E. Gros-Kost: Courbet Zamanındaki Anılar (X. SÜTUN)

Share Button

X. SÜTUN[1]

Çeviren: Deniz Gökduman

Sütunun yıkılması onu büyük bir sıkıntıya sokmuştu.

Başka şeylerden konuşmayı tercih ediyordu.

Kendisine bu olay hakkında soru sorulduğunda, verdiği cevaplar net değildi. Hatta çoğu zaman birbiriyle çelişiyordu.

Onunla geçirdiğimiz altı ay boyunca ne düşündüğünü asla anlayamadık.

Bazen ileri görüşlü insanlarla bir araya gelirdi.

Onlar, anıtın yıkılışından hayranlıkla söz ederlerdi. İşte o zaman hiç itiraz etmezdi.

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

E. Gros-Kost: Courbet Zamanındaki Anılar (IX. FIKRALAR)

Share Button

IX. FIKRALAR[1]                                                     Çeviren: Deniz Gökduman

Ressamın içinde her zaman biraz “çırak” vardır.

Atölye gevezeliklerine duyulan sevgi, öyle çok dallanıp budaklanan köklere sahip bir sarmaşık gibidir ki, bir sanatçıyı bundan kurtarmak için aslında aynı anda onun kalbini de söküp almak gerekir.

Çırağın zaferi, taşlamadır.

Şimdi Courbet’nin birkaç hoş aldatmacasından söz

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

E. Gros-Kost: Courbet Zamanındaki Anılar (VIII. KAVGALAR)

Share Button

VIII. KAVGALAR[1]

Çeviren: Deniz Gökduman

Mavi dudaklar ve derideki morluklar, halkın hoşuna giden iki şeydir.

Şarap lekesi ve morarma, en güçlü ve en cesur olanları gösterir.

Bundan ötürü, sürekli sarhoşluklar ve sürekli kavgalar yaşanır.

Courbet, halkın içinden gerçek biriydi. Bununla övünürdü ve haklıydı.

Şaraptan çekinmezdi; ama dayağa daha az yatkındı. Bir kadeh dolusu içki ona bir yumruk dövüşünden daha cazip gelirdi. Yine de gerekirse dövüşürdü.

Hiçbir

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

E. Gros-Kost: Courbet Zamanındaki Anılar (VII. KADEHLER ARASINDA… YÜKSELSİN KALPLER!)

Share Button

VII. KADEHLER ARASINDA… YÜKSELSİN KALPLER![1]

Çeviren: Deniz Gökduman

 “Şarapla ayaklanmak, — iyi yürümek için iyi içmek, — işte uzun ömür sürmek isteyen neşeli insanların mottosu.”

“Şarapla ayaklanmak” Courbet’nin de parolasıydı. Çok içerdi ve çok üretirdi.

Münih yolculuğu onun için çifte bir zafer oldu. Resimleri büyük beğeni topladı. Ama ondan da önemlisi, bira içme başarısıydı: herkesi solladı.

Bu yolculuğu anlatma biçimi çok kendine

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

E. Gros-Kost: Courbet Zamanındaki Anılar – 6 (GERÇEKÇİ)

Share Button

VI. GERÇEKÇİ[1]

Çeviren: Deniz Gökduman

Bir diğer takıntısı da kendinde Asurî bir profil bulmaktı. 

Yüzüne bakıldığında, doğrusu, rahip Gorenflot’a benziyordu. 

Ne var ki, kendi deyimiyle, profilinde bakışları duraklatan ve insanı huzursuz eden tuhaf bir yan vardı. 

O ince ve uzun burnu, gür sakalların arasına dalar gibi hatırlıyoruz hep. 

Bize sorarsanız, bu görüntüde hiçbir Asurluluk yoktu, tam tersine. 

Biz ona bakarken, aklımıza hep I.

DEVAMINI OKUYUN
Share Button

E. Gros-Kost: Courbet Zamanındaki Anılar – 5 (Ressam)

Share Button

V. RESSAM[1]

Çeviren: Deniz Gökduman

Besançon’daki Père Fessier’nin birahanesindeydik. 

— O da öldü, zavallı Père Fessier! 

Mart birasından soğuk bir kutu içerken, uzun pipolarımızı tüttürüyorduk.

Courbet, o gün keyifsizdi. 

Akşamı, aniden ve nedensizce, göğsünüze katıksız bir katır tekmesi gibi inen o huysuz çıkışlarından biriyle açtı. 

Bu bize yetmişti; hemen anlamıştık. 

Ona bir şeyler eksikti: esnek bıçağı, bir tuvali ve

DEVAMINI OKUYUN
Share Button