LÜTFİYE BOZDAĞ, HAYRİ ESMER’İN RESİMLERİNDE ETKİYİ ÖNCELEYEN YALIN VE MİNİMALİST BİR KURGU

Share Button

Hayri-ESMER-LABİRENTLER.1.T.Ü.AKRİLİK.140X220CM.2016

Hayri Esmer’in “Boşluk ve Sınır” başlıklı solo sergisinde, biçimsel arayışların yol açtığı değişimi sanatsal anlayışının bir gereği olarak ele aldığını görüyoruz. Resim çalışmalarının yanı sıra zaman zaman gravür çalışmalarını da sürdüren sanatçı, şiddet konseptli kurgularla yola çıktığı ilk sergisinde tereddüt ve gerilim referanslı işler yapmış, akabinde bu sergiyi; yüzeyler, bölünme ve parçalanmalardan oluşan pencereler serisi izlemiştir. Son dönem çalışmalarında ise daha çok mekân algısına odaklanan sanatçı, konstrüktiv bir anlayışla yoluna devam ediyor. Bu dönem çalışmalarının en karakteristik özelliği de etkiyi önceleyen yalın ve minimalist bir kurguyu öne çıkarmasıdır.

Hayri-Esmer-Kazım-Türker-Sanat-Galerisi-1024x683

“Resmim etkiyi önceleyen bir karaktere sahip. Tüm bunların da etkiye odaklanan bir resim için vazgeçilmez olduğunu söylemek gerek. Bundan dolayı da resmin izleyiciyi kuşatmasını, onunla diyaloğa açık olmasını ve onu ikna etmesini istiyorum. İşte bu kaygılar değişimi kaçınılmaz kılarak, yeni bir kimliğe dönüştü.”[1]  Kendi ifadesinde belirttiği üzere sanatçının daha önceki çalışmalarında dikkati çeken tema vurgusundan sıyrıldığını ve etki odaklılığa evrilen yeni bir döneme girdiğini söyleyebiliriz. Bu yeni dönemde sanatçı, teknolojinin getirdiği yaygın dijital, canlı, parlak ve renkli diyagramları, çağın değişkenliğine ve görünürlüğüne referans olarak kullanıyor.

Renklerin pentür tadından ziyade daha grafiksel bir tatta çizgilerden oluşan satıhlar olarak birbirini kesen, zikzaklar çizen, yer yer tüm yüzeyi örten ve boşlukları öne çıkaran hâliyle bir yandan konstrüktiv yapıya hizmet ettiğini diğer yandan kurgunun içinde çarpıcı bir keskinlik sağlayarak resmin tansiyonunu belirlemede başat bir rol oynadığını söyleyebiliriz. Boşlukta devinen bu renkli geometrik diyagramlar, sınırlarla boşluk arasında gidip gelen derinlik, espas hissiyle aynı zamanda boşluk ya da sonsuzluk gibi kavramları sorgulamaya imkân veriyor.

HAYRİ ESMER, LABİRENTLER.11.140X220CM.2017

Boşluk, sonsuzluk gibi kavramlar bir dönem üretimlerine nüfuz edecek kadar sanatçının zihnini meşgul etmektedir. Piranesi’nin öncü romantik resimleri olarak bilinen Hayali Hapishaneler/Carcerid’lnvenzione serisinde yer alan devasa perspektifin göz aldatıcı etkisinden, düş gücünden ve iç içe geçmiş, bitimsiz mimarisinden hayli etkilenen sanatçı, “boşluk ve sınır” sergisiyle bu etkilenmenin kendi plastiğinde ortaya çıkan anlayışını paylaşıyor.

Boşluk ve sınır, mekân olarak dünya, yaşam- olarak ölümle sınırlı olan insanın bir paradoksu aslında. Piranesi’nin dikkati çektiği bu paradoksa Hayri Esmer, labirent gibi bilindik bir metafordan yola çıkarak kendi dil ve üslup anlayışı içinde plastik dilini kurarak cevap veriyor. Tıpkı yaşamla ölümün, boşlukla sınırın kesişmesi gibi sanatçı da sınırlar ve boşluklarla kesişen labirentler içinde, iç içe geçmiş, düzensiz, olabildiğince rastlantısal kurgulanmış bir kompozisyonda gezinmemize vesile oluyor.

HAYRİ ESMER, LABİRENTLER.5.T.Ü.AKRİLİK.200X170CM.2017-1

Postmodernizmin kaygan zemininde her şeyin değiştiği, sahici olmayan, istikrarsız, tekinsiz ortamında her şeyin birbirine karıştığı, değerlerin yerini değersizliklere bıraktığı, yozlaşmış, çürümüş kaotik bir belirsizliğin, parçalanmışlığın Hayri Esmer resimlerinde labirentler üzerinden metaforik ifadesi olarak karşımıza çıkması çağın sorunlarını sanatçının içselleştirdiğini ve plastize ettiğini gösteriyor. Sanatçının resimlerinde bu parçalanma zamansal ve mekânsal karakterler üzerinden “sonsuzluk ve sınırlılık” paradoksu olarak da okunabilir. Ancak Hayri Esmer’in labirentleri çıkışsız ve çözümsüz değil, sınırları ve özgürlüğü birbirine dönüşebilen ve çıkışı olan konstrüktivler olarak algıya açılıyor ve alımlayıcının düşünsel müdahalesine olanak tanıyor. Alımlayıcı labirente girdiğinde oyun başlıyor, içinde dolaştığı hissiyle sergiyi geziyor. Dinamik ve dingin ikilemler üzerinden giden gerilimin dozu zaman zaman keskinleşirken, geometriden konstrüktive doğru yol alırken alımlayıcıya düşünsel olanın koridorlarında gezinmenin keyfi, değişimin, keşiflerin ve deneyselliğin, tanımlanamayan arayışların tadı kalıyor.

[1][1] Yaşayanlar Gülay; Hayri Esmer ile Görüşme, sa.18,, Kazım Türker Galerisi Sergi Kataloğu, 2018; İzmir

Share Button

Yorumlara kapalıdır