Nilgün Yüksel, Girdap Ve Çeyrek Asır

Share Button
Metin Özgör

Metin Özgör

Sanat üzerinden konuşmaya başladığımızda çoğu zaman algılarımızı önce yapıtın kendisine çeviririz. Kamuyla buluşan sanat yapıtı artık yeniden değerlendirilmek, yorumlanmak, duyularımızın sınırlarını keşfetmek için tüm çıplaklığıyla karşımızdadır.

Bu hâliyle mekân da ve zaman da anlıktır.  Müziksel, sessiz, hareketli ya da durağan olmaları anda var oldukları gerçeğini değiştirmez. İzlenme zamanı bittiğinde sadece bilincimizin derinliklerine yerleşirler. Bir gün, her gün ya da bir anda kendi anılarımızla harmanlanıp yeniden yüzeye çıkmak üzere…

Hüsnü İyidoğan

Hüsnü İyidoğan

Belki de bu yüzden sanat yapıtının tek fiziksel varlığı dışında izleyen, okuyan, dinleyen göz kadar sanat yapıtı vardır. Başka bir deyişle yapıtın görünür varlığı ortadan kalktığında zihnimizde kendini üretmeye devam eder. Aynı yapıtı değişken zamanlarda yeniden dinlemek, izlemek, okumak her seferinde yeni bir anlamı çağırır.

Son noktada bir sanat yapıtından söz ettiğimizde çoğu zaman tek bir sanat yapıtından değil sanat nesnesinin sonsuz çağrışımlarından söz ediyoruzdur aslında. Sanatçının zihninin karmaşasından ya da berraklığından çıkmış yaratının sonsuz hâlinden.

İlhami Tunç Gençer 3

İlhami Tunç Gençer

Serginin adı sergide aynı adla yer alacak İlhami Tunç Gencer’in video çalışmasından alıntı. Bununla birlikte bu isim sanat nesnesine ve bizzat sanat nesnesinin yaratıcılarına da bir gönderme. Ayrıca bunu çok uzun zamandır gündemden düşmeyen “sanatçı mı, yapıt mı?” ikileminin bir parçası olarak da düşünmek mümkün.

Kişilik, kimlik ve yapıtın değişen değeri üzerine sorgulamaları bir yana bırakırsak elbette ki bir yapıt eğer anonim değilse yaratıcısından bağımsız değildir, anonim bir yapıtın kendi zamanı ve mekânından çok da bağımsız olamayacağı gibi.

Güler Aşık, KAMUFLE-70X80CM

Güler Aşık, KAMUFLE-70X80CM

 

Girdap ve  Çeyrek Asır, yapıtın ve sanat üretiminin ardında olanlara dair. Bireyin yetişkinliğe geçiş süreci çeyrek asır sürer. Bir an önünden bakıp geçtiğimiz, bir süreliğine izlediğimiz sanat yapıtının ortaya çıkışı ise zamanı aşar.

Üretim süreci, salt eserle baş başa geçirilen zamanları kapsamaz. Üretim süreci büyümenin, olgunlaşmanın, büyük sancıların, coşkuların, gelgitlerin, girdaba kapılmaların, açık denizlerden kıyıya çıkışların tümünü içerir.

Hüsnü İyidoğan

Hüsnü İyidoğan

Üretimlerine tanıklık edilen dört sanatçı; Hüsnü İyidoğan, Güler Aşık, İlhami Tunç Gencer ve Metin Özgör farklı deneyimleri, anlayışları, üretim biçimleri ile sanatsal kimliklerini eserlerine geçiren, kaygılarını, birikimlerini sanat nesnesinde somutlaştıran, bir adım ötesinde bu ülkede birbirlerinden haberdar olarak ya da olmayarak yapıtlarıyla iletişime geçen sanatçılar.

İlhami Tunç Gençer

İlhami Tunç Gençer

 

Güler Aşık’ın malzeme kullanımından aykırı olanın gösterimine uzanan eserleri İlhami Tunç Gencer’in farklı medyumlarla bir araya getirdiği çalışmaları bir kuşağın kaygılarını ve dünyaya bakışını yansıtır. Çizimlerinde birbirlerine gönderme yapan dilleri, anlatım araçları farklılaştıkça birbirlerinden uzaklaşan bir yapıya bürünür.

Güler-Aşık-

Güler-Aşık-

Metin Özgör’ün çalışmaları doğuma, seçimlere, farklı yaşayış şekillerine odaklanırken Hüsnü İyidoğan kendinden yola çıkan içselleştirilmiş bir yol izler. Baktıkları yerler, yaşayışları, ilgileri birbirinden farklı olan bu iki sanatçı, insana dair makro ve mikro olanı anlatır.

Metin Özgör

Metin Özgör

Dört sanatçının eserleri bir araya geldiğinde yükselip alçalan bir ritmi beraberlerinde taşır. Yaşamın oluş hâlinden karmaşaya, temposu yüksek aykırı anlatımdan dinginliğe geçen yapıtlar, zamanın bir diliminde rastlantısallıkla bir araya gelmiş kimliklerin oluş, olma hâlini yansıtırlar.

Üretim süreci çoğu zaman bir girdaptır ve büyümek çeyrek asır sürer. İzleyici kendisiyle ve yapıtlarla kurduğu ilişkide, özellikle içselleştirdiği, içselleştirebildiği bir alanda bütün bunların eşlikçisine dönüşür.

Dikkatle bakmak, o sonu gelmeyen ve içinde bildiğimiz ve bilmediklerimizi barındıran girdaba girmenin bir yoludur. Daha çok bakmak ise çeyrek asırla başlayan ve yaşam boyu devam eden  erginleşmenin bir durağı.

 

Share Button

Yorumlar kapatıldı.