NİLGÜN YÜKSEL, DÜNYA 419 PPM BİR SAHNE

Share Button

Eğer inzivaya çekilmediyseniz, eğer teknoloji ile hemhal olan günlük yaşamın içinde deviniyorsanız gözünüze takılıp kulağınıza çalınanları şöyle bir düşünün. Benim bu yazıya başlarken aklıma ilk gelen, yaşamlarımız, beden ve ruh sağlığımız üzerine ne kadar çok iletiye maruz kaldığımız oldu. Doğal beslenin, spor yapın, bağımlılıklardan uzak durun, zihninizi boşaltın ve böylesi tüketim bombardımanı altında sıklıkla altı çizilen slogan sadeleşin, az tüketin.

İster hedonistçe ister olabildiğince mütevazı tüketelim, mesele tek başına tüketmek değil ki mesele tükenmek. Yürürken, söyleşirken, solurken tükenmek.

Sakıp Sabancı Müzesinin gelenekselleşen etkinliği “Müze’de Sahne” izleyiciyi her yıl yeni bir konseptle karşılıyor. Bu etkinliğin ardındaki ekip çalışması bize aynı zamanda günümüz müzelerinin interaktif işlevini hatırlatıyor.

Sakıp Sabancı Müzesinde altıncısı düzenlenen ve Emre Koyuncuoğlu’nun sanat yönetmenliğinde gerçekleşen “Müzede Sahne” etkinliğinin bu yılki teması ekolojiydi. Başlıkta ise Shakespeare’den bir alıntı ve bilimsel bir veri birleştirilmişti. 419 PPM , geçen yıl dünyada ölçülmüş en yüksek karbondioksit oranı. Bu, oldukça yüksek bir oran ve kuşkusuz kendimizi tükettiğimiz bir çevreye hapsedip tükendiğimizin göstergesi.

Etkinlik, sadece ele aldığı konuyla değil üretim ve hayata geçiriliş şekliyle de dikkat çekiciydi. Emre Koyuncuoğlu etkinliğin broşüründe kaleme aldığı yazıda “(..)özellikle sahne sanatları söz konusu olduğunda “ekolojik yıkım”ı dert edinen, topluma bu yönde ayna olmaya çalışan oyunlar neredeyse yok, varsa da görünür değil.” diyerek bir eksikliğe dikkat çekiyordu. Tam burada etkileyici olan böylesi bu duruma dikkat çekmekle kalınmamış olması ve üç yazara bu konuda birer oyun yazmaları için teklif götürülmesi. Sonuç, Şebnem İşigüzel, Volkan Çıkıntıoğlu ve Nadir Sönmez’in ürettikleri oyunların Dünya prömiyeri ile seyirciyle buluşması elbette.

Öte yandan etkinliğin panel, performans, okuma gibi gittikçe açılan bir alana yayılması izleyicinin hem uzun yıllardır kafa yorduğumuz disiplinler arası meselesiyle karşılaşmasını hem de ekoloji sorununa farklı açılardan, dillerden bakmasını sağlaması tüm çalışmayı daha ilgi çekici hale getirirken buzdağını iliklerimize kadar hissettiren bir yapıya büründürüyordu.

“Dünya 419 PPM Bir Sahne” üzerine düşünürken yarattığı ilk çağrışım geçtiğimiz İstanbul bienalinin “7. Kıta” başlığı oldu. Bienal, dünyada yarattığımız çöp kıtasına dikkat çekmiş ve Antroposen çağında içine gömüldüğümüz dünyada yeni farkındalıklar yaratmaya çalışmıştı.

Koyuncuoğlu’nun da yukarıda küçük bir alıntı yaptığımız yazısında belirttiği gibi bizler görsel sanatlar alanında böylesi sorunlara dikkat çekilmesine alışkındık, benzer kaygıları sahnenin dilinden görmek sessiz dilin olanaklarının ardından sözle karşılaşmak kendi adıma bir döngünün ilerleyişine ve göstermenin sınırsızlığına dair özel bir deneyim oldu.

Birkaç gün önce Oksijen gazetesinde Alexander Kozal-Wright’ın “Okyanusları şirketlerin elinden geri alma zamanı” başlıklı yazısıyla karşılaştım. Bugün okyanusların sadece %13’ünün el değmemiş olduğundan söz ediyordu.

Tekrar dönüp baktığımda 419 PPM, sadece bir gösterge. Ardında olanları görmenin bir yolu olarak bir süreliğine sanatsal uğraşın durağından geçen, hatırlatan, düşünceyi çoğaltan, fark ettiren bir gösterge.

Antroposen çağında dünya sahnesine çıktığımızda sadece rolümüzü oynayıp çekilmiyoruz. İnsani bir tüketimin dışında tüketiyoruz ama en çok kendi seçimlerimiz olmayan bir tüketmeyle tükeniyoruz.

Şimdi buradan çıkıp bir dağ ya da orman yürüyüşüyle bedenimizi ve ruhumuzu dinlendirebiliriz. Sonra başka bir canlının başını okşayıp dünyanın başka yerlerinden bize ulaşan soğuk ve sıcak hava dalgasıyla 419 PPM’i başını okşadığımız canlıyla paylaşıp hücrelerimizle tanıştırabiliriz.

Share Button

Hakkında Nilgün Yüksel

1999 yılında Ege Üniversitesi Sanat Tarihi bölümünden mezun oldu. 2002 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Batı Sanatı ve Çağdaş Sanat alanında yüksek lisansını tamamladı. 2011’de YTÜ Sanat Tasarım Fakültesinde doktoraya başladı. Tombak, Genç Sanat, Türkiye’de Sanat, rh+sanart dergilerinde yazı işleri ve editörlük görevlerinde bulundu. Tombak dergisinde Osmanlıca metin çevirisi yaptı. Türkiye’de sanat ve rh+sanart dergilerinde güncel sergiler üzerine düzenli eleştiriler yazdı. Sanat ve diğer disiplinler, müze ve sanatsal oluşumlar üzerine özel dosyalar hazırladı. Plastik sanatlar alanında jüri üyelikleri ve danışmanlık yaptı. Sanatçılar üzerine monografik kitaplar kaleme aldı. 2010 yılında Çağla Cabaoğlu Galeri işbirliğiyle Şangay Uluslararası sanat fuarına gidecek serginini küratörlüğünü yaptı. 201-2012 yılları arasında yönetmen Semih Kırmemiş ile Bedri Rahmi Eyüboğlu belgesel filmini yaptı. 2014 yılında sanat öğrencilerine burs sağlamak amacıyla üzerinde dört yıl çalıştığı, “Sanat Objesi Olarak Sanatçı” adlı proje sergisini hayata geçirdi. Bugüne kadar plastik sanatlar alanında 300’ün üzerinde makale kaleme aldı. Türk ve yabancı sanatçılara özel kataloglar yazdı. 2010 – 2011 eğitim döneminde özel Aydın Üniversitesinde Sanat Sosyolojisi dersleri verdi. 2012’te İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Kültür araştırmaları, sanat teorileri, güncel sanat, eleştiri pratikleri üzerinde çalışmakta, güncel eleştiri yazıları kaleme almakta, kendi alanında ders vermekte, editörlük, sanat danışmanlığı ve küratörlük yapmaktadır. **** Nilgün Yüksel is an art historian and freelance art critic, lives and works in İstanbul. She has been working in a departmant of fine art, İstanbul Technical University. She curated exhibitions such as “Tree of Life” (for Çağla Cabaoğlu Art Gallery, Shangai Art fair ) and “Artist as an Art Object” (sponsored by Yapı Kredi Private Banking). She worked as an editor and art critic at art magazines such as Tombak, Türkiye’de Sanat, Genç Sanat, rh+sanart. She made a documentary film about Turkish artist Bedri Rahmi Eyüboğlu (with director Semih Kırmemiş). She has written monographies about Turkish artists and numerous articles in national art magazines such as Türkiye’de Sanat, Gençsanat, Artdekor, Cosmolife, Antik Dekor, Milliyet Sanat, Mimarlık, Skala, Artist, rh+sanat, Evrensel Kültür, Tombak, Kolaj Art, This year, she is a boarding member of AICA, Turkey. e-mail: nilguneyuksel@gmail.com

Yorumlar kapatıldı.