Derviş Ergün, Beğeni Estetiği

Share Button

Küresel sermayenin 1960’lı yıllarda geliştirdiği “yeni” sosyal ve ekonomik program “küreselleşme” adı altında katışıksız bir liberalleşmeyi içeriyordu. Kapitalizmin iflastan kurtulması, bu programın tüm dünya sathında hayata geçirilmesine bağlıydı. İlk denemeler 1970’li yıllarda Latin Amerika’da başlatıldı, görüldü ki sonuç alınıyor, program 80’li yıllarda Margaret Thatcher ve Ronald Reagan’ın aralarında yaptıkları bir anlaşmayla tüm dünyaya dayatıldı. Yeni sisteme bazı ülkeler gönüllü katıldılar( gelişmiş batı ülkeleri), bazı ülkelerin eli bükülerek (Latin Amerika,Türkiye, Uzak Doğu, Orta Doğu ve Afrika diktatörlükleri..) bazıları ise (Rusya, Balkanlar, Çin ve diğer ülkeler..)  globalleşme rüzgârıyla işin içine dâhil oldular. Programın gayesi ve özü; paranın serbest dolaşım hakkının yerel devletler tarafından küresel sermayeye devredilmesidir. Niçin? Çünkü sermaye hareketlerini kendisinin kontrol etmesi gerekir ki; söz konusu pazar ekonomisi sağlıklı işleyebilsin. Kurucu ortaklardan başlamak üzere merkez ülkeler ve dış halkada yer alan yerel hükümetler kendilerine dayatılan düzenlemeleri ivedilikle tamamlayarak yeni sisteme uyumlu hâle geldiler.

Yeni neo liberal düzen kendisinden önceki kapitalist düzeni; kaynakları verimli kullanmadı, gerekli istihdam ve refahı yaratamadı, bu nedenle halk fakir ve mutsuz oldu diyerek eleştirir. Yani neo kapitalist sistem sözde klasik kapitalist sisteme muhalefet ediyor. Aslında dünyayı “yine ben kurtarırım” her türlü demokrasiyi “ben korurum, benden başkası insanlığı kurtaramaz” havasındadır. Bu söylemleri yerel ekonomilere yöneliktir; liberal piyasa koşullarına daha dayanıklı olmaları, sözde uluslar arası rekabet etme kabiliyetlerini artırmaları, daha verimli bir üretim, vb. gibi cesaret verici telkinlerdir. Yeni nesil sömürü düzeninde, bir kenarda bekletilen para hem bir silah hem de bol kazanç demektir. Krediler açılacak, gelişmekte olan ülkelerin çarkı dönecek, böylece tüketime dayalı ekonomiler canlanacak ve refah gelecektir. Bu sistemin yürütülmesinin en kötü tarafı devamlı taze krediye ihtiyaç duyulmasıdır..! İşin en ilginç yanı dünyada bu proje için seçilen on denek ülkesinden birisiyiz. Bu şansı yakalamak için liboş tayfa az mı emek çekti, halkı kandırmak için az mı dil döktü..! ‘Verimlilik’ numarasıyla öz sermayesi kendimize ait olan işletmelerin hasat mezat bedava elden çıkarılmasıyla, liberal üretimin önü açılacaktı ancak tam tersi oldu neo liberal ekonominin önü açıldı, biz şimdilik bekçilik görevini üstlenmiş durumdayız.

Sistemin kalıcı olabilmesi için politik ve ekonomik yaptırımlardan daha acil sosyokültürel dönüşümün sağlanması gerekir. Yerelden merkeze tüm dünya ülkeleri, asıl yürütücü kapitalist ülkelerin rehberliğinde postmodern kültür etrafında toplanarak melezleşmelidir, asıl o zaman yeni sistem tam anlamıyla hayata geçirilecek ve güven sağlanmış olacaktır. Tüketime bağlı bir toplum düzeni yaratmak, kişilerin daima tüketici konumda kalmasıyla orantılıdır. Bireyin algısı, haz duygusuyla kışkırtılmalı, para talebi karşılamalıdır fakat hangi para(?) Arzın arkasındaki itici güç öznenin, kendini kontrol edemediği, kuvvetli istek ve tatmin duygusunu sadece yönetmektir ve arkası çorap söküğü gibi gelmektedir. Baş edilemeyen haz duygusu, çürütülmüş anlam, ezberlenmiş post modern sanat, nesneleşmiş kültür insanı,  melezleşen yeni bir sınıf en yaratıcı kıvamda yürümektedir. Sözü edilen sınıfın Marks’ın altını çizdiği üretimden payını almak isteyen emekçi sınıfla alakası yoktur. Bu melez yapının bazı karakteristik özellikleri; kendi gölgesine yabancı, davranışlarında hayran olduğu Batı tipi insan kalıbını taklit etmek, paraya değişim değeri değil, güç olarak bakmak, değer üretmektense kendini değerli görmek, nesne(mal) insan olarak paha biçilemez olmak, en iyi mekânlara, en güzeline layık olmak, popüler olmak, herkesin imrendiği konumda olmak…vs. saydıklarımız veya sayamadıklarımızı sağlayanın kölesi olmak. Küresel oyun dört perdeliktir, şu ana kadar ilk iki perdesini iştahla ve hevesle içimize çektik. Son iki perde için yeni aktörlerin yerlerini alması bekleniyor.

Share Button

Yorumlar kapatıldı.