlayan kişilere önerileriniz neler?

T.S.: Her şeyden önce sanata gönül vermiş olmaları ve tutkuyla bağlı olmalarını. Kısa vadede çok kazanç getirecek niteliksiz sergiler yerine nitelikli sergiler açmalarını. Eserlere spekülatif fiyatlar yerine gerçek fiyatlar koymalarını. Güvenilir olduklarını her fırsatta etik davranarak ispatlamalarını. Sanatçılara çok değer vermelerini ve onların haklarını korudukları zaman kendi haklarını koruyabildiklerini özellikle söylemek isterim. Ve elbette cesur olmaları gerektiğini söyleyebilirim.

H.K.: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

T.S.: Sanat nefes almak gibi çok önemli bir gereksinim. Bizler bunu biliyoruz ama herkese yaymak ta görevimiz. Etik değerleri kaybetmeden hep beraber bu gerçeği hep birlikte usanmadan anlatalım

Share Button

Yorumlara kapalıdır