Sabahattin Şen: Sanatta Değer Bilirlik

Share Button

P1040007

Düsseldorf’da bu yıl açılan ilginç bir sergiden söz edeceğim. Serginin adı Planet 58 (Gezegen 58). Ne denli gezegenle ilgisi var ya da yok bilemeyeceğim. Bu konuda bir açıklama da yok. Belki de vardır. Bu serginin neden açıldığı üzerinde açıklama var. Sanat açısından önemli ve ilginç olan da bu…

P1030963

Düsseldorf Güzel Sanatlar Akademisi’nde öğrencilerin her yıl topluca açmış olduğu RUNDGANG adlı sergi günlerine denk gelen günde açılan bu sergi önemli bir odak noktası oldu.  Bu koşutluk Düsseldorf Güzel Sanatlar Akademisi’yle ilgili ve bağlantılıydı. Kuzey Ren Westfalya Eyaleti Sanat Koleksiyon Müzesi (Kunstsammlung Nordrein-Westfalen) bu serginin düzenleyicisi. İnsanların kafalarında oluşan bir soruya da yanıt verecek güzellikte bir serginin düşünülmesi bir diğer anlamda sanatta bir değer bilirliği de yansıtıyor.

P1030964

Birçok okul gibi Düsseldorf Güzel Sanatlar Akademisi’ni çok sayıda öğrenci bitiriyor. Akademinin diğer okullara göre ayrıcalıklı bir yanı var. Özellikle her yıl tüm öğrencilerin topluca açtığı RUNDGANG adındaki sergi 1975 yılından bu yana düzenli olarak açılır. Tüm dünyanın sanat açısından ilgisini çeker. Dünyanın her tarafından galericiler, müze yetkilileri, sanat eleştirmenleri, koleksiyoncular ve sanatseverler gelir. Çok başarılı bir sanat etkinliğidir. Öğrenci sergisi diye düşünsek de çağdaş sanatla başarılı biçimde başa baş niteliğe odaklanan başarılı çalışmalarla doludur. Ünü de buradan gelir. Genç sanatçılar daha öğrenciyken kendilerini tanıtma olanağı bulur. Öğrenciler dünya sanatı içinde büyük bir sanat yarışmacı konumundadır. Sanat eğitiminin ve eğiticilerinin onlara kazandırdığı böyle bir güç var. Yeteneklerini tüm güçleriyle kullanarak öğrenim yıllarını boşa geçirmezler. Nasıl bir eğitimdir ki sanat niteliğinden ödün vermeyen çok başarılı öğrenciler yetişmekte.    Doğrudan insan ve insanlığın özünü ilgilendiren  evrensel bir alanda görev yüklenmiş bir okul. Sanatın özelliği ve önemi burada yatıyor.

P1030967

Bu yıl Planet 58 adı altında kafalardaki sorulara yanıt oluşturacak bir sanat etkinliği düzenlendi. Daha okuldayken sanatta çok iyi bir düzeyi yakalayan öğrencilerin okulu bitirdikten sonraki durumu beni de çok düşündürmüştür. Bunca başarılı bir eğitim ve nitelikli sanat gücü nereye gidiyor? Öğrenciyken galerilerce beğenilenlerin sanat dünyasına erken kazandırıldıklarını biliyoruz. Diğerlerine ne oluyor ve sanatla olan kazanımları nereye gidiyor, sorusuna az da olsa açıklık getiren sağlam bir yanıt bulmak kolay değil. Yıllarca öğrenci yetişir ve bu akademiyi bitirenlerin sayısı çoktur. Akademiyi bitiren  çok sayıdaki sanatçı adayları okulu bitirdikten sonra sanatta neler yaptıkları, neleri başarıp başaramadıkları çoğu kişiyi düşündürse de istenilen yanıtı bulmak zor. Bunların kaçı sanat çalışmalarını sürdürüyor, kaçı başarılı oluyor, düşüncesi boşlukta kalıyor. Bir bakıma sanat adına okulu bitiren bunca öğrencinin daha sonra ne derece başarılı oldukları, bu oranın ne olduğunun yanıtı gerektiği oranda saptanamıyor. Okuldan sonra herkes bir yere dağılıyor. İnsanlar kendi bölgelerinde olup bitenle, karşılaştıkları öğrencilerin başarılarıyla sınırlı kalıyorlar. Okuldaki onca emeğin ve okul için yapılan onca harcamanın ne derece boşa gidip gitmediği çok iyi bilinmiyor. Yine de çok sayıdaki başarılara da tanık olanlar oluyor. Bu bağlamda çok sayıda sanatçının yetiştiği, sanatı sürdürdükleri biliniyor. Her başarılı olanın arkasında her şeyden önce bir sanat yüksek okulu ve bir akademinin yattığı da biliniyor.

P1030977

Sanattaki başarı bir bakıma göreceli gibi görünse de gerçek bir durumun da varlığı söz konusu. Sanat eğitimi alanların daha sonra sanatı sürdüremediği göreceli bir düşünce kapsamında olmasına karşın durum gerçekten ne derece göreceli? Sanatta başarının en önemli özelliği özgün bir yeteneğe bağlı… Yetenek de yetmiyor. Gerekli çabayı, çalışmayı gösterme zorunluluğunun yanında doğru yönlendiren bilgilerin de kazanılmış olması gerek. Sanat yarışı bam başka bir yarış. Dünyaca ünlü sanatçıların elinde yetişen bu gençlere ne oluyor?  Topluma yeterince yansıyan, toplumun sanatla ilgisini arttıran kazanımlar ne durumda? Herkes çok şeyin olabildiğini düşünse de etkileyici bir durumun gücünü bilmiyor.

P1030978

Almanya’da birçok lise, okulu bitiren öğrencilerini on yıl sonra bir araya toplamaya çalışır. Öğrenciler öğretmenleriyle yeniden karşılaşırlar. Kimin on yıl içinde neler yaptığını öğrenirler. Benim oğlum da böyle bir toplantıya katılmıştı. Okulda çok yaramaz ve ders çalışmaz olarak bilinen oğlumun üniversiteyi bitirip doktorasını üstün bir dereceyle yaptığını öğrenen öğretmenleri çok şaşırmışlardı. Bunun ötesinde o denli mutlu olmuşlardı ki başarının içinde kendi öğreticiliklerinin payının olması çok güzel bir coşkuydu. Karşılarında onlardan çok şey öğrendiği gerçeğini söyleyen başarılı bir delikanlı vardı. Verilen emeklerin, çabaların semeresini görebiliyorlardı. Düsseldorf Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki durumu anlamaya çalışmak bir sorumluluğu gözden geçirme yürekliliğini de göstermekti.

P1030986

Bu sergiyi düzenleyenler on yıl gibi uzağa gitmeye gerek görmemişler. Bir bakıma en zor olan yolu seçmişler. 2018 yılında Düsseldorf’daki akademi ve yüksek okulu bitirenlere ulaşmışlar. Daha bir yıl dolmadan onlarla bir sergi düzenlemeye kalkmışlar. Ciddi bir elemeden geçirerek tam altmış katılımcı seçmişler. Salt Düsseldorf’da olup biten bir görünüm. Okulu bitirenler hiç hız kesmeden sanat dünyasında başarılı bir biçimde yer almışlar. Sayı da gerçekten dudak uçurtucu… Bir yıla ilişkin okul bitirenlerin başarı sayısı gerçekten çok yüksek. İnsana bu sayı abartılı gibi gelebilir. Daha bir yılları dolmadan sanattaki durum saptaması yapmak akla aykırı gelebilecek bir girişim gibi görülebilir. Başarıyı yükseltmek için aralarına sıradan işler yapanları da ekleye bilirlerdi. İşte o zaman pirincin taşını ayıklamak etkinliği yapanların başını yakardı. İzleyicilerin bilinçli olduğu ve kimilerinin de sanat konusunda oldukça uzman olduğu, nitelikli eleştirmenler düşünüldüğünde sergiyi düzenleyenlerin ne denli bir tehlikeyi göze aldıkları da ortada. Şöyle üç, beş yıl sonrasını derleyip toparlamak daha güvenli olabilirdi.

P1030994

Sanatta kendine güvenen bir ülke, tartısını, ölçüsünü de ince bir çizgiden geçirmeyi gerekli kılarak yapılacak değerlendirmede gerçeğe ulaşmaktan sakınmamıştı. Okulu bitireli daha bir yıl dolmadan altmış genç sanatçıyı sanatseverlerle buluşturmuşlar. Okuldan sonra da boş durmayıp sanatsal çalışmalarını sürdüren bu genç insanların sanat başarısı gerçekten övgüye değer. Verilen emeğin verimli bir sonuca ulaşması sanat açısından genelde oldukça zor bir başarıdır. Şöyledir, böyledir diyerek atıp tutan yok. Okulu bitirdikten sonra kendilerini daha da geliştirmek için başka okullara da gitme durumu yok. Çünkü okul, bu açıdan ve her yönden başarılı bir sanat eğitimi veren üstün nitelikte bir sanat kurumu… Başka ülkelerden sanatı öğrenmek için gelen çok sayıda yabancı öğrenciler de var. Gerçek anlamda somut ve inanılmaz bir başarı örneğiyle karşılaşıyoruz. Kısa süre içerisinde bu düzeyde çalışmalar yapan bu genç sanatçılar için söylenecek söz şu: Çok zor olanı çok kısa bir zaman içerisinde başarmış olmanızı yürekten kutluyoruz…

P1030995

Bu, değer bilirliğin çok ince nitelikteki bir duyarlılığıydı.

P1030998

Bizdeki durum çok başka… Onlarca yıl etinle tırnağınla yabancı bir ülkede sanatta başarılı olmak, kimilerinin gözünde yetmiyor. Altmış yaşına da gelmişsin üstelik. Bir zamanlar öğrenciyken okulda öğretmenlik yapmış kişiyle karşılaşıyor, selamlaşıyorsun. Yanındakine seni tanıtıyor ve şunu diyor: “Bu bizim eski öğrencimiz…” İncelikten ve duyarlılıktan yoksun, çok kaba bir biçimde barbarlaşabiliyor. Onca başarıyı öğrenciliğe indirgiyor. Öğretmenliği, öğretmenlik olmayınca, sanatta çağdaşlığın çok gerisinde kalınca olacağı da bu işte… Alın size, bizdeki değer bilirliği…

P1040005

Sergiye katılanlarla ilgili sayının bu denli çok olabileceğini düşünmemiştim. Akademinin durumunu ve niteliğini çok iyi biliyordum. Sayının bu denli yüksek olabileceğini tahmin edemezdim. Sergideki yapıtların sanat açısından nitelikli olması, sayının nicelikli olmadığını kanıtlıyor.

P1040009

Bana, ister istemez şöyle korkunç bir gerçeği de düşündürdü: 1883 yılında kurulan İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi bugüne dek neden doğrudan bir sanatçı çıkarabilme başarısını göstermedi? Aradaki farkı düşünmek bile istemiyorum. Bunun boşboğazlıkla olamayacağını neden öğrenemedik? Bize doğruları ve gerçekleri anlatmaya çalışanlara karşı neden kabalaşıp saldırganlaştık? Sanatın insan inceliğinin en üst noktası olduğunu neden görmezlikten geldik? Daha işin başlarındayken yürüdüğümüz yolun yanlış olduğunu  neden bile, bile yürüdük?… Yetenekli öğrencilerin yeteneklerini yok edip dünya sanatında yer almalarını engellemek için kafalarına neyle vurup ezdik? Bu okulun bir yıl, on yıl, yüz yıl sonrası değil 136 yıl sonrasında dünya sanatına kattığı bir sanatçı olmaz mı? Pabuç gibi uzayan dillerden kaç ayakkabı fabrikası çıkar kim bilir ama, sanatçı çıkmadı. Daha bir yıl dolmadan altmış sanatçı çıkaran okullar varken bu başarı karşısında “Avrupa’da sanat öldü…” kulpunu takmaya kalkmanın ne anlama geldiğini düşünmek bile istemiyorum.

P1040016

Bizim yapamadığımızı başkaları diye bildiğimiz burası yapıyor. Bu sergide bizden de bir sanatçı var. Adı Meral Alma. Daha önceleri de buradan sanatçılarımız çıktı. Biz uyurken elin adamı uyumuyor; uyutmuyor.

P1040036

Lafla peynir gemisini yürütmeye çalışma aymazlığı içinde olduğumuzu ne zaman anlayacağız?

P1040021

Share Button

Yorumlara kapalıdır